1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Basmacı Ayaklanması

Konusu 'Dünya Tarihi' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 9 Ocak 2012 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.783
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.063 ÇTL
    Basmacı Ayaklanması

    Basmacı Ayaklanması, (Rusça: Basmaçestvo), Sovyet yönetimine karşı Orta Asya'da 1917'de başlayan ve aralıklı olarak 1931'e değin süren ayaklanma hareketi. Ruslar Basmak' ve Baskın kelimesinden yola çıkarak ayaklanmaları Basmacı Ayaklanması olarak nitelendirildi. Ancak, bu hareket Türkistan'ın genelinde Korbaşılar Hareketi olarak milli bir direniş hareketi olarak kabul edilir.

    Çarlık döneminde Türkmenistan, Başkırdistan ve Kırım'da Rus kolonizatörlere karşı saldırılar, soygunlar düzenleyen çeteler yaygındı. Bu çetelere Başkırtlar Ayyar, Türkmenler Basmacı adını veriyordu. 1917 Sovyet Devrimi'nden sonra Türkmenistan'da, Fergana Vadisinde Ruslara başkaldıran siyasal amaçlı örgütlere de Basmacı adı yakıştırıldı. Özbek ve Kazak basınında bu anlamda, Cezayir Basmacıları, Hind Basmacıları gibi, sömürge yönetimine başkaldıran, özgürlük yanlısı direnişçiler içinde kullanıldı.

    1917 Sovyet Devrimi sırasında Fergana'da Mehmet Emin Bey, Hokand'da Kiçkine Irgeş önderliğinde bağımsızlık yanlısı Basmacı çeteleri örgütlendi.Bolşevikler Şubat 1918'de Hokand'ı ele geçirip Hokand Milli Hükümeti'ne son verince Mehmet Emin Bey Margilan'a çekilip direnişini sürdürdü.

    Basmacılar 1921'de Buhara'da da örgütlendiler. Lakay aşireti reislerinden İbrahim Bey gibi Buhara emirine bağlı tutucu Basmacılar yenilik yanlısı Cedidcileri de düşmanları sayıyorlardı. Enver Paşa, Hacı Sami ve arkadaşları Türkmenistan'ı Sovyetler'e karşı ayaklandırmak için Ekim 1921'de Buhara'ya gittiklerinde İbrahim Bey, Jön Türk hareketinin önderi olarak Osmanlı padişahlarının otoritesini sarstığı ve II. Abdülhamid'in devrilmesini sağladığı gerekçesiyle Enver Paşa'yı tutsak etti. Basmacıları ikna etmeyi başaran Enver Paşa, aşiret reislerinden Devletmend'in desteğiyle örgütlediği Basmacılarla küçük başarılar kazandı; ama Ağustos 1922'de Belcivan'a (bugün Tacikistan) çekilmek zorunda kaldı ve orada Kızılordu'yla girdiği çatışmada şehit düştü. Orta Asya Türklerini bir Turan bayrağı altında birleştirme ülküsünü gerçekleştiremedi.

    Enver Paşa'nın ölümünden sonra arkadaşları Hacı Sami'nin önderliğinde Basmacıları yeniden örgütlediler. Lakay reisi İbrahim Bey'i de yardıma zorlayan Hacı Sami, sayı ve donanım bakımından üstün Kızılordu birliklerine karşı Haziran 1923'e kadar savaştıktan sonra Türkiye'den gelen arkadaşlarının tümünü yitirdi; Afganistan'a geçti. Kızılordu Türkmenistan'ı ele geçirince yakaladığı Basmacı önderlerini idam etti. Bu kez Hive Hanı Cüneyd Bey, yönetimindeki Basmacılarla 1924'te Hive'yi yeniden ele geçirdi, 1927'ye değin mücadeleyi sürdürdü.1873'ten beri Ruslara karşı direnen ve Rus uyrukluğuna geçmeyi kabul etmeyen Cüneyd Bey, 1927'de Ruslarla barış yaptı ama onların Basmacıları tutukladığını, kendisini de ele geçirmek istediklerini görünce çete savaşını 1929'a değin sürdürdü; bütün Karakum Türkmenleri ayaklandırdı. Sonra İran'a, oradan da Afganistan'a geçti. Ruslar Buhara'da Şerefeddinof adlı Kazanlı bir komünist yönetiminde özel yetkili bir mahkeme kurarak her Basmacı için bütün kabilesinin sorumlu tutulacağını bildirdiler ve bu kararlarını uygulamaya koydular. 1931'de Lakaylı Ali Bey'in yakalanmasıyla Basmacı direnişi sona erdi.

    Basmacı Ayaklanması Türkistan ulusal dernekleri, partileri; Başkırdistan, Buhara ve Hive hükümetleri üyeleri, Kırgız ve Kazak aydınları, Türkiye'den gelen subaylar, Afganlı ve Kaşgarlıların desteğiyle sürdürülmüştü. 16. yüzyıldan sonra Türkistan ve Orta Asya'da böylesine farklı grupları kapsayan ve bu denli uzun süren başka bir halk hareketi gerçekleşmemişti.
     

Sayfayı Paylaş