1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Bağıntıcılık (Görecilik)

Konusu 'Felsefe / Psikoloji' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 19 Aralık 2012 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    Bağıntıcılık (Görecilik)

    Bilginin bağımlılığını ileri süren klasik öğretilerin başında Alman düşünürü Kant'ın eleştiriciliği gelir. Kant’a göre her bilgi bir yargıdır, her yargı da bir bağımlılık taşır. Örneğin ısı, genişlik, nesne kavramları tek başlarına birer bilgi değildirler; ancak bunların "Isı nesneleri genişletir" gibi bir yargı meydana getirmek için birbirleriyle bağıntılı kılınmasıdır ki bilgiyi gerçekleştirir.

    Ne var ki bu birleştirmeyi, kendinde bulunan önsel kalıpların içinde, insan aklı yapar. Öyleyse bilgi, insan aklına göre'dir. İnsan aklı, kendi kalıplarında meydana getirdiği bilginin gereçlerini duyular aracılığıyla dışardan alır. Öyleyse bilgi, duyu imkanlarıyla sınırlıdır ve duyu imkanlarına göre'dir. Anadan doğma bir körde renk, anadan doğma bir sağırda ses bilgisi gerçekleşemez. Bilgi, hem akıl, hem duyularla bağıntılıdır.

    Diyalektik bağıntıcılık'a göre bilgi, görelilikle saltıklığı birlikte taşır. Bilgi görelidir; çünkü sürekli olarak gelişmekte, yetkinleşmekte ve doğrulanmaktadır. Bilgi saltıktır; çünkü her göreli bilgi saltık bilginin doğrultusunda gelişir, yetkinleşir ve doğrulanır. Bütün göreli bilgiler içinde saltık bilgi yatmaktadır. Örneğin dünyanın yuvarlaklığı üstüne tarih sürecinde ileri sürülmüş olan çeşitli eksik bilgiler, Magellan’ın deniz gezisiyle kesin olarak doğrulanmıştır. Demek ki bu göreli bilgilerin her biri, pratikle doğrulanıncaya kadar, dünyanın yuvarlaklığı saltık bilgisini belli oranlarda taşımaktaydılar.

    Göreli bilgi, saltık bilginin bilgi sürecinde her an biraz daha gerçekleşen parçalandır. Demek ki göreli bilgi, saltık bilgiyi zorunlu olarak içerir. Her eksik bilgide tam bilginin bir parçası yatar. Öyleyse pek açıktır ki göreli bilgi sürecinde saltık bilgi de gelişir ve sürer. Bilgi'nin, tarihsel süreci içinde her an eksik, tamamlanmamış, kimi yerde yanlış ve kimi yerde pek dar, teksözle göreli oluşu saltık bilgiyi yoketmez. Tersine, saltık bilginin her zaman ve her biçimde varolduğunu tanıtlar.

    Görüldüğü gibi eytişimsel bağıntıcılık anlayışı, metafizik bağıntıcılık anlayışının tam karşıtıdır. Metafizik ve idealist bağıntıcılık bilgiyi öznel sayar ve onun nesnelliğini yadsır. Bu anlayışa göre bilgi ya kesin, değişmez, saltık olarak vardır (dogmacılık) ya da her insana göre başkadır, değişir, saltık değildir (şüphecilik) ve bundan ötürü de bilinemez (bilinemezcilik). Bu anlamda bağıntıcılık deyimi, inakçılık karşıtı ve şüphecilik'le bilinemezcilik'in anlamdaşıdır.

    Bu anlayışın tümüyle karşıtı olan eytişimsel bağıntıcılık, bilginin tarihsel olduğunu ve tarihsel aşamalarının her birinde nesnel ve birbiriyle bağıntılı hakikati içinde taşıyarak ilerlediğini bilir; bu anlamda bağıntıcılık deyimi, şüphecilik, inakçılık ve bilinemezcilik deyimlerinin tümünün karşıtıdır. Bilgi, değişmez olmadığı gibi bundan ötürü saltık da değildir, evrimsel aşamalarında nesnel hakikati parça parça yansıtarak gelişir ve bilginin bütün parçaları birbirleriyle bağıntılıdır. Bağıntıcılık deyimi, ilişkincilik ve görecilik deyimleriyle anlamdaştır.
     

Sayfayı Paylaş