1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Ayet-ül Kürsi Niçin En Büyük Ayettir?

Konusu 'KURAN-I KERİM' forumundadır ve Safir tarafından 20 Kasım 2008 başlatılmıştır.

  1. Safir
    No Mood

    Safir Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    4 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    4.205
    Beğenileri:
    264
    Ödül Puanları:
    3.730
    Banka:
    151 ÇTL
    Bismillahirrahmanirrahim

    Allah O Allah’tır ki, Kendisinden Başka Hiçbir İlâh Yoktur.
    O Hayy ve Kayyum’dur.
    (Ezelî ve Ebedî Hayat ile Bâkidir. Zât ve Kemâl Sıfatları İle Her Şeye Hâkim Olup, Bütün Varlıklar O’nunla Kâimdir).
    O’nu Uyuklama da Uyku da Tutmaz.
    Göklerde ve Yerde Olanların Hepsi O’nundur.
    O’nun İzni Olmadan, Katında Kim Şefaat Edebilir?
    O, Kullarının İşlediklerini ve İşleyeceklerini Bilir.
    O’nun Dilediğinden Başka, İnsanlar O’nun İlminden Hiçbir Şeyi Kavrayamazlar.
    O’nun Kürsüsü Gökleri ve Yeri Kuşatmıştır.
    Gökleri ve Yeri Koruyup Gözetmek Kendisine Ağır Gelmez.
    O Öyle Yüce, Öyle Azametlidir.
    (Bakara: 255)



    AYET-ÜL KÜRSİ Niçin En Büyük Âyet-i Kerime?

    Resul-i Ekrem -sallu aleyhi ve sellem- Efendimiz Hadis-i şerif’lerinde en büyük Âyet-i kerime’nin Bakara sûre-i şerif’inde olduğunu haber vermiştir.
    Çünkü bu Âyet-i kerime Allah-u Teâlâ’nın sıfat-ı ilâhî’sini, hakimiyet-i sübhânî’sini, azamet ve kibriyâ’sını en beliğ ve en güzel bir şekilde telkin ve tavsif etmektedir.
    Ebu Hüreyre -radiyu anh-den rivayet edildiğine göre Resulullah -sallu aleyhi ve sellem- Efendimiz Hadis-i şerif’lerinde şöyle buyurmuşlardır:
    “Her şeyin bir şerefesi yani üst noktası vardır. Kur’an’ın üst noktası da Bakara sûresi’dir. Bu sûrede bir âyet vardır ki, o Kur’an âyetlerinin efendisidir. O Âyetü’l- kürsî’dir” (Tirmizî: 2881)
    Übey bin Kâb -radiyu anh- der ki:
    “Resulullah -sallu aleyhi ve sellem- Efendimiz bana:
    “Ey Ebu Münzir! Allah’ın kitabından ezberinde bulunan hangi âyetin daha büyük olduğunu biliyor musun?”diye sordu.
    Ben: “Allah ve Peygamber’i daha iyi bilir.” dedim.
    Tekrar sordu:
    “Ey Ebu Münzir! Allah’ın kitabından ezberinde bulunan hangi âyetin daha büyük olduğunu biliyor musun?”
    Cevap olarak:
    “Allahu lâ ilâhe illâ hüvel-hayyül-kayyum âyetidir.” dedim.
    Bunun üzerine Resulullah -sallu aleyhi ve sellem- Efendimiz eliyle göğsüme vurdu ve:
    “Bu ilim sana mübarek olsun ey Ebu Münzir! buyurdu.”(Müslim: 810)

    Tamamı on cümleden ibaret olan Âyet-ül kürsî’de; Allah-u Teâlâ’nın vahdaniyeti, O’nun Hayy ve Kayyum olduğu, uyuklama ve dalgınlık gibi beşerî sıfatlardan münezzeh olup kâinatı kendi tasarrufunda bulundurduğu, O’nun izni olmadan kimsenin şefaat edemeyeceği, hayat sırrı, ilim sırrı, ilminin geçmişi ve geleceği kuşattığı, hâkimiyet sırrı, kudretinin gökleri ve yeri kapladığı ve Zât’ının çok yüce olduğu bildirilerek Tevhid inancının esasları açık bir şekilde ifade edilmiştir.

    Alıntı
     

Sayfayı Paylaş