1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

BELGE , İMZA VE El YAZILARININ İNCELENMESİ

Konusu 'Hukuk Köşesi' forumundadır ve Suskun tarafından 1 Kasım 2010 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    BELGE , İMZA VE El YAZILARININ İNCELENMESİ



    Belge yazı ve imza incelemeleri , gerek hukuk ve ceza davalarında gerekse kamu hayatının ve özel hayatın çeşitli kesimlerinde vazgeçilemez bir bilim ve uzmanlık alanıdır. Zira yazı, imza ve belge incelemeleri sadece sahtecilik ya da imza inkarı konularında değil, ceza hukukunu ilgilendiren çok çeşitli alanlarda, örneğin tehdit ya da şantaj mektuplarında yazıdan kimlik belirlenmesinde ve hatta adam öldürme veya ırza geçme olaylarında yerdeki bir yazı parçasından veya duvara ve bazen de mağdurun vücuduna yazılmış bir yazıdan suçlunun kimliğine ulaşmakta adli birimlere yardımcı olmaktadır.
    Özel ve teknik bilgi gerektiren yazı ya da imza incelemeleri konusunda Ceza Usul Kanunu md.85.ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu md.309 ve devamı gereği bilirkişiye başvurulması gerekmektedir. Bu konudaki resmi bilirkişilik görevi ise kuruluş kanunları gereğince Adli Tıp Kurumu, Kriminal Polis ve Jandarma Laboratuvarları ve Üniversitelerin ilgili birimlerine aittir.
    El yazısı ya da imza incelemesi, büyük bir bilgi birikimi, deneyim, zaman ve titizlik gerektiren bir uzmanlık dalıdır. Zira el yazısı ve imza kan, kıl, ya da parmak izi gibi fiziki delillerden olup sahibinin kimliğinin belirlenmesinde yardımcı olmaktadır. Standartlara uygun, doğru ve güvenilir bir inceleme sonucunda bir sahtekarlık olayının aydınlatılması veya en azından bir imza ya da yazının aynı kişiye ait olup olmadığının belirlenmesi mümkün olabilmektedir. Bununla birlikte yazı ve imza incelemeleri ülkemizde sanıldığı kadar basit ve kolayca başarılabilen, tahmine dayalı bir çalışma alanı ya da ‘zenaat’ değildir1
    Zira her kişinin kendisine özgü ve karakteristik unsurlar taşıyan bir el yazısı vardır. Ancak bu yazı ve imza, kan, kıl ya da parmak izi gibi, tek ve benzemez olmadığı gibi değişmez ve değiştirilemez bir materyal de değildir.Yapılan çalışmalar göstermiştir ki, el yazıları okul, öğretmen, aile, millet , öğrenildiği yer ve zaman gibi çok çeşitli nedenlerle birbirine benzeyebilmekte ve hatta insanlar bazen kendi yazılarını dahi benzeri yazılar arasından ayırmakta zorlanmaktadırlar 2,3.
    Yine aynı şekilde kişinin el yazısı pek çok faktöre bağlı olarak değişebilmektedir. Yazı vasıtaları, yazıyı yazarken kişinin içinde bulunduğu fiziki, çevresel ve emosyonel şartlar (örneğin korku, heyecan, ağrı, yorgunluk ,oturarak ya da ayakta yazmak, hareket halindeki bir vasıtada yazmak, dar ya da pürüzlü bir zeminde yazmak, çeşitli bedensel ya da ruhsal hastalık, sakatlık veya yaralanmalar, ilaç ya da alkol kullanımı, karanlık ortam veya görme bozukluğu) yazıyı etkileyen ve değiştiren nedenlerdir4,5. Ayrıca zaman içerisinde de yazı ve tabii ki imza pek çok nedenle önemli ölçüde değişebilmektedir. Kaldı ki insan bir makine olmadığı için bir çizgiyi dahi iki kere aynen tekrarlayabilmesi mümkün değildir.
    Bu rastlantısal değişimlerin yanı sıra bazen de kişiler sonradan inkar etmek niyetiyle ve kimliklerinin anlaşılmasını engelleyecek ya da zorlaştıracak şekilde yazı ya da imza özelliklerini değiştirmeye çalışmaktadır. Enstitümüzde ve yurt dışında yapılan araştırmalar kişilerin yazı ya da imzalarını yanıltıcı olabilecek ölçülerde değiştirebildiğini ortaya koymuştur.
    Şu halde bu kadar önemli ve yanılma payı yüksek bir konuda bilimsel temellere dayalı çalışma yapmak ve mutlaka bu konuda kabul edilmiş bulunan Uluslar arası kriterler doğrultusunda bir standardizasyona gitmek gerekmektedir.

