1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Belleğiniz geçmişi unutmasın - Osman Müftüoğlu

Konusu 'Genel Sağlık Bilgileri' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 23 Şubat 2012 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.783
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.063 ÇTL
    BELLEĞİNİZ GEÇMİŞİ UNUTMASIN

    Yeni yılı tatlı bir heyecanla beklerken çok önemli bir şeyi ıskalıyor, kaybedilen her yılın aslında “eskimek” anlamına da geldiğini unutuyoruz. Oysa, görmezden gelsek de gelmesek de, farkına varsak ya da varmasak da, kısacası biz “ıskalasak da ıskalamasak da” bu doğal süreçten –eskimekten- bedenimizin her organı ve tabii bu arada beynimiz de nasibini alıyor. Zaten bu nedenle de yaşlandıkça yeni şeyler öğrenmekte, daha önce öğrendiğimizi hatırlamakta zorlanmaya başlıyoruz.

    Yeni şeyler öğrenmedeki zorlanma problemini çoğumuz pek dert etmiyor, hatta hiç önemsemiyor, “Şimdiye kadar öğrendiklerimi bana fazlasıyla yeter!” deyip geçiştiriyoruz. Ama konu “bildiklerimizi hatırlamakta zorlanma” oldu mu, yani devreye “bellek kaybı” endişesi girdi mi korkmaya başlıyoruz.

    Haksız da sayılmayız. Belleğimiz yaşlılıkta bize lazım olacak en değerli hazinelerimizden biri. O iyi çalışmazsa pek çok şey birbirine girmeye başlıyor. Sadece paramızı, pulumuzu, eşyalarımızı, notlarımızı, kıymetli evraklarımızı eşin, dostun, arkadaşın adını unutmakla kalmıyor, hayatımızda temel fonksiyonlara ilişkin işlerde bile zorlanabiliyoruz.

    Belleğimizin yaşlandıkça zayıflaması aslında tabiatın bize oynadığı bir oyundan başka bir şey değil. Beynimizde depoladığımız bilgileri düzenli olarak hatırlayabilsek, bunlar arasındaki ilişkileri takır takır ve de hiç aksamadan kurmaya devam edebilsek her şey çok daha güzel olurdu. Ama eskilerin dediği gibi “hafıza-ı beşer nisyan ile malüldür”, yani “insan belleği unutma malüliyeti üzerine kurgulanmış”tır ve belki de böyle olması bizim için daha iyidir. “Yaşadığımız her şeyi hatırlamak” hayatı çekilmez bir sürece de çevirebilirdi...

    Peki, bellek kaybımızı yavaşlatmak için bir şeyler yapamaz, bazı gayretler gösteremez miyiz? Tabi ki yapabilir, gösterebiliriz. Bu, her zaman her yaşta mümkün bir iştir. Bu konuda bir şeyler yapmak isterseniz kutulardaki bilgiler işinize yarayabilir.

    BELLEĞİNİZİ NASIL GÜÇLENDİRECEKSİNİZ?

    Hatırlamaya çalışın: Bol bol bulmaca çözerek hatırlama yeteneğinizi geliştirebilirsiniz. Telefon rehberleri, adres defterleri, kişisel bilgisayarlar ya da post-itler bilgileri beyninize değil, bunlara kaydetmeniz için geliştirilmiştir, yararlanın!

    Yeni şeyler öğrenin: Yabancı dilde yeni kelimeler, yeni telefon numaraları, yeni adresler ezberleyin. Şiirleri, deyimleri, fıkraları aklınızda tutmaya gayret edin.

    Okuyun: Düzenli bir şekilde okuyun ve mümkünse bir günlük tutun.

    Bildiklerinizi öğretin ve aktarın: Bilgilerinizin, tecrübe ve yeteneklerinizin sizden sonrakiler için de gerekli olduğunu unutmayın! Bilgilerinizin tekrarlandıklarında belleğinizde daha uzun bir ömür süreceğini hatırlayın!

    Özetleyin ve kayıt tutun: Geçmişte yaşadıklarınızı, öğrendiklerinizi, tecrübelerinizi hatırlamaya, bunlara ilişkin kısa notlar tutmaya çalışın. Bu kayıtları dosyalamaya ve saklamaya ve zaman zaman gözden geçirmeye çalışın.

    Beyninize egzersiz yaptırın: Düzenli beyin egzersizleriyle zihninizi çalıştırın. Basit matematik problemleri çözmeye ve mantık sorularını yanıtlamaya gayret edin.

    Konsantre olun: Konsantrasyon eksikliği bellek yetersizliğinin en önde gelen nedenidir. Bir arkadaşınızın adını, bir şarabın markasını, önemli bir tarihi beyninize kaydederken aynı zamanda bir başka şeyi düşünmemeye çalışın. Eğer yeterince odaklanmazsanız ve o bilgi beyninize tam olarak yerleşmezse hatırlamanız da olanaksız olacaktır.

