Ben küçükken çok salaktım-Cem Yılmaz

_nehir_

Schrödinger'in Kedisi ♕
Özel üye
Katılım
8 Arl 2012
Mesajlar
6,101
Beğeniler
4,717
#1
Ben küçükken çok salaktım

Ben çocukken çok salaktım. Edip Akbayramın ismini Edi zannederdim. Yani o, benim için Edi Pakbayramdı. Ablama, Nasıl olup da koca bir günü canın sıkılmadan evde oturarak geçiriyorsun? demiştim.

... Büyüyünce insanın canı sokakta oynamak istemez ki cevabını vermişti. Uzunca bir süre büyüyüp büyümediğimi anlamak için kendime, Canın sokakta oynamayı istiyor mu? diye sormuştum. Annem erkeğin cinsel organını pipi kadınınkini kutu olarak tanımlamıştı. O zamanlar TRTde Cenk Korayın sunduğu Tele Kutu diye bir yarışma vardı. Yarışmacılar, Hayır Cenk Bey, ben kutumu açmak istiyorum deyince koşarak odadan kaçardım.

Sabahları kalktığımda aklımın hala yerinde olup olmadığını anlamak için 2+2, 3+4 gibi toplama işlemleri yapardım. Sonuçlar doğru olunca da çok sevinirdim. Dedemle parka gittiğimiz bir gün TRTciler çekim için oradaydı. Beni oynarken çektiler. Yayın günü bizim aile jeneriğinde gözüktüğüm çocuk programını izlemek için televizyon başına geçti. Kendimi ekranda görünce, Beni niye parkta unuttunuz? diye gözyaşlarına boğulmuştum.

Geri vites kavramım yoktu. Şoför, kolunu koltuğa atıp arkaya doğru bakınca araba otomatikman geri geri gidiyor zannederdim. Benden büyük kuzenlerim dondurmacıların dondurma külahlarının sivri kısmıyla kulaklarını karıştırdığını söylemişti. İnanmıştım. Hala da külahların sivri kısımlarını yemem. Çöpe atarım.

Babaannem bir gün gelirse sevdiğim dizilerin olmadığı bir gün gelsin istiyordum.

Abimle Karaoğlancılık oynardık. O Karaoğlan olurdu, beni de Bizans askeri yapardı. Sonra evire çevire döverdi. Çok mühim bir şey yaptığımı sandığım için canım yansa bile hiç sesimi çıkarmazdım. Yeşil ve siyah zeytinin ayrı ağaçlarda yetiştiğini sanırdım. Bulmacalardaki, Annenin erkek kardeşi kısmına dayımın beş harfli ismini sığdırmaya çalışırdım.

Anaokulunda patates baskısı yapmayı öğrenmiştik. O kadar hoşuma gitmişti ki, evde duvarlara, masa örtülerine filan basmıştım. Ancak sanat merakım annemin yeni aldığı beyaz eteğe patatesi yapıştırmamla son bulmuştu. Hem gönlünü almak hem de el koyduğu patateslerime kavuşmak için dahiyane bir fikirle öğretmenimin yanına gittim. Annem yazısını patatese oydurttum. Sevinçle eve gelerek soyundum. Renkli boyalara batırdığım patatesi vücudumun her tarafına bastım. Sonra da annemin karşısına geçtim. Beni o halde görünce ağlamaya başlamıştı.

Madonna ile Maradonayı kardeş zannederdim. Kendi kendime, Bunların babası ne şanslı be. Bir çocuğu futbolun kralı, biri müziğin kraliçesi derdim. Birinden özür dilediğim zaman Allahın bana bir özür vereceğini sanırdım. Sakat olacağımı düşünüp hemen dilediğim özrü geri alırdım.

Kurban Bayramında toplanan derilerden uçak yapıldığını sanırdım. Uçakların dış yüzeyi bu derilerle kaplandığı için Türk Hava Kurumunun topladığını düşünüyordum. Uçak kaçırma filmlerinde silahla ateş edildiğinde ya da a patladığında, Ayyy! Deri delindi! derdim.

Gil diye konuşanları fakir zannederdim. Annem banyodan çıktıktan sonra babamın söylediği, Sıhhatler olsun lafını Saatler oldu diye anlardım. Bunun da, Banyoda amma çok kaldın gibi bir şey demek olduğunu sanıp babamın anneme kızdığını düşünürdüm. Annemin buna karşın niye sadece, Sağol dediğini merak ederdim. Ne kibar kadın, derdim.