    I. EL YAZISI İNCELEMELERİNDE STANDARDİZASYON ESASLARI:

    1.Mukayese yazısı standartları:

    Şüpheli yazı ile mukayeseye uygun ya da elverişli yazı standartları sadece materyalin doğru değerlendirilmesi için değil, aynı zamanda bulguların veya düşüncelerin kesinlik derecesinin belirlenebilmesi için de esas oluşturmaktadır.
    Örnek el yazısı standartları, şüpheli yazı ile mukayese için elverişli ve yeterli miktarda yazıdan ibarettir.
    Esasen mukayese için elverişli örnek (bilinen) yazı miktarı incelemecinin elindeki yazının nitelik ve miktarına bağlı değildir. Şüpheli yazı bir cümle ya da daha az miktarda bir materyalden ibaret olsa dahi kişinin yazı alışkanlıklarının görülebilmesi ve karşılaştırılabilmesi için çok miktarda örneğe ihtiyaç vardır.
    Mukayese için elverişli yazı materyali , şüpheli yazıya yakın şartlarda ve yazıldığı tipe mümkün olduğu kadar uygun olarak hazırlanmalıdır. Yani büyük harfle yazılmışsa büyük harf, küçük harfle yazılmışsa küçük harf , rakamlar varsa rakamlar yazdırılmalı ya da toplanmalıdır.

    2.Örnek yazdırma ve toplama standartları:

    Belirli bir şüpheli yani inceleme konusu yazı ile mukayese için örnek yazdırma esaslarını sübjektif olarak belirlemek mümkündür.
    Örneğin; yurt dışında bazı incelemeciler bir el yazısı standart formu kullanmaktadırlar. Bu formun özelliği alfabenin bütün harflerini ve harf bağlantılarını ve rakamları ihtiva etmesidir. Ayrıca bulunulan ülkeye ait ve çok kullanılan bazı yer ve şahıs isimlerine de formda yer verilmektedir. Ayrıca iki kısımdan oluşan bu formun birinci kısmında yazı örneği alınacak şüpheli kişiye ait bütün şahsi bilgiler de bulunmaktadır. Böyle bir form yeterli ve elverişli mukayese materyali alabilmek konusunda belge incelemeciler arasında standardizasyon sağlanması için bir başlangıç gayreti sayılabilir. Ancak bu formun yarar sağlayabilmesi için içeriğinin tam ve kusursuz bir biçimde oluşturulması gerekir ki bunun için uzun çalışmalara ihtiyaç vardır.
    Yine de her olayda mukayese için yeterli ve elverişli materyal sağlanabilmesi böyle bir standart formla mümkün olamamaktadır. Şüphesiz ki bu form incelemecinin işini azaltacaktır. Ancak tecrübeli incelemeciler bu standart forma ilave olarak yazı örneği yazdırmayı da gerekli görmektedirler. Bu ilave yazılar şüpheli yazı ile aynı içerikte olmalı, yani aynı kelimeleri kapsamalı ve aynı vasıtalar yani kağıt, kalem, kullanılarak yazdırılmalıdır.
    Örnekler alınırken kişi sakin bir odaya alınmalı, mümkün olduğunca rahat ve huzurlu bir biçimde yazı yazdırılmalı, yazılacak metin hiçbir zaman yazısı alınacak kişiye gösterilmemeli (yani önüne koyup yazması istenmemeli) dir. Çünkü bu taktirde kişi bu yazıdaki özellikleri görecek ve örnek yazısını ona göre farklı bir şekilde yazacaktır.
    Örnekler bilgi sahibi bir gözlemcinin , hatta bir uzmanın gözetiminde yazdırılmalıdır. Gözlemci şayet bir değiştirme gayreti görecek olursa yazıyı tekrarlatmalıdır . Çünkü kişi ilk başlarda yazısını bilinçli olarak değiştirebilir fakat birkaç defa yazdırıldığı taktirde aynı değişikliği yapabilmesi olanaksızdır. Ayrıca yazı kişinin başarılı bir değiştirme yapamıyacağı kadar uzun olmalıdır . (Genellikle 100-150 kelimelik bir metin yeterli olmaktadır). Çünkü yazı yazmak, aynen yürüme ya da yüzme gibi beyin tarafından spontan olarak yapılan bir faaliyettir. Bu nedenle de kontrollü bir değiştirme yapan kişi .bir müddet sonra yorula kişi yine normal olağan yazısını yazmaya başlayacaktır.
    Ayrıca kişinin günlük hayatında mevcut yazı örneklerinin de (not defteri, hatıra defteri, mektup, iş yazışmaları v.s.) toplanması gereklidir. Bu taktirde örnek yazıların şüpheli yazı ile mümkün olduğu kadar yakın tarihli olmasına da dikkat etmek gerekir.
    Böylece kişinin yazısındaki normal ve rastlantısal çeşitliliği başka bir deyişle yazının tekrarlanabilirliğini görmek ve ayırıcı özelliklerini saptamak mümkün olabilir ki ancak bundan sonra karşılaştırma işlemine geçilebilir.

