1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

''Banane'' Diyemezsiniz..!

Konusu 'Okunası Yazılar' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 25 Kasım 2009 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    55.196
    Beğenileri:
    6.100
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Kadın
    Meslek:
    Muhasebe
    Banka:
    22.648 ÇTL
    Evin minik faresi, duvardaki çatlaktan bakarken çiftçi ve eşinin mutfakta bir paketi açtıklarını gördü. Kendi kendine :
    "İçinde hangi yiyecek var acaba?" diye düşündü .

    Bir süre sonra gördüğü paketin bir fare kapanı olduğunu anladığında yıkılmıştı.

    "Evde bir fare kapanı var, evde bir fare kapanı var !" diye bağırarak telaşla bahçeye fırladı .

    Minik fareyi telaş içinde gören tavuk, umursamaz ve bilgiç bir tavırla başını kaldırdı ve gıdakladı:

    "Zavallı farecik ... Bu senin sorunun benim değil. Bana bir zararı olamaz küçücük kapanın" dedi.

    Tavuktan destek bulamayan farecik bu sefer telaşla keçinin yanına koştu ve, "Evde bir fare kapanı var, evde bir fare kapanı var !" diye adeta çırpındı .

    Keçi anlayışla karşıladı ama "Çok üzgünüm fare kardeş ama dua etmekten başka yapacağım birşey yok. Dualarımda olacağından emin ol " dedi .

    Minik fare çaresizlik içinde ineğe döndü ve "Evde bir fare kapanı var, evde bir fare kapanı var!" dedi.
    İnek; "Bak fare kardeş, senin için üzgünüm ama beni ilgilendirmiyor" dedi.

    Sonunda farecik, başı önde umutsuz şekilde eve döndü.
    Çiftçinin fare tuzağı ile bir gün tek başına karşılaşmak zorunda olduğunu anladı. O gece evin içinde sanki ölüm sessizliği vardı. Minik farecik aç ve susuzdu .
    Tam yorgunluktan gözleri kapanacaktı ki birden bir ses duyuldu. Gecenin sessizliğini bölen gürültü, fare kapanından geliyordu.

    Çiftçinin karısı, ne yakalandığını görmek için yatağından fırladı ve mutfağa koştu. Karanlıkta kapana, zehirli bir yılanın kuyruğunun kısıldığını fark edememişti. Kuyruğu kapana kısılan yılanın canı yanıyordu ve aniden çiftçinin karısını ısırdı. Çiftçi, karısını apar topar doktora götürdü. Doktor, zehiri temizledi sardı. Çiftçi karısını eve getirdi, yatırdı.

    Karısının ateşi yükseldi ve bir türlü düşmüyordu. Kadıncağız ateş ve ter içinde kıvranıp duruyordu. Böyle durumlarda taze tavuk suyunun gerekli olduğunu herkes bilir, çiftçide bıçağını alıp bahçeye koştu .
    Karısı taze tavuk suyu çorbasını içti, biraz kendine geldi. Karısının hastalığını duyan komşular ziyarete geldiler.

    Onlara ikram etmek için çiftçi keçiyi kesti .
    Çiftçinin karısı gittikçe kötüye gidiyordu.Yılan, belki çok zehirliydi. Birkaç gün sonra çiftçinin karısı iyileşemedi ve öldü.

    Cenazesine çok sayıda kişi gelince hepsine yeterli et sağlamak için çiftçi ineği mezbahaya yolladı. Fare tüm bu olanları büyük üzüntü ile duvardaki deliğinden izledi.

    Birisi, sizi ilgilendirmediğini düşündüğünüz bir tehlike ile karşı karşıya ise tehlike bir gün hepimiz içindir unutmayalım.
     
Benzer Konular
  1. Çirkin Kral
    Mesaj:
    9
    Görüntüleme:
    666
  2. Düş
    Mesaj:
    0
    Görüntüleme:
    298
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş