Bakan Çelik Sosyal Güvenlik Yasası'nı anlattı

KıRMıZı

TeK BaşıNa CUMHURİYET
V.I.P
Katılım
22 Şbt 2008
Mesajlar
35,227
Beğeniler
7,077
Şehir
TÜRKİYE
#1
2000 yılından sonra sisteme giren kaç yaşında emekli olacak?

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasa Tasarısı'nı bu hafta içinde TBMM Genel Kuruluna almayı düşündüklerini ifade ederek, yasanın yürürlük tarihi konusunda, "Bazı maddeleri hemen, bazıları Mayıs ayına doğru yürürlüğe girebilir. Ama ağırlıklı olarak Ağustos sonu, Eylül sonu arasında bir şey olur. Bunu
bir, iki gün içerisinde netleştireceğiz. 2008'de yürürlüğe girer bu yasa" dedi.

Çelik, AA'ya yaptığı açıklamada, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasa Tasarısı konusunda, uzlaşmadan yana tavır koyduklarını, ilk günden sosyal taraflara anlattıklarını söyledi.

Bazı kesimlerin bu konudaki tavırlarını bilmedikleri için sürecin uzlaşmasız işletileceği veya göstermelik bir uzlaşma arayışında olunacağını zannettiklerini ifade eden Çelik, bu çerçevede, bütün
süreçlerde sosyal tarafları ihmal etmediklerini dile getirdi.

Yasa tasarısının çok ciddi ana parametreleri bulunduğunu vurgulayan Çelik, şunları kaydetti:
"Bu yasa ülkenin geleceğini ilgilendiriyor. Herkesin katkı sağlaması gerekiyor. Bunun görmemezlikten gelmek çok büyük yanlış olur. Durumu kurtaralım diye bir bakış açısı, Türkiye'nin geleceğini karartır. Bu
karanlık günleri Türkiye yaşadı. Şu anda sosyal güvenlikle ile ilgili yaşadığımız sıkıntıların altında, yoksullukla ilgili sıkıntıların
altında geçmişte sosyal güvenlikte alınan popülist karaların büyük etkisi var.

Yasa tasarısıyla ilgili bugüne kadarki süreçlerde katkıları her defasında ilaveye dönüştürdük. Çünkü onlar işçi kesimini, çalışanları temsil ediyorlardı. Biz de aslında onlarla paydaştık, biz de bakanlık olarak çalışanların mümkün mertebe bu reform çerçevesinde mağdur olmamaları gerektiği düşüncesiyle esneyebildiğimiz kadar, yasayı
esnetebileceğimiz kadar esnetmeden yana tavırda olacağımızı söyledik.

Genel kurul safhasında da buna açık olduğumuzu söyledik. Genel kurul safhasından sonra da bulunursa eksiğimiz, noksanımız onları da süreçte
tamamlarız diye samimi bir şekilde söyledik. Buna inanmayanlar oldu belki ama büyük ölçüde samimiyetimize de inanıldı. Bu son süreçte, bizim
çalışanlardan yana tavır koyduğumuzu arkadaşlarımız çok daha iyi gördüler. Gerçekten de önemli düzenlemeler yapıldı, bunları birlikte
yaptık. Sosyal tarafların dört dörtlük, yüzde 100'lük bir mutabakat talebi olmasını saygıyla karşılıyorum ama bunun olmayacağını bir yerde
biliyoruz. Onların taleplerinin benim tarafımdan yüzde 100 karşılanması nasıl mümkün değilse, benim taleplerimin de yüzde 100 onlar tarafından
karşılanması mümkün değildir."

-TASARIDA GELİNEN SON NOKTA-

Çelik, aylık bağlama oranı konusunda çalışılan süreye göre değişen yüzde
1,5, 2,5, 3,5 gibi farklılıklar olduğunu, Sosyal Güvenlik Kurumuna
devredilen sosyal güvenlik kurumlarında da farklı uygulamalar
bulunduğunu söyledi.