    3. Karşılaştırma ve inceleme esasları :
    El yazısı incelemesi iki yazı (şüpheli ve örnek) arasındaki benzeyen ve benzemeyen unsurların (eğim, ölçü, harf şekilleri, genel form, düzenleniş, üslup özellikleri gibi) saptanması esasına dayanmakta olup bu unsurlar eşit ağırlıkta olduğu ya da benzerliklerin bulunduğu bir yazıda az da olsa farklılıkların da olması halinde bunların izahı yapılır. Bu farklılıklar zaman yazı şartları, kişiye ait koşullar gibi nedenlerden kaynaklanabilir. Bunların mantıki ve bilimsel bir açıklaması yapılamıyorsa kasıtlı değiştirme ihtimalini düşünmek gerekir. Yoksa farklı kişilere ait olduğunu düşünmek gerekir.
    Bütün olasıllıkları düşünüp cevabını bulmadan bir incelemeyi sonuçlandıran bir incelemeci hata yapmaya mahkumdur. Bu nedenle yazı ve imza incelemelerinde yapılabilecek en büyük yanlış etraflıca düşünüp değerlendirmeden acele karar vermektir.

    4. Karşılaştırma ve rapor yazma standartları:
    Yazı incelemelerinde örneklerin miktar ya da kalite olarak elverişli olmaması nedeniyle sonuca varılamıyorsa bunun raporda belirtilmesi gerekir. Örneğin fotokopi üzerinden inceleme yapmak doğru değildir. Çünkü fotokopide harflerin ya da çizgilerin başlangıç ve bitiş noktalarını, hareket yönünü , baskı özeliklerini ve kullanılan kalem ve kağıda ait özellikleri (aynı kalem ve mürekkep olup olmadığı, ekleme , silinti, kazıntı yapılıp yapılmadığı gibi) göremeyiz. Bu nedenle belgenin aslı üzerinden çalışmak gerekir. Ancak belge aslına ulaşamadığımız hallerde ve kaliteli ilk fotokopi üzerinden çalışılabilir. Fotokopinin fotokopisi kullanılmamalıdır. Fotokopi üzerinden çalışıldığının da raporda belirtilmesi gerekir.
    Örnekler sayıca yetersiz veya tarih bakımından uygun değilse bunların tamamlanması ya da değiştirilmesi istenmelidir. Uygun olmayan örneklerle hatasız sonuç vermek imkansızdır. Ayrıca örneğin yazıda veya örneklerde bir değiştirme gayreti seziliyorsa bunun da belirtilmesi ve yeni örnek istenmesi şarttır.
    İncelemeci bütün şartlar ideal olduğu halde yine de sonuca varamıyorsa bu hususu belirtmekle yetinmeli , mutlaka sonuç çıkartma gayretine düşmemelidir.


