1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

bAŞKa...

Konusu 'Aşk' forumundadır ve -araz- tarafından 29 Eylül 2012 başlatılmıştır.

  1. -araz-
    Ayyaş

    -araz- EYVALLAH... V.I.P

    Katılım:
    24 Aralık 2011
    Mesajlar:
    4.727
    Beğenileri:
    368
    Ödül Puanları:
    3.980
    Banka:
    439 ÇTL
    “her çoğul kavgada yerini buldu yaralı geçmişimiz. Unutma özürlü hafızalarımız içimize aşk oldu, dışımıza kin! Bizi küskünlükler bağladı, aşk ayırdı.”



    Bazen unutmamak yaralar insanı…

    Unutma özürlü hafızalarımızın, bize uzaktan nanik yaptığı zamanlar vardır. İnsan olmanın en ağır cezasıdır bu… ne çare ki başımıza türlü sıkıntılar açsa da o hafıza; bir türlü unutmak eylemini gerçekleştiremez. Unuttuğunuz tek şey, unutmaktır... unutmaya kıyamadıklarımızdan bahsetmiyorum.

    İstenmeyen telefon numaralarının, geçilen durak isimlerinin ve gereksiz detayların beyninizde yarattığı saçma kalabalık içinde kaybolursunuz. Sadece bunlar mıdır unutulmayanlar?



    Öyle bir hafızadır ki o hafıza, ne zaman sevdiğinizle mutlu olmaya başlarsınız, işte o anda hemen devreye girmeye başlar; sevdiğinizin geçmişi, eski sevgilileri, hataları, kusurları vs. hepsi hücum eder zihninize. Ve siz en mutlu anlarınızda bu tazyikin etkisiyle saçma sebeplerden kavgalar çıkarırsınız. Arı kovanına çomak sokmaya başlarsınız. Kendinize engel olmayı bir türlü başaramazsınız.



    Sonra bir küslük devresi yaşanır. O devre sakin geçer. Size düşünmek için zaman verir. Küçük nazlaşmaların sonrasında sizi tekrar bir araya getiren cümle “aşkım seni sevdiğim için bu kadar didikledim geçmişi, affet”dir. Affedilir. Yeniden başlanır. Bir küskünlük daha işte yeniden sizi bağlamıştır. Peki aşk neden ayırır?



    Aşk yeniden tedavüle konduğunda, unutma özürlü hafızanızı da tekrar tetiklemeye başlar… seviyorsunuz ya… aşıksınız ya… ve sonra tekrar başlar unutma özürlü hafızanızın size armağan ettiği sorularla sevdiğinize saldırmak. Sonra yine aynı sahneler, aynı konuşmalar… ama her defasında biraz daha eksilerek ve aşka azalarak…



    Bu yüzden, “her çoğul kavgada yerini buldu yaralı geçmişimiz. Unutma özürlü hafızalarımız içimize aşk oldu, dışımıza kin! Bizi küskünlükler bağladı, aşk ayırdı.”

    Kahraman Tazeoglu
     

Sayfayı Paylaş