Türkiye'nin gerçeklerini dikkate alarak aylık bağlama oranını yüzde 2
ile sınırladıklarını anlatan Çelik, halen çalışan, SSK ve
Bağ-Kur'lulardan 3600 gün yani 10 yılı doldurmayanların aylık bağlama
oranını yüzde 3 olarak belirlediklerini ifade etti. Çelik, şöyle konuştu:
"Uzun vadede yüzde 2'lik orandan da istifade edecekleri için bir hak
kaybı olmasın dedik. Bu kapsamdakilerin aylık bağlamada bir zarara
uğramamaları ve mağduriyet oluşmaması için düzenlemeye gitti. Halen 1
yıl, 2 yıl, 3 yıl, 9 yıl çalışmış vatandaşımızın aylık bağlama oranı 3,5
diye hesaplanırken birden 2'ye düşmesi psikolojik sorun da
yaratabilirdi. Bunu da dikkate alarak, sosyal devlet olmanın
sorumluluğuyla bunu 3600 güne, yani 10 yıla kadar yüzde 3 olarak
belirledik. 10 yılı tamamladıklarında da aylık bağlama oranları yüzde 2
olacak. 25 yıldan sonra çalışsalar aylık bağlama oranı yüzde 1,5'tu.

Burada da yüzde 2 olacak. Orada da artıları var."
Prim gün sayısının 9 bin olması konusunda işçilerin, kamu çalışanlarında
olduğu gibi iş güvencelerini bulunmadığı konusunda değerlendirmeler
yapıldığını belirten Çelik, bunu 50 ve 100'er günlük kademeler şeklinde
yapmayı önerdiklerini, ancak bunun anlaşılamadığını ifade etti. Çelik,
bu konuda bakanlık olarak çalışanları rahatlatacak düzenleme yapmayı
kararlaştırdıklarını ve 7 bin 200'ü önerdiklerini bildirdi. Çelik,
"Sendikaların talepleri de zaten o istikametteydi. 7 bin 200 olmasının
sebebi tam 20 yıla karşılık geliyor" dedi.

Yetim kız çocuklarına verilen evlenme yardımının kendileri içinde bir
sorun olmadığını ve yetim kızlardan bir şey kesmek amaçlarının
bulunmadığını söyleyen Çelik, 24 aylık evlilik ödeneği uygulamasında
istismarlar yaşanması nedeniyle, bu konuda düzenleme yapma niyetinin
ortaya çıktığını dile getirdi. Çelik, "Yetimden kıskandığımız için
değil, suistimallere konu olmasın düşüncesiyle böyle bir düzenleme
yapmıştık. O da bizim için makul bir talepti" diye konuştu.

-"65 YAŞ BU TASARININ ÇOK CİDDİ BİR PARAMETRESİ"-

Çelik, 65 yaşla ilgili talepler konusunda, "Yaş bu yasanın çok ciddi
bir parametresidir. Onda esneme yapamayacağımızı söyledik. Onlar ısrar
ettiler. Birkaç saat bu konuyu tartıştık. Fakat prim gün sayısında
olabilir ama yaşta olamaz dedik" dedi.

Güncelleme katsayısı konusunun, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı
neticesinde gündemlerine girdiğini anlatan Çelik, gelişme hızında emeğin
payı ne kadarsa o oranda düzenleme yapmayı öngördüklerini belirtti.

Çelik, "Bu oran TÜİK'in açıklamalarına göre yüzde 26,3, biz bunu 30'a
çıkardık. '4-5 puan nedir' diyorlar. 4-5 puan emekli maaşına 5 puan
yansımadır. Efendim, 'bunu daha yükseltelim deniyor'. Türkiye'de şu anda
çalışan 15 milyon kişi var. Ama Türkiye'de 70 milyon insan var. Geride
55 milyon vatandaşımız daha var. Yüzde 100'ünü buraya verin bir talep
olabilir, buna saygı duyduk. Ama sosyal devletin bütün gelişme hızını bu
tarafa aktarmak gibi bir bakış açısı doğru olmaz. Objektif ve bilimsel
kriterler çerçevesinde hareket etmemiz gerekirdi" diye konuştu.

