1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Basında Inter yenilgisi

Konusu 'Fenerbahçe' forumundadır ve aliser tarafından 28 Kasım 2007 başlatılmıştır.

  1. aliser

    aliser Üye

    Katılım:
    23 Ekim 2007
    Mesajlar:
    81
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    170
    Banka:
    1 ÇTL
    Avrupa Şampiyonlar Ligi G Grubu 5. maçında temsilcimiz Fenerbahçe dün akşam Inter'e 3 - 0 yenilerek gruptan çıkma şansını CSKA ile oynayacağı son maça bıraktı. Spor yazarları Deivid ve Vederson'un ortaya koyduğu futbolu beğenmezken Zico'nun yaptığı taktik hataları da eleştirdi.

    AHMET ÇAKAR: F.BAHÇE SAĞDAN ÇÖKTÜ (SABAH)

    Bu sefer olmadı. Fenerbahçe Şampiyonlar Ligi'ndeki en etkisiz olduğu, en az üretirken en çok hata yaptığı maçını oynadı. Belki PSV Eindhoven'ın Moskova'da CSKA'yı yenmiş olması Inter'in maça rahat çıkmasını sağladı. Inter "Kazanayım ve grup birinciliğini garantiliyeyim" dedi.

    Fenerbahçe'nin hücumda yaptığı tek şey ilerideki yalnız adam Semih'e şişirilen toplar. Semih o topa kafa vursa ne olacak? Hiçbir yardım gelmiyor. Semih topu kime indirecek?

    Hele yenen bir ikinci gol var ki, evlere şenlik. Tam jeneriklik! Önce Lugano'nun hatası, daha sonra da Roberto Carlos'un hem de Zlatan İbrahimoviç gibi bir gol vuruşu ustasına karşı anlamsız duruşu. Ceza alanı içinde Fenerbahçe kalesine cepheden 7-8 metre uzaktaki İbrahimoviç topu tutuyor, kontrol ediyor, kafasını kaldırıyor, tam bir metre karşısında Roberto Carlos var. O da duruyor, bekliyor. Birbirlerine bakıyorlar ve Zlatan İbrahimoviç kendisine ve topa hiçbir hamle yapmayan Roberto Carlos'u şaşkınlıkla izliyor. Ve sonra "Madem öyle, alın size bir halı saha golü" dercesine köşeye vuruyor. Carlos'un niye müdahale etmediğini, niye durup beklediğini anlamak mümkün değil.

    Sonuçta Fenerbahçe son maçta İstanbul'da CSKA'yı yenerse hiçbir problem yok. İkinci olacaklar. Ama yenemezler de, PSV Eindhoven son maçta kendi evinde grup birincisi Inter'i mağlup ederse Fenerbahçe üçüncü olur. Dileriz korkulan başa gelmez.

    ÖMER ÜRÜNDÜL: UMUTLAR SON MAÇA (SABAH)

    Fenerbahçe güçlü rakibi karşısında ilk devre çekinmeden kora kor bir mücadele sergiledi. Bu yarının hiçbir bölümünde oyunu geride kabul etmedi. Kazanılan her topta kontrollü anlayışla, ayağa dengeli paslarla ofansif girişimler denendi.

    En önemli tehlikeler oyuna çıkarken Deivid, Selçuk ve Gökhan'ın birer defa yaptıkları basit top kayıplarından geride dengesiz yakalanıldığı için gündeme geldi.

    İnter alışılmış İtalyan klasiği olarak skoru garantiye aldıktan sonra oyunu riske etmeyip kendi alanına yerleşerek Fenerbahçe'yi bekledi. Kalabalık takım savunması karşısında Fenerbahçe'nin pozisyon bulma şansı çok azdı. Zaman zaman gelişen rakip kontrataklar da geniş alanda çok tehlikeli oluyordu. Sonuçta bu ataklardan da bir gol yendi. Avusturyalı hakem başarılı bir yönetim gösterdi.

    GÜRCAN BİLGİÇ: ZİNCİR KIRILDI (SABAH)

    İlk yarı bittiğinde maçın sonucu ne olursa olsun, Fenerbahçe artık 'korkulan' bir rakip olduğunu gösterdi. Inter, o İstanbul'daki havasından sıyrılmış, pür dikkat topun ayaklarda nasıl dolaştığını seyrediyor, yardımlaşmayı üst düzeyde yapmaya çalışarak, tempoyu yüksek tutmadan oynuyordu.

