1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Bel fıtığı hastalığının tedavisinde uygulanan Kapalı Ameliyat Nedir

Konusu 'Genel Sağlık Bilgileri' forumundadır ve Suskun tarafından 6 Mayıs 2011 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Bel fıtığı hastalığının tedavisinde uygulanan kapalı ameliyat

    Çağımızın en önemli sağlık sorunlarından bel fıtığının artık sorun olmaktan çıktığını söyleyen beyin ve sinir cerrahisi uzmanı Dr. Hikmet Uluğ: Yaklaşık 4 milim çapında bir endoskopla kapalı bel fıtığı ameliyatı yapılıyor ve hastalar aynı gün taburcu edilebiliyor.



    Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Mehmet Hikmet Uluğ; yaşam kalitesini düşüren, iş gücünü azaltan ve çekilmez boyutta ağrılara neden olan bel fıtığı hastalığının tedavisinde uygulanan kapalı ameliyat yöntemiyle ilgili soruları cevapladı:

    Artık birçok alanda kullanılan kapalı yani endoskopik ameliyat yöntemi, bel fıtığında da uygulanabiliyor mu?
    Evet; bel fıtığı hastalığında uygulanan Kapalı Endoskopik Bel Fıtığı Ameliyatına (KEBFA), aynı zamanda artroskopik bel fıtığı ameliyatı adı da verilmektedir. Ameliyat prensipleri, diz artoskopisiyle aynıdır. KEBFA, bel fıtığı nedeniyle ameliyat olması gereken tüm hastalara uygulanabilir.

    DÜNYADA YAYGIN!
    Yaygın olarak uygulanan bir yöntem mi?

    Bu ameliyat, dünyada yaygınlık kazanmıştır. ABD, Kore ve Almanya bu tekniğin ilk olarak uygulandığı ve geliştirildiği ülkelerdir. Ancak Türkiye'de henüz yaygınlaştığı ve bilindiği söylenemez.

    Uygulanabilmesi için ne gibi şartlar gerekir?
    Ameliyatın uygulanabilmesi için özel endoskopik cerrahi aletler ve uygulayacak cerrahın uluslararası sertifika sahibi olması gereklidir.

    KAMERA FITIĞI GÖRÜYOR!
    Bel fıtığında laparaskopik yöntem nasıl uygulanıyor?

    Ameliyat iki farklı teknikle yapılmaktadır. Sadece girişim yeri açısından farkı olan iki ayrı teknik vardır. Posterior interlaminar girişimde bel bölgesinin tam ortasından; posterolateral transforaminal girişimde ise bel bölgesinin yan tarafından cilt kesisi yapılır. İki tekniğin ana farkı; girişim yerleri ve girişim sırasında endoskobun geçtiği vücut alanlarıdır. Her iki teknikte de yarım santimlik bir cilt kesisi yapılır. Bu kesiden radyolojik kontrol altında 4 mm çapındaki endoskop, fıtıklaşmış bölgeye sokulur. Ardından sisteme endoskopi ünitesi bağlanır. Endoskopun içinden tıpkı diz artroskopisinde olduğu gibi sürekli fizyolojik serum verilir ve verilen serum, ameliyat alanının net görülmesini sağlayarak dışarı çıkar. Endoskopun içinde girilen bölgeyi aydınlatan bir ışık kaynağı, bir kamera ve içinden aletlerin geçmesini sağlayan bir kanal vardır.

    Kameranın nasıl bir katkısı oluyor?
    Cerrah, endoskobun içindeki kamera aracılığıyla ekrandan omuriliği, sinirleri ve fıtıklaşmış diski görerek fıtıklaşmış diski özel aletlerle çıkartır. Diskin tümü bozulmamışsa, sadece fıtıklaşmış ve bozulmuş bölüm çıkartılır. Kalan bölüm ise özel radyofrekans aletiyle yakılarak sağlamlaştırılır. Böylece kalan diskin fonksiyonlarının devam etmesi sağlanmış olur.

    AVANTAJLARI
    Aynı gün taburcu:

    Ameliyat 0.5 santimlik bir kesiden yapılır. Kas ve kemik dokularda herhangi bir uygulama yapılmadığı için ameliyat sonrası erken dönemde bel ağrısı yoktur ve hasta aynı gün taburcu olabilir.

    Kısa sürede iyileşme:
    Ameliyat sonrası iyileşme dönemi çok kısadır.

    Bel ağrıları olmaz:
    Mikrocerrahi ameliyatlarında, kemik ve bağ dokusunun çıkartıldığı alanlarda, kasların omurilik zarına yapışması sonucu ortaya çıkan ameliyat sonrası kronik bel ağrıları görülmez.

    Lokal anestezi yeterli:
    Yandan yapılan girişim (posterolateral transforaminal) hasta arzu ederse lokal anestezi ile yapılabilir.

    Son derece emniyetli:
    Mikrocerrahi sonrası nükseden hastalarda emniyetle uygulanabilir.

    Hastalığa bakmaz:
    Diyabet ve hipertansiyon gibi yandaş hastalığı olan yaşlılarda ameliyat sonrası iyileşme süresi de kısadır.

    DEZAVANTAJLARI
    Her cerrah yapamaz:

    Deneyimli ve gerekli eğitimlerden geçerek sertifika almış cerrahlar tarafından yapılabilir.

    Teknoloji ve ekipman şart:
    Ameliyat için pahalı ve yüksek teknoloji gerektiren ekipmanların kullanılması gereklidir.

    Kanal darlığı olana uygulanamaz:
    Bel fıtığının yanı sıra kanal darlığı ya da omur kayması olan hastalarda uygulanamaz.

    SIK SORULAN SORULAR
    Endoskopik ameliyat her hastaya uygulanabilir mi?

    Hastanın bel fıtığı olması şartıyla her hastaya uygulanabilir. Sadece omur kayması nedeniyle vida ve plaklayla dolaşan ya da kanal genişletme ameliyatı gerektiren hastalara uygulanmaz.

    Neden iki farklı teknik kullanılmaktadır?
    Belin yan tarafından girişimle uygulanan transforaminal teknik, yaygın olarak kullanılır. Ancak kalça kemiğinin normalden yukarıda olduğu hastalarda özellikle L5-S1 mesafesi için transforaminal yolu kullanmak olanaksız olabilir. Bu durumda belin ortasından kesiyle interlaminar teknik kullanılır.

    İki teknik arasında ne fark vardır?
    Girişim yeri dışında transforaminal teknik arzu eden hastalarda ya da kalp, böbrek hastalıkları gibi nedenlerle anestezi alması sakıncalı hastalarda lokal anestezi ile uygulanabilir. İnterlamnar teknik ise sadece genel anestezi altında uygulanabilir.

    HASTALIK TEKRARLAMAZ RİSKİ DE AZDIR!
    Endoskopik ameliyatlardan sonra hastanede yatış süresi ne kadardır?

    Hastaların aksine bir arzusu yoksa ameliyattan sonra dördüncü saatte taburcu olabilirler.

    Bel fıtığı nükseden hastalarda uygulanabilir mi?

    Bel fıtığı ameliyatı dünyada üç farklı yöntemle uygulanmaktadır. Açık cerrahi, mikrocerrahi/ mikroendoskopik cerrahi ve tam kapalı endoskopik cerrahi... Diğer yöntemlerde nükseden hastalarda, yeni ameliyatta komplikasyon oluşma riski, endoskopik ameliyatlara göre daha yüksektir. Bu nedenle endoskopik ameliyatta nüks gelişse bile ikinci ameliyatın komplikasyon riski yok denecek kadar azdır. Ayrıca mikrocerrahi ya da açık cerrahi sonrası nüks eden hastalarda da endoskopik girişim güvenle uygulanabilir.

    FITIK OLMAK İSTEMEYEN BUNLARA DİKKAT ETSİN!
    1- Vücudumuzun yükünü sadece omurgamız taşımaz. Karın kaslarımız ile tüm sırt ve belimizde omurga boyunca uzanan kaslarımızın fonksiyonu da büyük önem taşır. Hareketsiz yaşam, düzenli egzersiz yapmama gibi durumlarda kaslar yeterince güçlü olmadığı için, kasların taşıması gereken vücut ağırlığı da omurga üzerine dolayısıyla disklerin üzerine binerek fıtıklaşmalarına neden olur.

    2- Aşırı kilo bel fıtığının en sık nedenidir. Vücudumuzun ağırlığını omurgamız taşır. Omurganın esnekliğini sağlayan ve bir tür destek yastığı olarak hizmet eden disklerin aşırı baskıya maruz kalması deforme olmasına, şeklinin bozulmasına yol açar. Normal şeklini kaybederek dışarıya doğru kabaran, fıtıklaşan disk, baskı yaptığı sinirin fonksiyonlarını etkileyerek değişik bulgulara neden olur.

    3- Yapılan araştırmalar, sigaranın diskleri etkilediğini gösterdi.

    4- Günlük yaşantımızda farkında olmadan yük kaldırma, nesneleri itme, çekme gibi yaptığımız bir dizi harekette, omurgalara dikkat etmek gerekiyor.

    KAPALI ENDOSKOPİK YÖNTEM HERKESE UYGUN!

    Hangi hastalara uygulanabilir?


    KEBFA, bel fıtığı nedeniyle ameliyat olması gereken tüm hastalara uygulanabilir. Ancak bel fıtığının yanı sıra hastada bel omurlarının kayması, kanal darlığı gibi ilave durumlar varsa ve bunların da düzeltilmesi gerekiyorsa; o zaman KEBFA yerine mikrocerrahi yapılması gereklidir.

    GÜVENLE UYGULANIR
    Her yaş grubuna uygulanabilir. Özellikle yaşlı ve diyabet ile hipertansiyon gibi yandaş hastalığı olan hastalarda, ameliyat sonrası iyileşme süresinin çok kısa olması büyük avantaj sağlamaktadır.

    Mikrocerrahinin başarıyla uygulandığı ancak daha sonra tekrarlayan hastalarda, mikrocerrahi ile yapılan ikinci ameliyatlarda, ameliyat bölgesindeki yapışıklıklar nedeniyle komplikasyon riski yüksektir. Hangi teknikle olursa olsun rahatsızlığı tekrarlayan hastalarda güvenle uygulanabilir.
     

Sayfayı Paylaş