1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Balfour Deklarasyonu 1917

Konusu 'Dünya Tarihi' forumundadır ve Suskun tarafından 2 Kasım 2011 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    [​IMG]
    Arthur James Balfour.​



    Balfour Deklarasyonu, 1917


    Balfour Deklerasyonu, Lloyd George'un başbakanlığındaki İngiliz savaş kabinesinde dışişleri bakanı olan Althur Balfour'un girişimiyle başlatılan ve sonuçta Filistin'de bir Yahudi devletinin -İsrail- kurulmasıyla sonuçlanan girişimdir. 1917 yılındaki bu deklerasyon, ilk Balfour Deklarasyonudur. Balfour girişimiyle 1926 yılında, İngiliz sömürgeleri konusunda ikinci bir Balfour Deklarasyonu yapılmıştır.
    Lord Arthur Balfour, 2 Kasım 1917 tarihinde uluslararası Siyonist hereketin liderlerinden olan Lord Rothschild'e bir mektup göndererek, Filistin topraklarında bir Musevi devleti kurulması konusunda İngiliz hükümetinin destek vereceğini bildirmiştir. İngilizlerin Araplara yatırım yaptığı bir dönem olduğu için, bildiride ülkedeki öteki sakinlerin medeni ve dinsel haklarının ihlal edilmemesi şart koşulmuştur. Osmanlı Devleti'nin Orta Doğu topraklarının İngiltere ve Fransa arasında paylaşılması protokokü niteliğindenki Sykes-Picot Antlaşması ve Mekke Şerifi Hüseyin ile İngiltere'nin Mısır'daki Yüksek Komiseri McMahon arasında gizli olarak imzalanan McMahon Antlaşması ardından yapılan bu girişim, böyle bir maddeyi gerektirmiştir.
    Bu mektup ve bunun ardından gelişecek olan olaylar, dünya Siyonist kesimin desteğinin İtilaf Devletleri yönüne çekilmesinde önemli rol oynamıştır. Ayrıca ABD tarafından da desteklenmişir. Amerika, Orta Doğu'da bir Musevi devletinin bulunmasının, Orta Doğu politikaları için sağlam bir dayanak oluşturacağını kavramıştır.
    Lord Balfour'un bu mektubu üzerine yürütülen girişimler, 1918 yılında Fransa'nın, hemen ardından da İtalya'nın desteğini sağlamıştır. ABD başkanı Thomas Woodrow Wilson, Ekim 1918 ayında deklerasyonu desteklediklerini açıklamıştır.
    Sözkonusu deklerasyon, Orta Doğu'da bir İsrail Devletinin kurulmasına giden sürecin önemli bir kilometre taşıdır.
     
  2. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    Balfour Bildirisi

    İngiltere'nin "Filistin'de bir yahudi anavatanının kurulmasını" resmen kabul ettiğini duyurmak İçin yapılan bir açıklama. Yahudilerin anavatan davasında bir dönüm noktası teşkil eden ve Balfour Bildirisi adını alan bu belge, İngiltere Dışişleri Bakanı A.James Ballb-ur'un, 2 Kasım 1917'de, Siyonist Federasyonu başkanı zengin bankacı Lord Walter Rothschild'a yazdığı bir mektupta yer almıştır. Bu bildiriyi 1918 yılı içinde sırasıyla Fransa, İtalya ve Birleşik Amerika da kabul etmiştir.

    Bu mektupta "Filistin'de bulunan ve yahudi olmayan toplulukların vatandaşlık haklarına ve dinî özgürlüklerine halel gelebilecek hiçbir gelişmeye meydan verilmeyeceği" Özellikle vurgulanıyor, İngiliz hükümetinin Filistin'de yahudi halkı İçin bir yurt kurulması yolunda âzami gayret sarfedeceği de belirtiliyordu.

    Filistin yalnızca Yahudilerin ülkesi olmasını hedefleyen Siyonistlerin beklentilerini pek karşılamıyordu. Buna rağmen Balfour Bildirisi yahudi çevrelerince olumlu karşılandı ve çalışmalarının olumlu bîr sonucu olarak görüldü.

    Yahudilerin Filistin'de bir anavatana sahip olma faaliyetleri, yani Siyonizm hareketi, 1880'lerde Rusya'da beliren Yahudi aleyhtarlığı (anti-semilizm) karşısında örgütsel bir biçimde ortaya çıkmış; Budapeşte'de yahudi gazeteci Dr.Thcodor Herzl'in 1896'da yayınladığı Yahudi Devleti adlı eseriyle de iyice hızlanmıştı. Herzl, 1897'de Dünya Siyonist Teşkilâtını kurmuş; arkasından Avrupa ve Amerika'dakİ nüfuzlu ve zengin yahudiler, büyük devletler nezdinde girişimlerde bulunmuşlar; Filistin'de bir Yahudi Devleti kurmak İçin çalışmışlardır. Siyonistler savaş sırasında Başkan Wİlson'a çeşitli etkilerde bulunmuşlar ve dâvalarını ona da destekletmişlerdir. Wilson'un bu eğilimi, İngiltere'nin de Siyonizm dâvasına karşı bir sempati duymasına yol açmış ve bunun sonucu olarak da Balfour Bildirisi ortaya çıkmıştır.

    Bu bildirinin, İngiltere'nin hem Orta Doğu, hem de Hindistan politikası açısından da ayrı bir önemi vardır. İngiliz siyaseti için Süveyş Kanalı'nın daima açık olması gerekiyordu. İngiltere ise bu konuda Araplara güvenmiyordu. Aralarında belirli bir menfaat birliği olan yahudileri oraya yerleştirmek ve onlar vasıtasıyla bu kanalı açık tutmak istiyordu. Hindistan yolu yahudilerce açık tutulacak, o da rahat nefes almış olacaktı. Her ne kadar bu bildirinin ortaya çıktığı günlerde Filistin henüz Osmanlı yöneliminden kopmamıştı ama kopması da yakın demekti. Nitekim 1920 San Remo Konferansı'na kadar da bu durum gerçekleşti.

    Balfour Bildirisi bu konferansta kabul edildi. Ayrıca İngiltere bu kofneransta asıl amacına da ulaştı ve Filistin mandasını eline geçirdi. Ve böylece, Balfour Bildirisi'nin özünde yatan İsteklerin uygulanabileceği alanın kapıları açılmış oldu. Arkasından yahudi göçü gündeme geldi. İngiltere, ilk günden itibaren yahudilerin Filistin'e göç etmelerine göz yumdu. Her ne kadar, İngiltere mandater bir devlet olarak bu yahudi göçü İçin bazı sınırlamalar koymuş ise de (çünkü Arapları da doğrudan karşısına almak istemiyordu), sonraki yıllarda binlerce yahudinin Filistin'e göç etmesine göz yumdu.
     

Sayfayı Paylaş