1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Bebek Dilinin Türkçe’deki İzleri

Konusu 'Dilimizi Doğru Kullanalım' forumundadır ve wien06 tarafından 12 Temmuz 2009 başlatılmıştır.

  1. wien06

    wien06 V.I.P V.I.P

    Katılım:
    30 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    6.117
    Beğenileri:
    148
    Ödül Puanları:
    4.480
    Meslek:
    Serbest
    Yer:
    Viyana
    Banka:
    292 ÇTL
    Sürekli ilgimi çekmiştir; akrabalık adlarının ikilemeleri, kökenlerinin belirsizliği en önemlisi de öbür dillerle birbiri arasında çok yakın benzerliğinin oluşu…

    baba, bebe, bibi, dede, keke, nene, ana, ata, aba, aga, eçe, eçi, çiçi…

    Bu sözcüklerin eki, kökü yok. Başlı başlarına birer kök sözcükler. Bu kökleri oluşturanlar ise “bebekler”. Bebekleriñ ağzıñdan çıkan ilk sözcükler nasıl olmuşda büyüklerince de taplanmış (kabūl edilmiş), çok ilginç doğrusu.
    Bu sözcüklere öbür uluslarda da denk gelebilirsiniñiz ançıp (ama) kimse kimseden alıntı yapmamıştır.

    Almanca > mama (ana) , papa (baba) , neun (nene)
    Arnavutça > mamaja (ana) , babai (baba) , nëntë (nene)
    Fransızca > mére (ana) , pére (baba) , neuf (nene)
    İngilizce > mam, mama (ana) , papa (baba) , nana (nene)
    Eskimo dillerinde > aana, nana (ana) , aata (ata)
    Eskimo dillerindeki benzerlik ilgi çekicidir. Ha buradan, Türk kökenli sonucuna varmayın sakın.


    Türkçede, genelde birinci dereceden akraba adlarıñda bebek dili epeyce egemen durumda. “Görümce, kayınço, kayınbaba, kayınana, kayınata” gibi sözcükleri ise büyükler geliştirmiş. E bebek ne ânlasıñ bu tür kavramları, bilse oñlara da karşılık bulurdu; bundan kuşkum yok. Öbür dillerde bu egemenlikten söz etme durumu pek yok. Geñeli, büyükleriñ geliştirdiği sözcükleri kullanıyor.

    Bunların yanında “meme” sözcüğü var.
    İngilizcede “mamma” diye geçiyor. Estonyaca’da “même” deniyor.
    “Kaka” sözcüğü de evrensel sayılabilir; Farsça kak, Yunanca kaká, Ermenici kak, Latince caca, Fransızca caca.

    Genel olarak şu yargıya ulaşılabilir; tek seslemi yineleyerek sözcük oluşturmak.
    Yukarıda anlatıklarımıza ek olarak; “cici, bıcı bıcı, ınga, dehdeh, pipi, gugu (kuş), popo, agu gugu, ninni, çiş” gibi sözcükler de var. “Inga” sözcüğünde genizcil n (n) sesinin olması da ayrı bir güzellik.

    Gökbey ULUÇ
    KAYNAK: türkcesivarken.com
     
  2. Mavi Gül
    Avare

    Mavi Gül ѕση_¢ıqℓıк Özel üye

    Katılım:
    3 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    4.647
    Beğenileri:
    375
    Ödül Puanları:
    3.730
    Yer:
    Misafir Sevmez
    Banka:
    677 ÇTL
    :D güzel bir araştırma olmuş dikkatleri pek bebekler üzerinde yoğunlaştırmayan küçük ayrıntılar :)
     
  3. wien06

    wien06 V.I.P V.I.P

    Katılım:
    30 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    6.117
    Beğenileri:
    148
    Ödül Puanları:
    4.480
    Meslek:
    Serbest
    Yer:
    Viyana
    Banka:
    292 ÇTL
    Insallah bu gidisle onlarin Dilinide bozmayiz:D
     
  4. Mavi Gül
    Avare

    Mavi Gül ѕση_¢ıqℓıк Özel üye

    Katılım:
    3 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    4.647
    Beğenileri:
    375
    Ödül Puanları:
    3.730
    Yer:
    Misafir Sevmez
    Banka:
    677 ÇTL
    Biraz bozuyoruz aslında baba yerine peder diyerek mesela :D
     

Sayfayı Paylaş