-FİİLİ HİZMET ZAMMI-

Fiili hizmet zammına ilişkin taleplerle ilgili değerlendirmelerde de
bulunan Çelik, şunları kaydetti:
"Fiili hizmet zammı konusunda bu kapsama girenlerin nasıl girdiklerini
sorduk arkadaşlara. Filan bakan 'Eskişehirliydi pancarla ilgili şeyler
girdi, filan bakan Kütahyalıydı azottakiler alındı'. Yani bu şekilde
bilimsel bir veriye dayanmayan bir tablo vardı. Kalıcı bir şey
yapıyoruz, kalıcı şeyin de ispat edilir, inandırıcı bilgilerle donanması
gerekir. Bunu yaptık. Bize geçerli bir izahat yapılsın hemen dahil
etmeye hazırız. Sosyal hayatımızı ilgilendiren konularda sonuna kadar
açık davrandık ama kapıyı açamayacağımız ana parametreler vardı,
açabileceklerimiz vardı. Açabileceklerimizde de işçiden, çalışandan yana
tavrımızı net şekilde koyduk."

-PRİM GÜN SAYISINDAKİ AZALMA-

Prim gün sayısındaki azalmanın ana parametreler açısından ciddi bir
sorun oluşturmayacağını söyleyen Çelik, işçilerin
daha kısa zamanda emekliliği hak etme imkanı elde edeceklerini dile
getirdi. Çelik, bunun ana parametreleri bozmadığını çünkü 2000 yılından
sonra sisteme girenlerin 60 yaşında emekli olacaklarına işaret etti.

Çelik, "Dolayısıyla yaş sınırı zaten olduğu için sistem içerisinde öyle
veya böyle kalacaktır vatandaşımız. 20 yılımı doldurdum diye bırakacak
değil. Yine çalışacaktır. Çalıştıkça, prim ödedikçe geliri daha da
artacaktır" dedi.

-YÜRÜRLÜK TARİHİ-

Tasarıyı bu hafta içinde TBMM Genel Kuruluna almayı düşündüklerini
belirten Çelik, yasanın yürürlük tarihine ilişkin de bilgiler
verdi. Çelik, "Bazı maddeleri hemen, bazıları Mayıs ayına doğru
yürürlüğe girebilir. Ama ağırlıklı olarak Ağustos sonu, Eylül sonu
arasında bir şey olur. Bunu bir, iki gün içerisinde netleştireceğiz.

2008'de yürürlüğe girer bu yasa" diye konuştu.

Çelik, tasarıda bundan sonra bir değişikliğin söz konusu olup olamayacağı yönündeki soru üzerine, şunları kaydetti:
"Yararlı değerlendirmelere her zaman açık olacağız. Çünkü bu hepimizin çocuklarını ilgilendiren bir yasa. Ama burada ana parametreleri, ileriye dönük projeksiyon çalışmalarını sarsıcı, onlardaki hedefleri ortadan kaldırıcı düzenlemeler değil bunlar. Sanki bu projeksiyonlarla sosyal güvenlik açıklarını sıfırlamak istiyormuşuz gibi şeyler söyleniyor. Öyle bir hedefimiz yok. Türkiye, sosyal güvenlik açıklarını sürdürülebilir bir noktada tutmak istiyor. Şu anda artarak ve katlanarak gidiyor.

Arkadaşlarımız ufak bir sahip çıktılar 1,5 katrilyon liralık bir tasarruf sağladık. Beklenenden daha düşük bir açık sağladık. 26,5
katrilyon lira beklenirken 25 katrilyon lira gerçekleşti. Ufak bir ilgi... Bu yıl daha çok ilgileneceğiz. Devlet bu tasarıyla her yıl
toplanan primlerin dörtte bir kadar sisteme katkı sağlayacak. Bunları da dikkate aldığımız zaman Türkiye artık sosyal güvenlik açıklarıyla
konuşulmayacak."


-alıntı-
 
Top