    Özellikle Deivid ve Vederson'un ligdeki umursamazlıklarını bu maça da taşımalarıyla, hassas dengeler F.Bahçe lehine dönemedi.

    Şampiyonlar Ligi'nde F.Bahçe'yi bu iddiaya getiren kalite; becerisinin yanı sıra, birlikte hareket edip mücadeleyi üst düzeyde yapmalarıydı. Ama zincirin bu ikili ile kırılmasıyla birlikte, ikinci yarıdaki travma geldi. Geriye düştükleri andan sonra, skoru tekrar dengeye getirecek çıkış için organize olmaları lazımdı. Kayseri'de 10 kişi kaldıktan sonra da aynı dert vardı, bu dün de tekrarlandı.

    Zico maçtan önce "Kazanmaya geldik" diyerek yine cesaretliydi. Ama ne ikinci yarıya başlarken, ne de geriye düştükten sonra skoru değiştirmek adına farklı olabildi. Yine izledi. Sakatlık yoksa Aurelio'nun oyundan alınışının mantığı ve verimsizlerin oynamaya devam etmeleri de anlaşılamaz.

    SELÇUK YULA: BAŞKA YOLU YOK (FOTOMAÇ)

    Fenerbahçe dün akşam büyük hatalar yaparak ve de kötü oynayarak hak ettiği bir mağluyibet aldı. Çok uzun zamandır sürdürdüğü Avrupa'daki namağlupluk unvanına kendi elleriyle bir son vermiş oldu.

    Kötü oynamasına kötü oynadığı ama gene de maçın bazı kırılma noktaları vardı ki onlar da bizim talihsizliğimizdi. Her iki devrenin başında da oyuna iyi başlar gibi göründük ama sonunu götüremedik. İnter takımı özellikle orta sahayı ele geçirip tamamen parselleyince zaten pek de fazla şansımız kalmadı. Burada Deivid'in, Selçuk'un özellikle Vederson'un kötü günlerinde olmaları büyük etkendi.

    Diyecek bir şey yok! Ne yapalım; İnter'i İtalya'da yenmek öyle kolay bir iş değil. PSV, CSKA'yı devirdi. İş artık son maça kaldı. Fenerbahçe, kendi ipini kendi kesecek ve CSKA'yı yenip yoluna devam edecek. Başka yolu yok....

    NECATİ BİLGİÇ: YILDIZLARIN HATALARI (FOTOMAÇ)

    Fenerbahçe, İstanbul'da diz çöktürdüğü güçlü İtalyan şampiyonu İnter'e Meazza Stadı'nda farklı yenilerek bir çuval inciri berbat etti.

    Fenerbahçe'den çekindiği, sarı-lacivertlilerin ise beraberlik planladığı ortaya çıktı. Pozisyonsuz geçen ilk yarıda İnter'in soldan auta giden şutları vardı. Ve bu kanatta yanlız kalan Gökhan'ın önündeki Deivid'in defansa yardım etmediği ve çok top kaybettiği göze çarpıyordu. Ancak Zico buna önlem olarak Vederson ile Deivid'in yerlerinin değiştirilmesini düşünmüştü

    Bundan sonra Zico'nun saçmalığı geldi, o zamana kadar başarılı bir futbol oynayan Aurelio'nun yerine Appiah'ı oyuna aldı. Cordoba'nın dirseği ile sakatlanan Semih de yerini Kazım'a bıraktıktan sonra büyük (!) yıldız Carlos, İbrahimoviç'in önünde durup golü nasıl atacak diye seyretti ve umutları söndüren ikinci gol de ağları buldu.

    Maçın Avusturyalı hakemi, Semih'i sedyeyle çıkartan Cordoba'nın hareketine faul bile çalmazken, İnter için ağzından düdüğü düşürmedi ve olan da bedavadan sarı kart gören Gökhan'a oldu.

