Barış Çubuğunun Öyküsü

KıRMıZı

TeK BaşıNa CUMHURİYET
V.I.P
Katılım
22 Şbt 2008
Mesajlar
35,227
Beğeniler
7,078
Şehir
TÜRKİYE
#1
BARIŞ ÇUBUĞUNUN ÖYKÜSÜ

Bir gece iki genç gönül işlerini konuşarak dışarıda dolaşıyormuş. Bir tepenin yanından geçerken küçük bir geçidin, bir “coulee”nin yanına gelmişler. Birden geçitten güzel bir kadının çıkıp geldiğini görmüşler. Kadın boyanmış imiş ve giysileri çok güzelmiş.

“Ne güzel bir kız” demiş içlerinden biri. “Ona aşık oldum. Kaçırıp karım yapacağım.”

“Hayır” demiş öteki, “Ona zarar verme. Kutsal biri olabilir.”

Genç kadın yaklaşmış, elinde, önce gökyüzüne, sonra yere ve sonra ileriye uzattığı bir çubuk tutuyormuş.

“Ne konuştuğunuzu biliyorum, genç adamlar, biriniz iyisiniz, diğeriniz kötü” demiş.

Çubuğu yere koymuş ve birdenbire bufaloya dönüşmüş. Bufalo eşinmiş, kuyruğunu arkaya doğru uzatmış ve sonra çubuğu tırnaklarıyla yerden almış, birden tekrar genç kadın oluvermiş.

“Size bu armağanı vermeye geldim” demiş. “Bu bir barış çubuğu. Bundan böyle her türlü anlaşma ve tören bu içildikten sonra yapılacak. Bu çubuk aklınıza barış dolu düşünceler dolduracak. Onu Yüce Ruh’a ve toprak anaya sunun.”

İki genç koşa koşa köye dönmüşler ve görüp işittiklerini anlatmışlar. Bütün köy genç kadının göründüğü yere gitmiş.

Kız onlara da gençlere söylediklerini tekrarlamış ve sonra eklemiş:

“Hayaleti (ölenin ruhunu) serbest bırakmak için beyaz bir bufalo derisi almalısınız.”

Çubuğu köyün büyücüsüne vermiş, tekrar bufaloya dönüşüp bufalo yurduna doğru uzaklaşmış.
 
Top