1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Bağışıklığın Tarihçesi

Konusu 'Fen ve Teknoloji' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 31 Ekim 2013 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    Bağışıklığın Tarihçesi

    Bağışıklıkbilim, organizmanın sağlam kalabilmek. dış saldırılarla oluşan hastalıklardan sakınmak, onlara karşı korunmak, hastalıkların tekrarlamasını önlemek için savunma (bağışıklık) araç ve tepkileri topluluğunun incelenmesidir.

    Ama aynı zamanda da, azalmış bağışıklık, aşırı bağışıklık, amacından sapmış bağışıklık gibi bu savunmanın anormalliklerine bağlı aksaklık ve hastalıkların da incelenmesidir. Bağışıklıkbilimin, bütün tıp bilimini kapsadığı söylenebilir.

    Bağışıklığın gerek yararlı bir etmen biçiminde (enfeksiyon, virüs ve asalak kökenli hastalıklarla savaşım), gerekse zararlı bir etmen biçiminde (alerji hastalıkları, özbağışıklık hastalıkları, organ aktarımının reddi) işe karışmadığı tıp dalı ve hastalık yoktur denebilir.

    Bağışıklıkla ilgili bilgiler ne zaman başlamıştır.?

    Yüzyıllar önce Çin ve Japon hekimleri,çok hafif geçirilmiş bir çiçek hastalığının,ağır çiçek has talığma yakalanmayı engellediğini bilmekteydiler.

    Avrupa’da halk «ömürboyu yalnızca bir kez yakalanılan» hastalıkların (kızamık, suçiçeği, boğmaca, kabakulak, v.b.) bilançosunu çıkarmıştı.

    Bağışıklıkla ilgili gerçekten bilimsel bilgiler, üç büyük dönemde ortaya kondu: 18. yüzyıl sonu; 19. yüzyıl, 20. yüzyılın ilk yarısı (son dönem).

    Birinci dönemde, bağışıklık kavramı, mikroplara karşı savunma kavramıyla bağdaştırıldı.

    18. yüzyılın sonunda, Jenner, çiçek hastalığına yakalanmış ineklerdeki bozunlardan alman irinin
    aşılanmasıyla, çiçek hastalığından korunma yolunu buldu.

    19. yüzyılın başlarında Pasteur, daha sonra da Roux, Nicolle, Calmette, Guerin, v.b. bilim adamlarının çalışmalarıyla çiçek aşılaması ve bağışık serumlarla tedaviye başlandı. Aynı zamanda, biyologlar da bağışıklık teknikleriyle enfeksiyon hastalıklarını teşhis etme yöntemlerini (enfeksiyon hastalıklarının serum tepkimeleriyle teşhisi gibi) ortaya koydular.

    1902′de Richet ve Portier, anafilaksiyi buldular (yunanca «anaphylaksis», «tersine dönmüş korunma» sözcüğünden). Bu buluş, alerji hastalıkları konusundaki bilgilerin başlangıç noktasını oluşturdu.

    Bağışıklıkla ilgili genel bilgiler ve bağışıklığın enfeksiyon hastalıkları ve alerji gibi öteki dallara genişletilmesi yaklaşık 40 yıl önce başladı.

    Zamanla, bağışıklığın mekanizmaları, antijen ve antikorların yapıları, kaynakları, oluşum biçimleri, temel çalışmaları-aydınlatıldı. ‘

    Hekimler de bağışıklığın alanını tıbbın birçok dalma genişlettiler.

    İki büyük sorunun (özbağışıklık hastalıkları; organ aktarımının reddi) bilinmeyen birçok yönlerine yanıtlar verilmeye başlanmıştı.
     

Sayfayı Paylaş