1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Ayaklarımız Neden Yere Yapışık?

Konusu 'Gerekli Bilgiler' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 28 Ağustos 2016 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    Ayaklarımız Neden Yere Yapışık?

    Tek kelimeyle kütle çekim! Kütleçekim tüm kütleler arasındaki evrensel çekim kuvvetidir. Bildiğimiz kadarıyla evrendeki her şey onu hisseder.
    Sizinle yanınızda duran herhangi biri arasında veya sizinle cebinizdeki madeni paralar arasında bir çekim kuvveti vardır.
    Ancak kütleçekim nispeten zayıf bir kuvvettir. Kolunuzu öne uzatın. Dünya’nın içerdiği tüm maddenin toplam kütleçekimi kolunuzu indiremez.

    Kütleçekim kuvveti, zayıf da olsa, kütle ile birlikte artar. Etkisi küçük cisimlerde az, büyüklerde ise çoktur: Dünya, Güneş, gökada.

    Not: Kütleçekim karşılıklıdır. Dünya’nın sizi çekimi=Sizin Dünya’yı çekiminiz. Dünya az etkilenir çünkü büyüktür, zor hareket ettirilir.

    İri kadınları çekici bulduğunu ama onlar tarafından çekici bulunmadığını söyleyen adam aslında kütleçekimle ilgili esaslı bir söz etmişti!

    Yerkürenin kütleçekimi ayaklarımızı sık sıkıya yere yapışık tuttuğu gibi Ay’ı da Dünya çevresinde durmaksızın dönecek bir kapanda tutar.

    Newton Ay’ın deviniminden şunu buldu: Kütleçekim, kütleye uzaklığın karesi kadar zayıflar. 2x uzaklık=4x zayıf; 3x uzaklık=9x zayıf.

    Newton, kütleçekimin “ters kare yasası” etkisindeki gezegenin, Johann Kepler’in gözlemlediği gibi eliptik yörüngesi olacağını da kanıtladı.

    Newton aslında kütleçekimin davranışını “tanımlamış” oldu. Daha iyi bir tanımsa Einstein’den geldi: Genel görelilik teorisi (1915).

    Einstein’in teorisine göre madde (enerji) uzay-zamana nasıl “büküleceğini” söyler; bükülen uzay-zaman da maddeye nasıl hareket edeceğini.

    Böylece Dünya, trampolin üstündeki bir bowling topu gibi uzay-zamanda bir çukur yaratır. Diğer kütleler de (örneğin,biz) onun içine düşer.

    Kütleçekim nedir: Einstein da Newton da yanıtlamadı. Tenis maçındaki top gibi, karşılıklı bir parçacık (graviton) alışverişi olabilir.

    Sorun: Tüm kahramanca çabalara rağmen kimse kütleçekimi gravitonla tanımlayamadı. “Kuantum” kütleçekim teorisi tanımsızlığını koruyor.
     
    KıRMıZı bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş