1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

BEKÂRLIK ve EVLİLİK

Konusu 'Genel Dini Konular' forumundadır ve Mavi Gül tarafından 2 Haziran 2009 başlatılmıştır.

  1. Mavi Gül
    Avare

    Mavi Gül ѕση_¢ıqℓıк Özel üye

    Katılım:
    3 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    4.647
    Beğenileri:
    375
    Ödül Puanları:
    3.730
    Yer:
    Misafir Sevmez
    Banka:
    677 ÇTL
    Bazı din ve mezhebler, Allah'a ibâdet için evliliği terketmeyi, kadınlardan uzak durmayı tavsiye etmiş veya gerekli görmüşlerdir. Halbuki İslâm evliliği teşvik etmiş, kendini ibâdete vermek maksadıyle de olsa evlenmeden kaçınmayı hoş görmemiştir. Sahabeden bazılarının böyle bir temayül göstermeleri üzerine «Ey imân edenler! Allah'ın size helâl kıldığı temiz şeyleri haram kılmayın, hududu da aşmayın; doğrusu Allah aşırı gidenleri sevmez» (el-Mâide, 5/ 87) âyeti nazil olmuştur.
    Gene böyle bir temayül karşısında Rasûl-i Ekrem (s.a.v.): «Sünnetimi terkeden benden değildir.» (Buhâri, K. el-Nikâh. 1; Müslim, K. en-Nikâh, 1.) buyurmuştur.

    Fıkıh bilginleri, «evlenmediği takdirde zinaya düşmekten korkan, evlenmeye de kudreti olan kimsenin evlenmesi farz, ibâdete kendini vermek için bekâr kalmaktan ise evlenmek daha evlâdır» hükmünü benimsemişler; ancak evlendiği takdirde evlilik hukukuna riâyet edemiyeceğinden korkan veya bunu bilen kimse için nikâhın mekruh ve memnû olduğunu ifâde etmişlerdir.

    (İbnu'l-Humâm, Fethu'l-Kadir (Nikâh bahsinin girişi). C. II. s. 339 vd.; H. Karaman, Mukayeseli İslâm Hukuku, s. 276.)
     

Sayfayı Paylaş