1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Baykal: O virajı almadan görüşmem

Konusu 'Sadece Magazin Haberleri' forumundadır ve Fonfe tarafından 17 Aralık 2009 başlatılmıştır.

  1. Fonfe

    Fonfe Katılımcı

    Katılım:
    16 Aralık 2009
    Mesajlar:
    227
    Beğenileri:
    2
    Ödül Puanları:
    630
    Banka:
    0 ÇTL
    Baykal: O virajı almadan görüşmem

    Başbakan Erdoğan'la görüşme şartını açıklayan CHP lideri Deniz Baykal, "Açılım, insana dayalı demokratikleşme yoluna girerse görüşebiliriz, ancak o viraj alınmadan buluşmanın anlamı yok" dedi.

    İSTANBUL - CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Hürriyet gazetesine açıklamalarda bulundu.
    Deniz Baykal, özetle şunları söyledi:
    "Demokratikleşmeyi, kişi hak ve özgürlüğü, kimliğe saygı, kendini özgürce tarif etme özgürlüğü diye değil, etnik temelde ayrışma sandık. Oradan viraj almadan buluşmanın anlamı yok. Ancak değişme ihtiyacı içine girerse o zaman yardımcı olabiliriz. O noktaya gelmiş değil.
    Adam yanlış yapıyor. Tehlikeli bir yola çıkmış. Çok ağır bir tablo ortaya çıkmış. Sonuna kadar devam, bedeli ne olursa olsun devam, diyor. Bedeli sen ödemiyorsun ki Türkiye ödüyor. Başbakanı bu yanlıştan vazgeçireceğiz. Bakın ne acı tablo, güvenlik güçleri büyük taciz altında. Devlete, beraberliğe karşı gösteri haline geliyor her şey. Bu doğal hak haline gelmeye başladı. Kamu otoritesi bütün önemini kaybediyor.
    Demokratikleşmeden vazgeçelim demiyorum. İnsan hakları açısından dünyanın en demokratik ülkesinde ne varsa onu yapmaya hazırım. Öncelik insana, cemaate, etnik kimliğe değil. Anayasa etnik kimliği göre yazılamaz, vatandaşa, insana göre yazılır.
    Karşı çıkmamız riskli bir işti; ama yanlış olduğuna inandığımız için karşı çıktık, rant için değil. Anaların gözyaşı dinmesin diye değil, Türkiye’nin paramparça olacağını görmedikleri için karşı çıktık. Araştırma kuruluşları da o günlerde bizim oy kaybettiğimizi açıklıyorlardı. Karşı çıkışımızda rant beklentisi değil, yanlışlık temeldi.
    Siyaset, artık şiddetle bağını kesin koparmanın zorunlu olduğunu görecek. Demokrasilerde şiddet meşrulaştırılmaz, şiddete prim verilemez. Bundan sonra siyaset yapan herkes nereden gelirse gelsin şiddet karşısında inandırıcı tavır almalı. Bu olursa Türkiye rahatlar.
    Burada Tayyip Bey’in çok ağır vebali var. Şimdi kızıyorlar, hainlik noktasına yaklaştı diye. 40 yıllık siyasi hayatımda bir kişiye bile hain demedim. Şimdi diyorum. Bunu hakaret, küfür diye söylemiyorum, samimiyetle söylüyorum.
    Türkiye’yi bölüyorsunuz dedim. Bu ihanet demek. Türkiye bölünüyor mu? İşte herkes konuşuyor; paranoya olmaktan çıktı, herkes bölünmekte olunduğunu görüyor. Bunun bu iktidarla alakası yok mu? Bölücülük hainlik değil mi?”


    ntvmsnbc
     

Sayfayı Paylaş