1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Bar Kohba İsyanı

Konusu 'Dünya Tarihi' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 9 Ocak 2012 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    Bar Kohba İsyanı

    Bar Kohba Ayaklanması (132-136) (İbranice: מרד בר כוכבא‎, mered bar kokhba) Yahudiye topraklarında Roma İmparatorluğu'na karşı yapılmış üçüncü büyük ayaklanması ve Yahudi-Roma savaşları'nın sonuncusudur.

    Dönemin Yahudilerince "mesihvari özellikleri bulunan" Şimon Bar Kohba bu ayaklanmanın lideriydi. Ayaklanma sonucunda Yahudiye'nin bazı bölümlerinde iki yıl süreyle bağımsız bir ülke kurulması başarılmasına rağmen en nihayetinde Roma 12 birlikli ana ve yedek ordularıyla bu devleti yıktı. Roma, Yahudilerin (9 Av bayramı hariç) Kudüs'e girmesini yasakladı.

    İsa'yı mesih olarak kabul eden Yahudiler Bar Kohba ayaklanmasını desteklemedi; buna rağmen bu Yahudilerin de Kudüs'e girişi yasaklandı. Savaşın sonunda Hıristiyanlıkla Yahudilik arasında belirgin farklılıklar oluşmaya başladı.

    Bu ayaklanma ayrıca İkinci Yahudi-Roma savaşı, İkinci Yahudi ayaklanması, 115-117 yılları arasında gerçekleşen Kitos Savaşı dikkate alındığında Üçüncü Yahudi-Roma savaşı veya Üçüncü Yahudi ayaklanması olarak da bilinir.

    Öncesi
    70'te gerçekleşen Büyük İsyan'ın ardından, Roma İmparatorluğu bölgeyi kontrol altında tutan şovalyelerini geri çekip onun yerine bölgeye X Fretensis olarak bilinen ordu birliklerini yerleştirdi.

    130'da İmparator Hadrian, Kudüs'ü ziyaret ettikten sonra Yahudilere sıcak davranıp şehri tekrar kurma sözü verdi. Önceleri bu duruma sevinen bölgedeki Yahudiler, İmparatorun kutsal tapınağın olduğu yere Jüpiter tapınağını inşa etmek istediğini öğrenince ihanete uğradıklarını hissettiler.

    Bölgeye VI Ferrata birliği ilave edildi. 131'de bölgenin valisi Tineius Rufus, Kudüs'ün bulunduğu yere Aelia Capitolina isimli şehri kurma projesine başladı. "Tapınağı sabanlamak" günah olduğundan Yahudiler Roma'ya sırt çevirdi. Helenistik felsefeye göre vücudu bozmak yanlış olduğundan Romalılar sünneti yasaklayınca Yahudilerle Roma İmparatorluğu arasındaki gerginlik daha da arttı.

    Ayaklanma
    Yahudi bilge Rabbi Akiva Sayılar 24:17'ye dayanarak ("Yakup'un soyundan yıldız gelsin"[2]) Şimon Bar Kohba'nın mesih olabileceğini savundu. ("Bar Kohba", Aramice "Yıldız'in oğlu" demektir.)

    Bar Kohba yerine İsa'yı kendilerine mesih seçen Yahudiler'in bu dönemde (dini açıdan) Yahudilerden kopup Hıristiyanlığı başlattıkları düşünülür.

    Yahudi liderler Birinci Yahudi-Roma savaşında yapılan hataları tekrarlamamak için bu ayaklanmayı özenle tasarladı. 132'de Bar Kohba önderliğinde Modi'in'de başlayan ayaklanma tüm yurtta yayıldı ve Kudüs'teki Roma garnizonu püskürtüldü.

    "İsrail'in kurtuluş çağı"
    İki buçuk yıl bağımsız bir devlet olmayı başaran bu devletin hükümdarlığını Şimon Bar Kohba yaptı ve devlet başkanı ünvanına sahip oldu. "İsrail'in kurtuluş çağı" ilan edildi, belgeler imzalanıp yüklü miktarda gümüş ve bakır paralar basıldı.

    Bu dönemde Sanhedrin'in başkanlığını Rabbi Akiva yapıyordu ve Tanrı'ya kurban adakları tekrar başladı.

    Roma Tepkisi
    Bu ayaklanma Roma'yı hazırlıksız yakaladı. Hadrian, Roma Britanyası'ndan general Sextus Julius Severus ve ordularını çağırttı. Bu ordu, 6 yıl öncesinde ayaklanmaları bastıran Titus'un ordusundan çok daha büyüktü. Roma büyük kayıplar verdi ve XXII Deiotariana birliği dağıtıldı.