    II. İMZA İNCELEMELERİNDE STANDARDİZASYON ESASLARI:.

    1– İncelemeye esas alınacak imza örnekleri

    İmza incelemelerinde karşılaşılan güçlüklerden biri de karşılaştırmaya esas alınacak örneklerin (mukayese materyali) nitelik ve niceliğinden kaynaklanmaktadır. Mahkemelerden gönderilen mukayese materyali genellikle ya sayıca az ya da karşılaştırmaya elverişsiz olmaktadır. Yazı ve imza incelemelerinde örneklerin yeterli sayıda ve inceleme için elverişli nitelikte olması isabetli bilirkişi kanaatinin oluşumunu sağlayan en önemli etkendir.

    1. Örnek imzalar sayıca ne kadar çok ise mukayese o kadar başarılı ve sağlıklı olur. Zira kişiye ait karakteristik unsurların belirlenebilmesi için o kişinin çok sayıda imza örneğinin incelenmesi gerekir. Bir veya iki imza ile karara varmak hem zor hem de doğru değildir. Bir kişinin ancak çok sayıda imzasında tekrarlandığı görülen özelliklerin o kişiye ait olduğu söylenebilir. Bunların dışında kalanların ise tesadüfi olma olasılığı çok yüksektir. ‘Çok sayıda imza’ deyiminden tatbikatta anlaşıldığı gibi, kişinin aynı anda, örneğin mahkeme huzurunda ‘istiktab’ yaptırılmasında olduğu üzere, ardarda atılmış çok sayıda imzaları değil, çeşitli zamanlarda, çeşitli yerlerde ve farklı sebeplerle atmış olduğu samimi (olağan) imzaları anlaşılmalıdır. Zira doğal varyasyon ancak bu imzalarda görülebilir. Yoksa ardarda atılmış imzalar ne kadar çok sayıda olursa olsun , aynı imza formunun bir tekrarı olmaktan fazla bir değere sahip değildir5 ve bunların gösterebilecekleri özellikler itibariyle tek bir imza olarak kabulü gerekir. Bu bakımdan genel ve yaygın inancın aksine imzanın oturarak ya da ayakta alınmasının da fazla bir önemi yoktur. Çünkü yazı ve dolayısıyla imza ele ait değil beyin tarafından idare olunan bir faaliyettir.

    2. İmzanın gerek doğal varyasyonu gerekse değişimine yol açabilen, yer,vasıtalar, fiziki ve mental sebepler ve zaman gibi , şartlar nedeniyle kişiye ait karakteristik unsurların belirlenebilmesi için o kişinin şüpheli imza ile benzer şartlarda atılmış imzalarının incelenmesi gerekir. Örneğin; pul üzerine atılmış bir imza incelecekse kişinin pul üzerine atmış olduğu samimi imzaları örnek alınmalıdır. Ayrıca imzanın bilinçli olarak değiştirilebilmesi ihtimaline karşı da samimi imza örnekleri gereklidir. Kişilerin sonradan inkar edebilmek için ya da kimliklerini saklamak amacıyla belge imzalarken veya örnek alınması sırasında değiştirerek imza attıkları uygulamada oldukça sık görülmektedir. Araştırmalar imza değiştirme konusunda kişilerin hayli başarılı olduklarını da ortaya koymuştur6 . Özellikle imzanın başlangıcı ve baş harfi, hızı, eğim ve ölçüsü (uzunluk/yükseklik) değiştirilmektedir 7.