    ERMAN TOROĞLU: İBRAHİMOVİÇ VE SEMİH (HÜRRİYET)

    ŞAMPİYONLAR Ligi maçları aynı maraton koşusu gibi. Tek maçta bir takım diğerini yenebilir.Ama bu organizasyonda UEFA, işi sürprize bırakmıyor. Hak eden bir üst tura çıkacak. Fenerbahçe, Inter'i İstanbul'da yendi. Hatta fark bile yapabilirdi. Ama şu anki görüntüye baktığımızda Fenerbahçe'nin Inter'i yenmesine rağmen, aradaki makas Inter lehine açılmış. Bu, kalitenin, gücün farkıdır.

    ıÜüBazen konuştuğumuz, yazdığımız zaman futbolcu kardeşlerimiz kızıyorlar veya alınıyorlar. Ama bir tarafın santrforu Semih, diğer tarafı santrforu da İbrahimoviç olursa, kimse kusura bakmayacak. Fark da bu olur. Tamam Carlos var, Alex var ama karşı tarafta 11 tane etkili oyuncu var.

    ALTAN TANRIKULU: KANAT NE DEMEK? (HÜRRİYET)

    Ama ilk maçtan gerekli dersleri çıkaran Mancini, Alex'e mümkün olduğu kadar az alan bırakmaya çalışıp, Fenerbahçe savunmasının ileri çıktığı anlarda özellikle sağ kanattan Maicon'la orta yapma fırsatı buldu. Fenerbahçe de aynı silahı hem sol, hem sağ kanattan denedi. Orta alanda topu yavaşlatmak yerine iki takım da hızlı hücumu tercih edince gol pozisyonu az ama temposu yüksek bir maç çıktı ortaya..

    İnter Şampiyonlar Ligi tarihinde hiç final oynayamadı. Ama bu sezon benim favorilerim arasında.. Kötü bir başlangıç yapmasına karşın çok geniş ve fiziki açıdan çok kuvvetli bir kadroya sahip. Fenerbahçe bu takıma neden yenildiğini iyi analiz edip son sıradaki CSKA'yı geçip ilerki turları düşünmesi gerek..

    RIDVAN DİLMEN: NORMAL SONUÇ (MİLLİYET)

    Fenerbahçe uzun süredir ilk kez dağıldı. Moskova'dan gelen sonuç oyun stratejisini de değiştirdi. İlk gol de takımı disiplinden kopardı. Avrupa'da Fenerbahçe'nin en önemli özelliği olan oyun disiplininin dakikalar ilerledikçe kaybolması, 0-0 giden maçta bile tehlikeli bölgede 2'ye 3 yakalanmaları ilk kez karşılaştığımız görüntülerdi.


    Aslında gruplar belli olduğu zaman Inter'in ardından ikincilik mücadelesi olur diyorduk. İnşallah son maçta Fenerbahçe taraftarıyla bu ikinciliği kurtarır. Dün geceyi çok büyük kayıp olarak görmemek lazım. Kendi ligini bitirmiş, Avrupa'da iddiası kalmamış ve tatile çıkmış CSKA'yı ciddiye alıp, daha disiplinli olup, fizik açıdan daha güçlü olup yenmek zorundalar. 50 bin kişiyle de yenerler diye düşünüyorum. Ama yine söylüyorum; Fenerbahçe bu maça hazır değildi.

    ŞANSAL BÜYÜKA: İŞ BAŞA DÜŞTÜ (AKŞAM)

    Gecenin kötü biteceği, akşamın başlangıcından belli oldu...

    PSV, Moskova'da kazanıp bitmek üzere olan şansını arttırdı...

    Fenerbahçe, Milano'da kaybedip, bir üst tura geçişi tehlikeye attı...

    Artık iş başa düştü...

    CSKA'yı İstanbul'da yenip bir üst tura geçeceksin...

    Fenerbahçe'yi bu grup maçları boyunca çok beğendik, çok takdir ettik, çok alkışladık...

    Ama o Fenerbahçe dün akşam San Siro Stadı'nda yoktu...

    Hem de karşısında özellikle ilk yarıda sıradan sayılabilecek bir Inter olmasına rağmen...

    Çok kötü oynadı Fenerbahçe...

    Az buz değil, gerçekten çok kötü oynadı...

    Bu bakımdan Fenerbahçeliler üzülüp dizlerini falan dövmesinler...

    Bu, hak edilmiş bir yenilgidir...