    Üç senelik bir mücadelenin ardından Kudüs'ü Roma'ya kaybeden Bar Kohba Betar kalesine çekildi ve kısa bir zaman sonra bu kale de kuşatma altına alındı. Kudüs Talmud'unda anlatıldığına göre can kaybı yüklü miktardaydı: "kanlar atlarının burunlarına yükselene kadar öldürmeye devam ettiler". [5] Ayrıca Talmud'da Roma'nın Yahudilerin ölülerini Betar'a gömme yasağının 17 sene sürdüğünü anlatır.

    Sonrası
    Cassius Dio'ya göre 580.000 Yahudi öldürülüp 50 kale ve 985 köy yerle bir edildi.[6] [7] Talmud ise ölüleri milyonlarla açıklar. Talmud'da adı geçen rakamlar zamanında o kadar Yahudi olmadığı için gerçekçi değildir. Cassius Dio ayrıca birçok Romalı askerden haber alınamadığını belirtip Hadrian'ın senato açılışında her zaman söylediği "Siz ve çocuklarınız sağlıklıysa, ben ve ordumuz da sağlıklıdır" cümlesini sarfetmediğinden bahseder.

    Yahudiler'i ayaklanmaların kaynağı olarak gören Hadrian, Yahudiliği kökten silmeye çalıştı. Tora kanunlarını ve İbrani takvimini yasakladı ve dini liderleri öldürttü. Yahudiler'in kutsal yazıtlarını Tapınak Dağı'nda törenlerle yaktı. Tapınağın olduğu yere biri kendisi ve biri Jüpiter olmak üzere iki heykel diktirdi. Yahudiliği hafızalardan silmek için bölgenin adını haritadan sildi. Bölgenin adını Yahudiye'den, zamanında Yahudiler'in azılı düşmanları olan Filistlerden esinlenerek Suriye Filistini koydu,[8] ve Filistin adı bugüne kadar devam etti. Kudüs'ü pagan şehrine çevirip Yahudiler'in girmesini yasakladı.

    Uzun vadede etkileri ve Tarihi önemi
    I. Konstantin savaşın yasını Ağlama Duvarı'nda tutmak için senede bir defaya mahsus olmak üzere (9 Av'da) Kudüs'ün kapılarını Yahudilere açtı. Yahudiler, yaklaşık 2000 yıl dağınık halde yaşarken, bölgedeki Yahudi nüfusu dönemden döneme farklılıklar gösterdi.

    Modern tarihçilere göre, Bar Kohba isyanı, Yahudi tarihini etkileyen önemli bir unsurdur; büyük kayıplar yüzünden bu yıldan başlayarak Yahudi diasporası başlamıştır. Aynı tarihçiler, Birinci Yahudi-Roma savaşı'na kıyasla bu ayaklanma sonrasında daha çok Yahudinin öldürüldüğünü, sürüldüğünü veya köle olarak satıldığını belirtilir. Bu olaylardan sonra Yahudiliğin dini merkezi bu bölgeden Babil'e kaydı. Celile'de 2-4. yy arasında Kudüs Talmudu derlendi ve Safed Yahudiliğin (özellikle 15.yy'da Kabbala konusunda) dini merkezlerinden biri oldu.

    Ayaklanmadan yenilgiyle çıkan Yahudilerin dini öğretilerinde değişiklikler görülmeye başlandı. Daha tutucu olmaya başlayan Yahudiler mesihlik kavramını daha abstrakt ve ruhani algılamaya başladılar. Talmud çağlarında Bar Kohba için sahte mesih deyip aşağılamalarına rağmen modern çağda Bar Kohba gelenekçilik ve milliyetçilikte önemli ikonlardan biri haline geldi.

    Sonraki Roma'ya karşı ayaklanmalar
    351'de ayaklanan Yahudiler ağır hasarla yenilgiye uğradılar. [9]
    438'de İmparatoriçe Eudocia Yahudiler'in tapınak bölgesine girmesini yasaklayınca, Celile'deki Yahudi cemaati Yahudileri sürgün hayatına son vermeye çağırdı.[9][10]
    Yahudiler, Sasani İmparatorluğu ile birlik olup 614'te Kudüs'ü beş yıl süreyle Bizans İmparatorluğu'ndan geri aldılar.
     

Sayfayı Paylaş