    3. Araştırmalar imzanın zaman içerisinde sahibinin de fark edemediği doğal bir değişime uğradığını göstermiştir. İmza zaman geçtikçe olgunlaşır ve teferruat kaybolur, yerine yeni eklemeler oluşur ve boyutları değişir8. Yapılan çalışmalar 5 yıllık bir zaman dilimi içerisinde aynı kişiye ait imzaların % 44 ünde imzanın iç harflerinin, % 16 sının son harfinin, % 12 sinin ise ilk harfinin değiştiğini göstermiştir. Bu değişimler harf ekleme veya harflerin şekil veya karakteristiğinin değişmesi (örneğin grama, yani harf dışında bir işaret halini alması) şeklinde görülmektedir9. .Bu nedenle örnek imzaların şüpheli imza ile mümkün olduğu kadar yakın tarihte atılmış olması şarttır10.Buradaki zaman aralığı azami beş yıldır. Beş yıldan daha eski imza örneklerinin mukayeseye esas alınması doğru değildir.

    4. Özellikle imza incelemelerinde dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta da gerek şüpheli gerekse örnek imzaların fotokopi olmamasıdır. Ancak, imzayı ihtiva eden belgenin aslına ulaşmak mümkün olmadığı taktirde kaliteli bir fotokopi üzerinden karşılaştırma yapılabili12 . Bu da ancak orijinal belgeden doğrudan çekilecek fotokopi olabilir. Fotokopinin fotokopisi asla kullanılmamalıdır. Zira fotokopi üzerinden yapılacak incelemeler çoğu olayda kişisel harf formlarını, harfler arasındaki bağlantıları ve genel görünümü gösterebilir. Fakat, basınç,hız,kalem kaldırma, yazı vasıtasının pozisyonu , çizgilerin başlangıç ve bitiş noktası ve gidiş yönü ve diğer önemli delilleri tesbit edebilmek mümkün değildir11.

    İncelemelerde kullanılan örnekler iki şekilde temin edilir. Kişinin evvelce mevcut ,samimi ,imza örneklerinin toplanması ve imza örneği alınması (istiktap).

    1. İimza örneği toplama usulü:
    Bu imzalar kişinin günlük hayatında çeşitli vesilelerle ve çeşitli belgeler üzerine atmış olduğu imzalarıdır. Vekaletname, vasiyetname,banka imza kartonları, trafik tescil dosyaları, tapu senetleri, seçim defterleri, iş veya özel mektuplar, sözleşme veya taahhütname ya da çek, senet gibi kambiyo evrakı üzerindeki imzalar karşılaştırmaya esas imza örneği olarak kabul edilebilir imzalardır. Samimi imza örneklerinin bazı avantajları ve dezavantajları mevcuttur. Bunlar tabii şartlar altında atıldıkları için doğal imzalardır ve değiştirme ihtimali mevcut değildir. Ayrıca zaman itibariyle şüpheli imzaya yakın ya da aynı tarihlidir. Buna mukabil kim tarafından atıldıkları şüphelidir ve atıldıkları andaki şarlar (hastalık,korku,tehdit, karanlık v.s.) bilinmeyebilir13..Yine de alınan imza örneklerine göre daha güvenilir olup tercih edilmelidir14.