    İBRAHİM ALTINSAY: GRUPTAN ÇIKARKEN SON UYARI (RADİKAL)

    CSKA evinde PSV'-den puan alsaydı Fenerbahçe iki maç kala gruptan çıkmayı garantileyecekti. Pek de şık olacaktı. E burası Şampiyonlar Ligi... Başkasının maçına pek bakmayacaksın, puan saymayacaksın, kendi işini kendi göreceksin. Durum bir anda tersine dönebilir.

    Fenerbahçe önceki Avrupa deplasmanlarında olduğu gibi, rakibini kollayan, ilk golü yememeye çalışan ve karşı atak arayan bir havadaydı. Selçuk savunma önüne çekilince oyunu kendi alanında kabul etti Kanarya. Hızlı paslaşan Interli forvetler karşısında savunma etkisiz kaldı. İlk kez ilk golü yediler ve ilk kez yenildiler.

    Gruptan çıkmak büyük başarı... Ancak başarıyı yönetmek ona ulaşmaktan daha zor. Burayı 'sıfır noktası' sayıp yeni hedeflere yürümek gerek. Artık futbolun en ileri sorunlarının tartışıldığı bir arenada olacak Kanarya. Zico'nun, sağ kanat zayıflığına, savunmanın kolay geri kaçışına ve geçirgenliğine çözüm bulması gerek. Takım oyun içinde ivmeyi daha fazla artırabilmeli. Orta alan topu kazanmakla kalmamalı, olumlu kullanabilmeli.
    Fenerbahçe'ye teşekkürler. Bizi azla yetinmemeye iyice alıştırdılar.

    ZEKİ ÇOL: SADECE BİR MAÇ KAYBEDİLDİ UMUT ASLA (ZAMAN)

    Çoğu cılız ve kaleyi bulmayan şut denemeleri dışında, İnter'in hücum girişimleri bekleneni verememişti. Ama Fenerbahçe'de hücumda etkisizdi. Takım savunmasında gösterilen performans, hücuma dönük oyunda, özellikle de önde çoğalamamak nedeniyle, hissedilir bir verimsizliği beraberinde getirdi. Genelde topu yere indirerek ayağa kısa paslarla oynayan Fenerbahçe, uzun ortalarla rakip kaleye gitmeye kalktığında Semih'e hiç bir desteği veremedi. Özellikle Deivid'in geride kaldığı bu tür atak girişimlerinde, İnter savunması fazla zorlanmadan topu tehlike bölgesinin uzağına gönderdi. Bu eksikliğe karşın, Fenerbahçe bu yarıyı iyi oynayarak geride bıraktı.

    Evet, Moskova'da tatsız başlayan gece, Milano'da da tatsız bitti. İnter bitime bir maç kala lider koltuğunda veda etti. Fenerbahçe'de iddiasından uzaklaşmadı, sadece mola aldı. Bu maç kaybedildi ama umut asla. Üst tarafı şunun şurasında iki hafta daha beklenecek. Ve inancım o ki, iyice karışan denklemi, İstanbul'da çözüp, Fenerbahçe Şampiyonlar Ligi'nde yoluna devam edecek.

    OSMAN TANBURACI: SADECE BİR DEVRE (YENİ ŞAFAK)

    İki boyutlu Fenerbahçe'nin ilk 45'i hasarsız... İkinci yarısında Zico kararsız! İnter aheste beste... Fener'in forvetleri kanarya gibi kafeste...

    Zamanlaması bu kadar mükemmel bir adam daha yok Carlos gibi... Sol kanatta rakipler ayaklarındaki topu kullanırken Carlos'un o saliselik hamleleri var ya ömre bedel. Roberto ayağını sokuyor ve topu rakipten bir anda çalıyor, en az beş kere böyle atak kesti, pas dağıttı. Birinde İbrahimoviç'in karşısında hipnotize oldu İnter ikiledi.

    Fener'in galip gelmesi zordu zira; Selçuk, Alex, Deivid ve Semih uyudular! Fener'in gol adamları rakip kale önünde şeker gibi eridiler, oysa oyunda denge vardı, şut pozisyonları, kale dibi verkaçları, hava topları vardı. İtalyan defansı sert oyunla Fener'i sindirdi ama İtalyan takımında ilaç için tek İtalyan da yoktu! Hepsi yabancı...
     

Sayfayı Paylaş