1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Ayrılığın eski tadı yok

Konusu 'Okunası Yazılar' forumundadır ve ÇağanCan tarafından 4 Kasım 2012 başlatılmıştır.

  1. ÇağanCan

    ÇağanCan Aktif

    Katılım:
    2 Kasım 2012
    Mesajlar:
    334
    Beğenileri:
    88
    Ödül Puanları:
    830
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    Turizm
    Yer:
    Ankara-Antalya
    Banka:
    33 ÇTL
    Biz çocukken, tepesinde bir dantela örtüyle başköşede duran yeşil ışıklı ahşap radyomuzdan, hüzzam makamında ayrılık şarkıları yayılırdı salona:
    “Ayrılık, ümitlerin ötesinde bir şehir”di o zamanlar;
    “…ne bir kuş, ne bir haber, ne de bir selam gelir”di.
    “Yaman kelime”ydi ayrılık; “benzetmek azdı ölüme”…
    Ve her kim uğrarsa bu zulme, “gündüzü olurdu gece…”
    Selahaddin Pınar’ın tamburu “Ayrılık yarı ölmekmiş/ o bir alevden gömlekmiş” diye inler ve sorardı:
    “Ey sevgili sen nerdesin/ nerdesin ey sevgili?”
    “Çerağ” nedir bilmezdik; ama Sevim TanürekAlev alev çerağız biz/ Ayrılsak da beraberiz” deyince bir yangın fitili tutuşurdu yüreğimizde…
    Sonra Zeki Müren çağlardı, tane tane söyleyerek:
    “Aynı bedende can gibiyiz/ cana can veren kan gibiyiz/
    Yanıp da bitmez kül gibiyiz/ biz ayrılamayız/
    Eller ayırsa bile/ yollar ayırsa bile/ biz ayrılamayız.”

    * * *

    Büyüdük; o “çerağ” da içimizde büyüdü alev alev…
    Sevdalandık… ayrıldık… yandık.
    Ayrılıkla ölümü, biz de Abdürrahim Karakoç’un “Mihriban”ıyla kıyasladık:
    “Ayrılıktan zor belleme ölümü/ Görmeyince sezilmiyor Mihriban…”
    Timur Selçuk, “Ayrılanlar için” değil, bizim için çalıyordu:
    “Ne kadar acı olsa / ne kadar güç olsa/ Her şeyi, evet her şeyi unutmalı”ydık.
    “Kalırsa içimizde bir derin sızı kalır”dı.

    * * *

    Derken vuslat kolaylaştıkça; basitleşti ayrılmalar da…
    Kocamaya bir yastık yetmez oldu.
    Sönenin son ateşiyle yakılan sigaralar gibi; ayrı düşülen yavuklunun hasreti, yeni bir aşkın kollarında giderildi.
    Ve günün birinde Ajda Pekkan, “başı yukarda meydan okuyarak hayata”, ayrılıkların üzerindeki o kırık yeniklik duygusunu silip attı:
    “Arkanı dön ve çık istenmiyorsun artık” diye kovaladı eski sevgiliyi:
    “Bir zamanlar sen de bana acımadın/ yalnız kaldım/ Yıkılmadım ayaktayım.”

    * * *

    Herkes bu çıkışı bekliyordu sanki…
    “Ümitlerin ötesindeki o şehir” bir andatarumar oldu.
    Bir baktık ki 20. yüzyılla birlikte, ayrılan yollarda söylenen şarkılar da değişmiş, herkese bir güven gelmiş.
    “Aşk dediğin geliyor, geçiyor” diyen Hande Yener, ayrılığın onuncu gününde eski sevgilisine “Yalnız değilim, sıkılmıyorum” mesajı göndermiş.
    Nazan Öncel, bir vedalaşmayı “Jetonu mu yoktu, aramadı gitti/ velhasıl bitti” diye özetlemiş.
    Sonra jeton da tarih oldu.
    Ayrılık acısının ilacı bulundu.
    Demet Akalın bir yıl önce “seve seve” ayrıldığı sevgilisiyle “İsim neydi çıkaramadım/ adın neydi hatırlamadım” diye kafa buldu.
    Şimdilerde dillerde gezen bir yaz şarkısında ayrılıklara iyi gelecek formülü açıklıyor:
    “Hemen yeni bir aşk bulunur, yerin çabuk doldurulur/ Sevgilimi koluma takarım/ Bebek’te üç beş tur atarım/ Olmadı bi de sinema yaparım/ gördüğün gibi çok unutkanım.”

    * * *

    Dedim ya, ayrılığın eski tadı yok.
    Şarkılardan belli…

    Can Dündar...
     
  2. ~KaÇaK CaDı~
    Cadı

    ~KaÇaK CaDı~ YOĞURDA SÜTÜ BOZUK DEDİM GİTTİ AYRAN OLDU.. Özel üye

    Katılım:
    27 Şubat 2011
    Mesajlar:
    712
    Beğenileri:
    380
    Ödül Puanları:
    1.580
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    BİLGİSAYAR ÖĞRETMENİ..BİM PERSONELİ
    Banka:
    1.380 ÇTL
    Ayrılığın tadı yok çünkü sevgiden çok uzakta kalmış.. ayrılık sevgi varsa anlamlıdır.. arada rekabet olması lazım eyer yoksa ayrılığın tadı olmaz.. :hey
     

Sayfayı Paylaş