1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Ben ölürsem sakın ağlama kıyamam!

Konusu 'Şiir' forumundadır ve Hazangülü tarafından 2 Mart 2009 başlatılmıştır.

  1. Hazangülü

    Hazangülü Forum Onuru

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    9.885
    Beğenileri:
    117
    Ödül Puanları:
    4.480
    Banka:
    976 ÇTL
    Ağladığını istemem ben ölürsem.
    Beni en sevdiğin halimle hatırla.
    Uzak bir yerde çalıştığımı düşün.
    Hayatta olduğuma inan
    Bir gün gelir kendiliğinden
    Geçer bütün üzüntün
    Her yeni gelen günü
    Yeni bir ümitle beklemeli
    Her yeni gün yeni havalarla gelir
    Gece, yağan yağmurla uyursun
    Sabah, birde bakarsın odan güneşli.
    Her gelen vapur, tren
    Yeni insanlarla gelir...
    Ben esmerdim güzelim
    Bu sefer bir sarışını seversin
    Aşk yaşayanlar içindir...
    BEN ÖLÜRSEM SAKIN AĞLAMA KIYAMAM!!
     
  2. Hazangülü

    Hazangülü Forum Onuru

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    9.885
    Beğenileri:
    117
    Ödül Puanları:
    4.480
    Banka:
    976 ÇTL
    [​IMG]

    Karanlıkta kalmışım anne
    Gün çoktan küsmüş yüzüme
    Nicedir özlemişimde
    Söyleyememişim anne…


    Hani o kınalı mübarek ellerini
    Hani o hep secdede alnını
    Bir kere daha öpememişim
    Hani ak pak saçlarının bir telini
    Ve ben o sırma tellere
    Pür nur içindeki yüzüne
    Hani o ela gözlerine hasret
    Bir sabah daha göremeden
    Duyamadan bir kere daha sesini
    Genç ömrüme git demiş
    Sensizliğe asılmışım anne…


    Yani ölmüşüm yaşarken
    Kar beyaz olmuşum acına
    Duvar gibi suvalarını dökmüş
    Bir gecede bin yıl yaşlanmışım
    Ölmüşüm anne ölmüş…


    Sana kim git dedi anne?
    Bana sordun mu? Sordular mı?
    Bu ne acelecilik anne?
    Kimden kaçtın böyle?
    Yoksa ben çile miydim
    Dert miydim şu kısacık ömrüne?..


    Elimde değil anne
    Bak kırıyorum bütün oyuncaklarımı
    Ağaçtan arabamı
    Hani babamdan yadigar kalanı diyorum
    Sonra bana bıraktığın bütün tebessümleri
    İnandığım her şeyi yıkıyorum
    Elimde değil anne…


    Sen ki ömrüme yar
    Arkama dağ
    Sırtıma gardaştın…
    Nice hainliktir ki bu?
    Yıkılmış, yıkmışlar,
    Kim yapmış?
    Kim kar yağdırmış dağlarıma?
    Erken gelen şu ölüme
    Kim arka çıkmış?
    Kim ömrümü, can özümü,
    Anamı, canımı, cananımı,
    Asıl gerçeğimi
    Bal sözlümü elimden almış?
    Kim anne? Kim söylesene…


    Ve şimdi sen gidiyorsun
    Gitme bile diyemiyorum
    Dilim lal, özüm kan olmuş
    Kaldım anne, ben sensiz kaldım…
    Görmüyor musun ey anne?
    Çaresizliğim ciğerime oturmuş
    Gidişin kalbime kapanmayan yara
    Sesim kabrinde kalmış
    Parmaklarım mezar taşında
    Gövdem toprağında
    Ve oğlun sende kalmış
    Hani toprağa ram olduğun gibi
    Hani çürüdüğün gibi
    Çürümüş gövdem …
    Kurt düşmüş toprak düşmüş
    Taş düşmüş ölmüşüm anne
    ölmüş…
     
  3. Hazangülü

    Hazangülü Forum Onuru

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    9.885
    Beğenileri:
    117
    Ödül Puanları:
    4.480
    Banka:
    976 ÇTL
    ANNEM

    Sensizliğin kaçıncı senesindeyim...
    Bir çocuğun gurbetine gönlünü salıp sen ölüp ölüp dirildin ya, çocuklar ölmezdi anne?
    Kalan ne varsa benden evde hasrete bürünmüş, bilirim öylece yatar içinde.
    Sessiz ağıtlara elemlere durursun gecelerinde.
    Ben de uzaklarda işte öyleyim anne.

    Ayrıldım ayrılalı sana mektup yazmadım.
    Elbet postacı bizim eve gelmez anne.
    Kalbime özlemi bağlayıp bir yaz günü gelmek istedim.
    Ama acılara vurulmuş kavgalarım bırakmıyor.
    Bu yaz da ektiğin çiçeklerin hüzünle açacak kapımızın önünde anne.
    İçlerinden kan kırmızısı bir gülü benim yerime kokla anne.

    Sokak lambalarına yediriyorum hıçkırıklarımı.
    Akşamları yalnızlığıma soruyorum.
    Odalardan sesin gelmiyor anne, artık güneşler ısıtmıyor.
    İnan gülüşler dolaşmıyor yüzümde.
    Ne zaman sana benzeyen birini görsem boğazım düğümleniyor haykıramıyorum anne.

