1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Ayasofya’yı Anlamak

Konusu 'Gerekli Bilgiler' forumundadır ve arz-ı hal tarafından 17 Aralık 2012 başlatılmıştır.

  1. arz-ı hal

    arz-ı hal Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    29 Kasım 2011
    Mesajlar:
    9.017
    Beğenileri:
    539
    Ödül Puanları:
    5.980
    Meslek:
    İşe başlamadan tatile giren hakime
    Yer:
    yüreğinden uzaklar da...
    Banka:
    199 ÇTL
    Fatih’in İstanbul’a aşık olma sebeplerinden belki de en önemlisidir; Ayasofya. 1453’ün Mayıs’ında Osmanlı hakimiyetine geçtiğinde ilk Cuma Namazı kılındığında, 1000 yılı devirmiş Sevilla Katedrali yapılana kadar dünyanın en büyük katedraliydi. Bunun yanında 1500 yıl ibadet için kullanılmış ender yapılardan biridir. Ayasofya’yı anlamak oldukça kolaydır. Bu başyapıt hem Ortodoks cemiyetinin en önemli yapısı, hem de Müslüman aleminin en önemli mabetlerinden biridir.

    Fatih’in onu ele geçirmesiyle tüm dünya da ibadethane anlayışı değişmiştir. 1453 sonrası tüm Osmanlı Camii’leri hatta günümüzde ki tüm camiler Ayasofya gibidir. Kubbelerinden iç mimarisine kadar Anadolu ve Rumeli camileri bin yıl Hristiyan alemine hizmet etmiş bir katedrale benzer. Bugün İstanbul Tarihi Yarım Ada’daki tüm ihtişamlı camilere baktığınızda kubbeleriyle beraber yine Ayasofya’lar görürsünüz. Bunun yanında Ayasofya’yı kaybetmeye dayanamayan Hristiyan alemi, asla ve asla hiçbir katedralini Ayasofya gibi yapmamıştır. 1453 işte bu yüzden önemlidir. II. Mehmet işte bu yüzden Fatih’tir. Tüm dünya mimarisi Fatihle böyle değişmiştir ve değişmeye böyle devam edecektir.
     

Sayfayı Paylaş