1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Azıcık Mola

Konusu 'Serbest Kürsü' forumundadır ve Safir tarafından 4 Kasım 2008 başlatılmıştır.

  1. Safir
    No Mood

    Safir Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    4 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    4.205
    Beğenileri:
    264
    Ödül Puanları:
    3.730
    Banka:
    151 ÇTL
    [​IMG]

    “Mola” diyorum evet. Azıcık durun ve sakinleşin hadi..
    Tüm geçici gündemleri, koşturmaları bırakın!
    Azıcık nefeslenin ve kalıcı gündeme odaklanın;
    Nice zamandır ihmal ettiğiniz kendinize, sevdiklerinize dönün..
    Ve ara verip hayata, hayat bulun Bulalım inşaAllah..
    Bugün hayatın içinden, en gerçeğinden çocuklarlayız buyrun.
    Çocuklaşan büyüklere bayılıyorum ben
    Çocuklarıyla oynayan anne-babalara..
    Çocuklarla oynayan büyüklere..
    Çocuklara değer verip, onlarla “büyüklermişcesine” konuşanlara..
    Çocuklaşanlara..Bayılıyorum.. İyi ki varlar onlar..
    Çünkü malum çocuklaşmadan, çocuk yüreklerine ulaşamaz insan..
    Ve zamanımızda maalesef, çocuklaşan anne-babalar ve dahi büyükler çok azaldı
    Duygu zenginliğinden geçiyor elbet çocuklaşmak: Ama şimdi toplumda tek değer hükmü olan para ve paraya ulaşma yolları, siyaset, tv vs. vs. çeker oldu büyükleri..
    Eskitmeyin yüreklerinizi ey büyükler! Çocuklaşın
    Çünkü çocuklar hep saf..Hep temiz, Hep umutlu..
    Hep güleryüzlü..Hep yalansız dolansız..
    Hep hilesiz..Hep..Hep..

    Büyüklerse tam tersi.
    Hiç büyümeyelim hiç eskitmeyelim yüreklerimizi..
    Ee sizler de oynuyor musunuz çocuklarla?
    Çocuklaşan, daha doğrusu içindeki çocuğu öldürmeyen büyüklere selam olsun

    [​IMG]

    Seni bizim eve götürsem gelir misin?….Sosis yapsam yer misin? Ayy ayy ne tatlı şeysin öyle Yerim seni yerim
    Böyle bir reklam vardı eskiden televizyonlarda, beğeniyle izlediğim Var mı şimdi de, bilmiyorum..Çok hoştu
    Tam yakalamışlar vurucu noktayı..
    Hani bizde, hep büyükler, bir çocuk gördükleri zaman;
    -Benim oğlum-kızım olur musun?
    -Seni bize götüreyim
    -Anneni mi yoksa babanı mı daha çok seviyorsun?
    -Yerim seni çok tatlısın vb. gibi garip garip sorular sorarlar hep
    Nedense
    Yahu çocuk niye gelsin sizin eve?
    Neden senin çocuğun olsun?
    Neden “anneyi mi, babayı mı?” şeklinde bu zor tercihe takılsın kafası?
    Bazı siyasetçi çocuklar da yok değil ha Böyle sorunca;
    -Seni diyorlar.. Artık o an üstte-başta ne varsa topluyorlar tabii
    Çocuklar küçük yaşlarda somut-soyut ayıramadıkları için, her soruyu gerçek sanıyor, korku ve endişeyle, biraz da şüpheyle bakıyorlar sorana..
    Eve ilk gelenlere, yabancılara yaklaşamamaları, ısınamamaları belki de bu yüzden
    Sahiden onların çocuğu olacağını, onu yiyeceklerini vb. zannediyor belki garibim
    Neden böyle yapıyor, can sıkıyor bu büyükler peki?
    Belki de çocuğun seviyesine inemeyecek kadar, içlerindeki çocuğu öldürmüş büyükler bunlar kimbilir..
    İşte reklamda, ustaca buna göndermeler yapılıyor anlayana
    Hoş
    Çocuklarımızın şu sıkıcı büyüklerin “garip” sorularından kurtulmaları dileğiyle

    Herkes Okusun
    Bugün ne yapın biliyor musunuz?..
    Gece çocuğunuz-çocuklarınız uyuduğunda, yavaaşça girin odalarına..Elinize yumuşak uçlu-mürekkepli bir de kalem alın..
    Ve.. Eline “seni seviyorum” yazın..
    Gül kokulu öpücüklerle çıkın odadan..
    Görün bakın sabah neler olacak : )
    Bırakın gün boyu taşısın, sizi ve yüreğinizi..
    Demeyin başka yolu yok mu sevgiyi göstermenin?. Olmaz mı?.. Çook..
    Bu onlardan sadece biri. En basiti belki..
    Onlar anlar merak etmeyin..
    Çocuklar sürprizlere bayılırlar..Her çocukça yürek gibi..
    Yeter ki sevginizi göstermesini bilin..
    Saklamayın yüreğinizi, öpücüklerinizi, gülüşlerinizi,sözlerinizi..
    Sakınmayın sevginizi..
    Hadi bugün uygulayın
    Hem biliyor musunuz;Cennette bir köşk varmış, oraya sadece çocukları sevindirenler girecekmiş..
    Ve; çocuğu her öpüşünde anne-baba, 10 sevap yazılırmış..
    Ve; sevenin sevdiğini bildirmesinde ecir varmış..
    Bunlar, hadis mealleri..Ve bu işin öteler dökümü : )
    Çünkü malûm insanoğlu bir gariptir,
    Ne yaparsa illa neticesini görmek, bilmek ister..
    Hep cennet hesaplarındadır, ibadetlerinde bile mesela..
    Halbuki bilse;
    O’na hesapsız varsa,
    O’nu razı etse; zaten cennetler onundur..
    ”Bana seni gerek seni..” söylemiyle yola çıkmalı insan..
    Beşerî sevgilerde de durum aynı..İnsan, beklentisiz sevmeli..
    Beklentiler boğar, tutsak eder insanı, mutsuz kılar..
    Tıpkı bir annenin çocuğunu sevdiği gibi sevmeli insan..
    Anne beklentisiz sever.. Hep verir, almayı hiç düşünmeden..
    Çünkü ona yansıyan VEDUD tur O’ndan..
    Beklentisiz sevmek özgür kılar insanı, ötelere taşır..Ufuklar açar..İşte onun için annenin hakkı 3 tür, babaya karşı
    Neyse.. Sözü fazla uzatmadan..
    Hadi bir deneyin bakalım bugün:
    Çocuğunuzun koluna “seni seviyorum” yazın..
    Beklentisiz sevin..
    Cennnet planları yapmadan, Sadece O dedi diye, O’nu razı etmek için ibadet edin..
    Yani; özgür kılın kendinizi.. Ötelere uzanın..
    muhabbetle efendim

    Ayşe Reşad
     
  2. LoSt_LoVe

    LoSt_LoVe Forum Onuru

    Katılım:
    12 Ekim 2008
    Mesajlar:
    4.011
    Beğenileri:
    29
    Ödül Puanları:
    2.880
    Yer:
    En sevdiğimin yanından :=)
    Banka:
    119 ÇTL
    Saol canım güzel paylaşım.Bencede biraz kendime vakit ayırmanın zamanı gelmiş.

    Görüşürüz.Kendine iyi bak.:);)
     

Sayfayı Paylaş