    2. İmza örneği alma usulü : İkinci grup imza örnekleri ise şüpheli kişi ya da kişilere bir uzman ya da yetkili makam huzurunda attırılan (istiktap) imzalarıdır. Bu yöntemin avantajı bir şahit huzurunda alındığı için kimlik konusunda tereddüte yer olmaması ve şüpheli imza ile aynı yazı vasıtaları ve aynı biçimde alınabilmesinin mümkün olmasıdır. Ancak bu imzalar şüpheli imza ile çağdaş olmayacaktır ve ayrıca imza değiştirme tehlkesi ve kişinin heyecana kapılması nedeniyle imzasının deforme olması ihtimali söz konusudur. Bu nedenle imza örneği alınırken belli bir prosedüre uyulması ve ehliyetsiz kişiler tarafından örnek alınmaması şarttır14,15. Şöyle ki;
    Öncelikle, imzası alınacak kişilerin kimliğinin tesbit edilmesi gerekir. Kimlik tesbiti nüfus cüzdanı, sürücü belgesi, pasaport gibi resmi,tasdikli ve fotoğraflı bir kimlik belgesi ile yapılmalıdır.
    Daha sonra imza örneği alınacak kişi sessiz bir odaya alınarak rahat bir biçimde yazı yazabileceği bir masaya oturtulmalıdır. Şayet imzanın farklı şartlarda atıldığı (ayakta, yatarak v.s.) iddiası varsa aynı şartlar sağlanmalıdır. Kişi çok heyecanlı ise heyecanının geçmesi beklenmelidir.
    Kendisine uygun yazı malzemeleri verilmeli ve her bir kağıda bir adet olmak üzere isim ve soy isim yazarak imza atması istenmelidir. Bir görüşe göre imza örneğinin 3x5 boyutunda kağıtlara alınması gerekir16. Bu ebad ortalama standart bir imza boyutudur. Daha büyük ya da küçük kağıt kullanılması imzanın ölçüsünün değişmesine yol açacağından yanıltıcı olabilir .
    Örnek alınacak kişiye şüpheli imza gösterilmemeli ve şayet şüpheli imza başka birine aitse o imzayı atması istenmelidir. Kişinin imza atarken değiştirmeye çalıştığından şüphe edilirse şüphe giderilinceye kadar örnek alımı tekrarlanmalıdır. .
    Yine, bazı istisnalar dışında (çekin kaybolması ya da çalınması gibi) çeklerin üzerindeki yazıların imzalayan kişi tarafından yazılmış olması esastır. Mahkemece çek altındaki imzanın incelenmesi istendiğinde çekin metin yazılarının da ,aynı biçim ve içerikte, şüpheli kişi ya da kişilere yazdırılarak bilirkişiye gönderilmesi halinde bu yazıdan sonuca ulaşmak mümkün olacaktır. Deneyimsiz ve bilgisiz kişiler tarafından örnek alınması halinde ise önemli bir ipucu gözden kaçmaktadır.
    Örnek alımı (istiktap) sırasında imza değiştirmenin önüne geçebilmek için de örneklerin bilirkişi huzurunda ve gözetiminde alınması zaruridir. Samimi imza örneklerinin bulunmadığı ya da sayıca yeterli olmadığı durumlarda istiktap yaptırılırken hiç değilse kişinin önüne her bir imza örneği için ayrı bir kağıt verilmesi ve her imzadan sonra belli bir süre geçmesine dikkat edilmesi hem varyasyon aralığının belirlenmesi hem de kasıtlı değiştirme gayretinin engellenmesi açısından önemlidir.
    Bütün bu prosedür tamamlandıktan sonra elde edilen örnekler ve inceleme konusu belge bozulmayacak bir şekilde ambalajlandıktan (tercihen plastik bir zarf içerinde) ve üzeri etiketlendikten sonra bilirkişiye teslim edilmelidir. İnceleme konusu belgenin herhangi bir şekilde zımbalanması, iğnelenmesi veya katlanması, üzerine yazı veya işaret koyulması sakıncalıdır.
    Şüpheli ve örnek imzalar imza incelemesinde kullanılan uluslar arası standart kriterler doğrultusunda birbiriyle karşılaştırılarak incelenir. Burada uyulması gereken en önemli husus mümkün olduğu kadar çok zaman ayırarak, tekrar tekrar inceleme yapmak , yeterli dikkat ve özeni göstermek ve tabii ki pratik deneyimlerin yanısıra teorik bilgi sahibi de olmaktır.

    SONUÇ:
    El yazısı ve İmza incelemelerinden doğru ve güvenilir bir sonuç alabilmek için yukarıda belirtilen asgari kurallara uyulması zaruridir. Bunun yanı sıra incelemeyi yapan kişinin uzmanlık (bilgi ve deneyim sahibi olmak) ,dikkat ve deneyimi ile incelemeye ayıracağı zaman çok önemlidir. Kısa sürede dikkatsizce yapılan incelemelerde hata ihtimali yüksektir.
    Kanaatimizce, Dünya’da uygulandığı gibi ülkemizde de bilirkişi raporlarına fotoğraf ya da bilgisayar çıktısı gibi görsel malzemeler eklenerek incelemeden elde edilen bulguların bunlar üzerinde gösterilerek izah edilmesi ve hatta bilirkişinin bizzat mahkemede uzman tanık (expert witness) olarak dinlenmesi delillerin taraflarca da görülüp tartışılabilmesi açısından yararlı olacaktır.
     

Sayfayı Paylaş