1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Ben Biraz Temize Çekeyim Ömrümü, Geliyorum..

Konusu 'Şiir' forumundadır ve ...SAKLI CeNNeT__ tarafından 1 Ekim 2011 başlatılmıştır.

  1. ...SAKLI CeNNeT__

    ...SAKLI CeNNeT__ ♥ Pєяναηє Döηєя Aşk ♥

    Katılım:
    6 Temmuz 2011
    Mesajlar:
    16.250
    Beğenileri:
    81
    Ödül Puanları:
    4.980
    Yer:
    ♥ Bєη Hєp Sєηdєyim ♥
    Banka:
    110 ÇTL



    Ben Biraz Temize Çekeyim Ömrümü, Geliyorum
    Geçici bir üslupla süslediğim efkârımın beşik ezberi,
    uyutmuyor bedenimi.
    Kaldırım eskisi yürümeler dolanıyor yüreğimin aksak coğrafyasında.
    Sızlanan yaralarım, maharetsiz duruşlarıyla kanamaya devam ediyor.
    Kelam eleğinden geçirilmiş sözler kadar
    titiz bir dille geçiyorum sessizliğimden...


    Susmak kadar’ı mı var şu bezginlikte?
    Güneşe doymamış sabahın küsmeleri,
    ezberlenmiş yıkık bakışların bezginliği
    ve daha nice yarım’lık izbesi hal var üzerimde.
    geceleri gündüze devirmek neyse de ya o günü tekrar geceye döndürmek…!?
    Zor, bütün kolayların artık zor olduğu gibi…
    Bütün zorların artık kolaylaşamayacağı gibi…


    Aşk öncesi bir aşksızlık geziyor çehresi üşümüş yüreğimde.
    O kadar ki,’sevmek’ eylemi bile avutmuyor çekingen ruhumu.
    Oysa ellerimi ısıtan ufacık bir nefese muhtacım.
    İstemek arzusu nicedir uğramıyor aklıma, sadece muhtaç olduğumun farkındayım.
    Biri gelse, yüzümü tebessümden çıkma temiz yüzüyle süzse,
    ellerimden çekip aydınlık bir yolda peşinden sürüklese.
    gidebilir miyim korkak bir yoksulluktan sıyırıp gövdemi…!?
    gidebilir miyim…!?

    Yorgunum, anlayıver…




    Bir zamanlar ben de senin kadar korkusuz ve düşten düşe uçabilen bir süvariydim.
    Gökyüzünden yeni inmiş bir güvercin özgürlüğü vardı üstümde.
    Sırtımdaki yükü sonsuzca bir yolda taşıyabilirdim.
    Gençtim, öyle hissediyordum.
    artık hissizim, genç değilim…!?
    Biliyorum…


    Dünya tozu başımdan aşağı silkelenmiş gibi.
    Yitiklik biçiliyor yamalı yanlarıma.
    hayata ne kadar ağır geldiysem artık..! Sadece beni uğurlama telaşında.
    Ben, ‘kime ne yaptım?’ diye sormak lüksünü devredeli beri
    öksüz bir çocuğun kumlu ellerinden sözler çalabilirim sadece.
    Duvarlardan elenmiş yıkıklığı ceketine sürmüş, boğazına sigara düğümleri ilikleyen bir can budalasından,
    efkâr dilenebilirim.

    başkasına gücüm yok, güçsüzüm anla işte...!?


    Bakışlarımda, deniz kaçkını kara bir şehir yıkılıyor.
    gör/me beni…
    Dayanamam yüzünde ‘ahh zavallı’ ünlemini görürsem.
    gör/me beni n’olur...!?
    Ben biraz temize çekeyim ömrümü, geliyorum.
    Tabi ki gidebileceğim yerden, dönebilecek ümidi toplayabilirsem.
    Tekrar dolanmadan kimsenin yüreğinde, düğün alayıyla uğurlanmak gerek


    sessiz bir düğünle…


    Üç ve üçün katları bütün yanlışlarım, koca bir ben’i götürmek üzere.
    Sesim azalıyor, çığlıksız kalmama ‘az’ var.
    Bakışlarım çekiliyor tanıdık suretlerden, ellerim düşüyor iki yan/sızlığ/ıma.
    Hak ettiğim bir bürünmenin kıyısındayım,
    eziliyorum güçlü kalmaya çalışan zerrelerim tarafından.
    Suda şekillenen yangın kırmızı bir ebru, yoluma ateşler seriyor.
    Kınsız sancılar dürtüyor beni,
    ayaküstü bir intiharın habercisiyim.
    Kumbaramda, bunca zaman birikmiş alın yazısı toprağım, burnumda tütüyor.
    Ömrümün, acıya en yakın bakışı oluyorum.
    ses, sus, us, s…!?
    ben biraz temize çekeyim ömrümü, gel/em/iyorum…!?


    Kahraman Tazeoğlu

     

Sayfayı Paylaş