1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Balık ve Denizin Hikayesi..

Konusu 'DeNeMeLeR' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 18 Kasım 2012 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    Hikaye denmişken çok eskiden daha doğrusu 5 yıl önce 2007 yılında acemice yazdığım hikayeyi paylaşayım... Şimdi bakıyorum da gerçekten acemice bi hikaye olmuş :)

    Balık, sahip olduğu denizi büyük bir tutkuyla seviyordu. Denizde bağlıydı balığa, küçük bir çocuğa gösterilen şevkati ve sevgiyi gösteriyordu…Fakat denizin yüceliği ne kadar büyük olursa olsun balığın bağlı olduğu tutkulu aşk gibi aşık değildi ona. Aşkın büyüsüne kapılmıştı balık. Sahip olduğu tek varlığı, denizini çok seviyordu.. Denizin onu sarması, suyuyla kendine hayat vermesi balığı daha çok bağlıyordu denize. Balık mutluydu; her yeni güne denizin derinliklerinde uyanıyordu…

    Ama birgün…!

    Balığın okyanuslara bile sığmayacak kadar büyük olan bu sevgisi fazla geldi denize. Taşıyamadı balığını, saramadı eskisi gibi… Etrafındaki diğer balıklar yeterde artardı ona… İhanete uğramıştı Balık… Denizin artık kendini eskisi gibi sevmediğini öğrenince büyük yaralar almıştı. Deniz balığın sevgisini daha fazla taşıyamadı. Dalgalarla birlikte itti onu, kendinden ve derinliklerinden uzaklaştırmaktı niyeti… Balık denizin sahip olduğu hırçın dalgalarla birlikte karaya vurdu. Artık ona hayat verecek denizi yoktu… Balık aklında hep denizin hayaliyle, kendini gelip yeniden sarar umuduyla bekledi. Ne zaman denizin kıyısında fırtına çıktı, o zaman son umudu da bitmişti… Toprağa karışmıştı balık!

    Denizde ilk zamanlar mutluydu. Ta ki balığın yokluğunu farkedinceye ve sevgisiz kalıncaya dek… Derinliğini kaplayacak hiçbir balığın sevgisi yetmiyordu ona. Kimse onun kadar sevmedi denizi.. Özlemişti balığını, çok pişmandı… Aradı onu en yakın kıyılarda, dalgalar savurdu ardından… Sonunda balığının olduğu kıyıyı bulmuştu… Geldiğinde balığı çoktan toprağa karışıp ölmüştü bile… Denizin balığı ölüme mahkum ettiği gibi, denizde sonsuz bir derinliğe mahkum olmuştu… Son pişmanlık balığını kurtaramamıştı…

    Her şey için çok geçti artık, çok geç!

    Ve o gün bugündür denizin yalnızlığı da çok derindir..
     

Sayfayı Paylaş