    Resimleyin: Hatırlamak istediğiniz kişileri, yerleri ve sayıları mümkünse bazı fotoğrafik imajlarla resmettikten sonra beyninize kaydedin.

    Planlayın: Herhangi bir şeyi zamanında ve unutmadan yapmak istiyorsanız, düzenli bir planlama yapmanın hatırlatıcı gücünden yararlanın.

    HOMOSİSTEİNİN FAZLASI BELLEK KAYBINI HIZLANDIRIR MI?

    Serum homosisteini yüksek, serum folat ve B12 düzeyleri düşük bulunan yaşlılarda, bu durumun belleği olumsuz etkilediği belirlenmiştir. ABD’deki Tufts Üniversitesi’nde yapılan çalışmada, yüksek homosistein düzeyine sahip yaşlılar, kelime hatırlama testinde düşük homosistein düzeyleri bulunanlara göre daha az puan almışlardır. Sağlık kontrollerinizde serum homosistein seviyelerinizi öğrenmeye ve yüksek homosistein düzeylerinizi (12’den fazlasına müsaade etmeyin!) düşürmek için B12 vitamini ve folik asit desteği almaya çalışın. Bunun için doktorunuzla işbirliği yapmanızda fayda vardır.


    BELLEĞİNİZİ BESLEYİN!

    Antioksidan besinleri daha sık yiyin: Siyah erik, brüksellahanası, kırmızıbiber, kuru siyah üzüm, ıspanak, portakal, böğürtlen, brokoli, avokado, çilek, kivi, soğan, pancar, kızılcık en çok önerilen besinlerdir. Her gün en azından beş porsiyon sebze ve meyve yiyin.

    Kan şekerini hızlı ve çok yükselten besinlerden uzak durun: Beyaz ekmek, patates, dondurma, bal, haşlanmış mısır gibi glisemik indeksi yüksek olan besinleri dikkatli ve ölçülü tüketin.

    Düzenli kahvaltı yapın: Düzenli ve dengeli bir kahvaltı beyninizin de, belleğinizin de dostudur.

    Omega-3 zengini besinleri tercih edin: Ketentohumu, semizotu, balık eti (haftada üç kez 100-150 g arasında), avokado ve cevizden yararlanın.

    Sağlıklı yağ ve protein tüketin: Doymuş yağları az kullanın. Zeytinyağına yönelin. Sıvı yağ olarak zeytinyağını, katı yağ olarak da organik (köy) tereyağını tercih edin. Et, balık ve yumurtayı ihmal etmeyin.

    Toplam günlük kalori tüketiminizi düşürmeye çalışın: Daha az yiyin. Daha az kalori, daha az yağ, daha az hayvansal protein tüketin. Yemek için yaşamayı değil, sağlıklı yaşamak için beslenmeyi deneyin.

    BEYİN GÜCÜNÜZÜ KORUYOR MUSUNUZ?

    Aşağıdaki sorulara çok sayıda “evet” yanıtını verebiliyorsanız belleğinize destek olduuğunuzu düşünebilirsiniz.

    * Düzenli olarak kitap veya gazete okuyor musunuz?
    * Bilmecelerden ve matematik problemlerinden zevk alıyor musunuz?
    * Toplumsal olaylara ve politikaya ilginiz var mı?
    * Bildiğiniz yabancı dilleri yeterince kullanıyor veya yeni diller öğreniyor musunuz?
    * Telefon numaralarını ezberlemeye çalışıyor musunuz?
    * Alkol tüketiminizi azaltmaya dikkat ediyor musunuz?
    * Diyetinize (daha az doymuş yağ / hayvansal protein) ve televizyon izlediğiniz zamana (sadece gerektiğinde) dikkat ediyor musunuz?
    * Sigarasız bir yaşam sürdürüyor musunuz?
    * İşinizin stresinden kendinizi uzaklaştırabiliyor musunuz?
    * Herhangi bir sporla uğraşıyor veya en azından düzenli ve ılımlı egzersizler yapıyor musunuz?
    * Hoş olmayan olayları unutabiliyor musunuz?
    * Yeterince uyuyabiliyor musunuz?
    * Kan basıncınızı, kan şekerinizi, kolesterol ve homosistein seviyelerinizi kontrol ediyor musunuz?
    * 50 yaşın üzerindeyseniz aspirin, omega-3 destekleri, E vitamini ve diğer antioksidan desteklerden ve ginkgo biloba ekstrelerinden faydalanma konusunu doktorunuzla görüştünüz mü?


    [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]
     

Sayfayı Paylaş