CEM YILMAZ
 

felsefe_mi

...!...
Özel üye
Katılım
14 Ksm 2011
Mesajlar
6,061
Beğeniler
426
#3
Çok eğlendim ya okurken :) Bazı noktalar sanırım tüm çocuklarda vardır. Şu sıhhatler olsun meselesini ben de hep öyle anlamışımdır.
Hangi çocuk Türk filmlerinde vurulan birinin gerçekten ölmediğini sandı ki mesela? :)
 

arz-ı hal

şşşşştttttttt
Özel üye
Katılım
29 Ksm 2011
Mesajlar
11,651
Beğeniler
559
Şehir
Beşitaş'ın tam ortası
#4
büyük kuzenlerim dondurmacıların dondurma külahlarının sivri kısmıyla kulaklarını karıştırdığını söylemişti. İnanmıştım. Hala da külahların sivri kısımlarını yemem. Çöpe atarım.

bunu ablamla,abim yapmıştılar bana külahı bile yemem ben,ıykkkkkkk :D
aslında okurken çok güldüm,herkes çocukken aynı dönemden,aynı bilmezlikten geliyormuş....

not:çaldım :D
 

arz-ı hal

şşşşştttttttt
Özel üye
Katılım
29 Ksm 2011
Mesajlar
11,651
Beğeniler
559
Şehir
Beşitaş'ın tam ortası
#5
Çok eğlendim ya okurken :) Bazı noktalar sanırım tüm çocuklarda vardır. Şu sıhhatler olsun meselesini ben de hep öyle anlamışımdır.
Hangi çocuk Türk filmlerinde vurulan birinin gerçekten ölmediğini sandı ki mesela? :)
ibrahim tatlısesi radyodan çıkarmaya çalışırdı küçük abim :D mavi mavi şarkısını da söylerdi,vavi vavi vasvavi :D:D bende yanında çırak,şimdi iboyu burdan çıkarıcaz bizimle bu akşam mantı yicek demişti :D
 

_nehir_

Schrödinger'in Kedisi ♕
Özel üye
Katılım
8 Arl 2012
Mesajlar
6,101
Beğeniler
4,717
#6
büyük kuzenlerim dondurmacıların dondurma külahlarının sivri kısmıyla kulaklarını karıştırdığını söylemişti. İnanmıştım. Hala da külahların sivri kısımlarını yemem. Çöpe atarım.

bunu ablamla,abim yapmıştılar bana külahı bile yemem ben,ıykkkkkkk :D
aslında okurken çok güldüm,herkes çocukken aynı dönemden,aynı bilmezlikten geliyormuş....

not:çaldım :D
çal çal ben de arkadaştan çalmıştım zaten :D
benim annem de hala külah yemez o hikaye yüzünden ben zamanla alıştım :D benim bildiğim bir de o kulağını külahla karıştıran çingenelerin çocukları torbaya koyup kaçırma efsanesi var ama onu benim annem de uydurmuş olabilir :P
 

arz-ı hal

şşşşştttttttt
Özel üye
Katılım
29 Ksm 2011
Mesajlar
11,651
Beğeniler
559
Şehir
Beşitaş'ın tam ortası
#7
çal çal ben de arkadaştan çalmıştım zaten :D
benim annem de hala külah yemez o hikaye yüzünden ben zamanla alıştım :D benim bildiğim bir de o kulağını külahla karıştıran çingenelerin çocukları torbaya koyup kaçırma efsanesi var ama onu benim annem de uydurmuş olabilir :P
bizde çocuk kaçırma hikayesi şeker verenlerle ilgiliydi :D:D
biri bize şeker verirse,annen,baban çağırıyor derse asla gitmemeliydik,22 yaşına kadar hiç çağıran olmadı ama :D
 

_nehir_

Schrödinger'in Kedisi ♕
Özel üye
Katılım
8 Arl 2012
Mesajlar
6,101
Beğeniler
4,717
#8
bizde çocuk kaçırma hikayesi şeker verenlerle ilgiliydi :D:D
biri bize şeker verirse,annen,baban çağırıyor derse asla gitmemeliydik,22 yaşına kadar hiç çağıran olmadı ama :D
o klasik zaten ya :D bi keresinde tatlı bi teyzecik sokakta hayrına şeker dağıtıyormuş da almamıştım korkup kaçmıştım ben :D
 

Benzer konular

Top