1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Ayşe Esendal - Özür Dilemek Ama Geç Olmadan

Konusu 'Şairlerden' forumundadır ve __nUrAy__ tarafından 27 Ağustos 2009 başlatılmıştır.

  1. __nUrAy__

    __nUrAy__ Usta

    Katılım:
    8 Ocak 2008
    Mesajlar:
    523
    Beğenileri:
    12
    Ödül Puanları:
    630
    Yer:
    Dünyanın Merkezindeyim...
    Banka:
    28 ÇTL
    İnsan hatasını kabul ettiğinde asla utanç duymamalı; bu,onun bugün,geçmişte olduğundan daha erdemli olduğunu gösterir.
    Alexander Pope

    Evet, özür dilemek, kırdığımız, yaraladığımız kişiyi, ilişkiyi iyileştirmenin olmazsa olmaz koşuludur, ancak bizler bunda ne kadar başarılıyız? Gerçekten özür dilemeyi, inceliklerini biliyor muyuz? Peki bunu zamanında ,her şey için geç olmadan yapabiliyor muyuz?
    Genelde yaşanılan sorun, nerden başlayacağımızı ve nasıl özür dileyeceğimizi bilmemekten kaynaklanmaktadır. Zamanın tüm yaraları iyileştireceğine inanır yada karşımızdakini tam ikna etmeyen, alel acele bir özür geveleyiveririz . Küçük yaralar için “kusura bakma” demek yeterli olurken,ciddi yaralar için güçlü, daha etkili şeyler,genellikle kelimelerden fazlasına ihtiyaç vardır.Eğer bunları tam zamanında ve gerektiği gibi yapmazsak,incittiğimiz insanlar bize güvenmemeğe devam edecekler,bu ise bizi daha fazla hayal kırıklığına uğratacak ve onlara özrümüzü kabul etmedikleri için öfke duymamıza sebep olacaktır.Johann Goethe’nin dediği gibi”bilmek yetmez,uygulamamız gerekir.İstemek yetmez,yapmamız gerekir”.

    Aslında onlardan daha doğru dürüst özür dilememişken,”beni asla affetmeyecek, bu olanları unutmayacak ”diye şikayet etmeye başlamışızdır bile. Oysaki burada da bencillik etmiş, gelişi güzel bir kusura bakma ile her şeyin yoluna girmesini beklemişizdir.

    Elbert Hubbard ‘ın “mazeret bulmak yerine iyi şeyler yapın “sözünde ki gibi, söylenmek,olayları zamana bırakarak küllenmesini beklemek,sadece egomuzu rahatlatacak,ilişkimizi düzeltmeyecek karşımızdaki insanın güvenini tekrar kazanmamızı sağlamayacaktır.
    İncittiğimiz kişilerin,korunma kalkanları kırılmıştır,bundan sonra ne kadar kötü yaralanabileceklerinin farkına varmaktadırlar.İlk yapacağınız şey empati kurmak,karşı tarafın yerine kendinizi koyarak onun bakış açısından olaylara bakmaya çalışmaktır.O zaman size güvenmekte neden tereddüt ettiğini ,nasıl bir acı hissettiğini,ne yaparsanız size tekrar inanıp güvenebileceğini daha rahat anlayabilir,kendi hatalarınızı çok daha net görebilirsiniz.Kendinize sorun,onun yerinde olsaydınız ,sizin nelere ihtiyacınız olurdu?Ne tür bir ceza yada bedel sizin öfkenizi azaltabilirdi?Siz hangi davranış yada davranışlarınızı değiştirirseniz,ona tekrar güven vermenizi sağlardı.

    Eğer yaralanma ciddi anlamda ise , içten sözler bile o kırılan yüreği onarmaz,bu durumda zarar gören, kırılan kişinin ,size karşı gardını indirmesini sağlamak için,onu yaralayan olayın yerini, telafi edici bir eyleme bırakması gerekmektedir ki,kişi size tekrar güvenebilsin.

    İlk adım olarak ; Onu kırdığınız ve bu olayın sizi de çok üzdüğünü belli ederek başlayabilirsiniz,hatalı olduğunuzu bildiğinizi ve bu olanlar ,yaşattığınız üzüntü için ne kadar pişman olduğunuzu söyleyerek devam edebilirsiniz.Çünkü onlar ,güvenlerini suistimal eden,güven duygularını sarsan size karşı öfke duymaktadırlar.Kendinizi savunmayı bırakarak,karşınızdaki kişinin, size içindeki öfkeyi serbest bırakarak boşaltmasına izin vermelisiniz.

    Bundan dolayı pişmanlık duyduğunuzu açık bir şekilde göstermeniz gerekmektedir. Kırılan kişinin tekrar incitilme korkusunun üstesinden gelmesi ve karşısındakine inanabilmesi, güvenebilmesi için ,sözlerden daha fazlasına ihtiyacı vardır. Bu yüzden kendilerini tekrar güvende hissedip, size inanana kadar yakınlaşmanıza izin vermeyeceklerdir.

    ”Hata yapmaktan değil ,aynı hataları tekrar ,tekrar yapmaktan sakının.” Sevgi, yaptığınızdan, duyduğunuz pişmanlık ve üzüntüyü, her zaman göstermeniz gerektiği anlamına gelir.Eğer yanlışlarınızdan dolayı sevdiğinizi kaybettiyseniz,aileniz yada arkadaşlarınızla aranız bozuldu ise ,bu olayı zamana bırakmayın , karşınızdakini daha fazla üzmek ten ve sizden gittikçe uzaklaşmasından başka bir işe yaramaz.

    Unutmayın özür dilediğinizden değil, yapmadıklarınızdan dolayı hayal kırıklığı yaşarsınız sevdiğiniz kişilere bir bedel ödeyerek, üzüntünüzü, pişmanlığınızı göstermek için devamlı çaba harcarsanız,o da bir süre sonra,artık olanları unutmaya, acılarını dindirmeye başlayacak ve size ikinci bir şans vermeye istekli olacaktır..

    Acınızı sözlerle ifade edin, çünkü konuşmayan keder dopdolu kalbe fısıldar ve onu kırılmaya davet eder.
    SHAKSESPEARE


    Ayşe ESENDAL
     

Sayfayı Paylaş