    Dışarda kar yağarken yüreğimde birşeyler eriyor.
    Gün batımlarında dağınık odamın kirli camlarına bir büyük hasretin çağıltısı vuruyor.
    İçimin oyuklarına sesin doğuyor: "Oğlum, gel çok özledim" diyen hep karşımda merhamet dolu gözlerin var.

    Ben bu ölü kentte inan yorgunum anne.
    Kahırlı gecelerinde bu şehrin hep gözyaşlarımı topluyorum. kaç kez yaralandım gurbetlerde.
    Gündüz ve geceleri kanayıp durdum, acılara abandım, bilmem ne kadar yandım kavruldum.
    Hep bir savaşın içinde olduğumu düşündüm.
    Suç aletim yalnızca inancımı kuşanmaktı, haykırmaktı...

    İşte o gündür içimde intahar etti yaşamak.
    Hayata değil anne ölümlere vurgunum.
    Artık yer yüzü dar geliyor bana dar.
    Biliyormusun anne benim zulümle kavgam var.
    "Oğlum ölüm bir yürek işidir" sözünü aklıma ilk kez sen koymuştun oy benim sıla yorgunu annem.
    Yine de bir evlat kokusudur burnunda tüter.
    Bana da anne Rabbim birgün kavuşmak nasip eder.
    Bu yolda oğlun hep duanı bekler canım annem!!
     
  4. Hazangülü

    Hazangülü Forum Onuru

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    9.885
    Beğenileri:
    117
    Ödül Puanları:
    4.480
    Banka:
    976 ÇTL
    [​IMG]
    dört duvar arasında
    hasret kokan gelincikler açmıyor anne
    hasretin zor... öyle zor ki bitmiyor anne
    güneş batıp karanlıklar çöktüğü zaman
    ben söylerim sazım ağlar kulak ver anne

    gün batıp da karanlıklar çöktüğü zaman
    ben söylerim sazım ağlar duy beni anne

    ağlama sakın!
    ağlama sakın seyrederken gökyüzünü
    gül yüzün ıslanmasın

    ağlama sakın!
    ağlama sakın okuturken mektubumu
    yüreğin sızlamasın

    dört duvar arasında
    dört mevsimden bahara hasretim anne
    yokluğun zor... kıymetin bilmedim anne
    güneş batıp karanlıklar çöktüğü zaman
    dön gül yüzün gökyüzünde gör beni anne

    gece çöküp tüm ışıklar söndüğü zaman
    dön gül yüzün gökyüzünde gör beni anne

    burda zaman durur anne
    bir gün bir yıl kadar
    her gün aynı kural
    aynı duvar boğar beni

    sakın ağlama anne, ağlama sakın!
    öpülesi yanağından
    gözyaşları akmasın
    acı söylensin türküler
    sevdaya yasak konmasın
    varsın alsınlar kellemi anne
    bu deli oğlun uslanmasın.
     
  5. Hazangülü

    Hazangülü Forum Onuru

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    9.885
    Beğenileri:
    117
    Ödül Puanları:
    4.480
    Banka:
    976 ÇTL
    Bekle Beni anne...
    Gelirim elbet bir sabah yesil bulutlarla
    Veririm elbet asiligimi ellere de..
    Beni biraktigin gibi bembeyaz donerim sana

    Siyahlardayim simdi
    Siyahin tonlari gitgide koyulasmakta
    Koyulasan renkler icinde an gectikce cember daralmakta
    Birini ayri tutsamda sevdim butun renkleri
    Ama en cok senin rengini sevdim anne...

    Sevgililerim oldu, sevdim asik oldum
    Hice saydim her seyi, hatalarim oldu...

    Sana, sensiz, yalniz, kimsesiz, annesiz
    Tam 100uncu siirim bu anne!

    Arayipta bulamadigin yavrun
    Gecelerde seni sayiklamakta
    Kac yuz yillarca
    Sabahlari gozlerim yasli uyandim
    Hatirlamam bile...

    Saskinligimla cocuk olsamda bu dunyaya
    Koparilsamda, yasasamda asirlarca
    Vatanimdan uzak senden uzak
    Yaslansamda cocuklugumu yasamadan
    Yuregimin derinliginde
    Geride boynu bukuk kaldi kagidim kalemim...

    Olamadigim kadar cocugum anne
    Sevemedigim kadar sevgi dolu
    Mutlu olamadigim kadar bos
    Ve sana dokunamadigim kadar asiyim!

    Sormaz kimseler halimi
    Bilmez yarami yuregimi...

    Sen anne sen!
    Sende gizli hircinligim
    Sende hayizsizligim

    Goz yaslarinda ben varim akitma
    Gelemesemde yanina
    Gelemesende yanima
    Bir gun anne bir gun!
    Bir gun gelecegim sana

    Yesil bulutlari gordugun an gok yuzunde
    Cikip onlara bakicagin an
    Goz bebeklerinin icinde yeni bir hayirsizin dogucak
    Burjivanzi bu dunyaya inat!
     
  6. Hazangülü

    Hazangülü Forum Onuru

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    9.885
    Beğenileri:
    117
    Ödül Puanları:
    4.480
    Banka:
    976 ÇTL
    [​IMG]
    Bu gün benim doğum günüm
    Ve ben ölmek istedim anne
    Ölümüme yakın ne günahlar işledim,
    kaç zalimi güldürüp,
    bilmeden kaç masumun kanını içtim
    Beceremedim yaşamayı, beceremedim işte..
    Böyle olsun istemezdim anne..
    Ölümüm doğum günümde mi olacaktı
    Nerden bileyim,
    sen nerden bilirdin,
    değil mi anne..
    Yoksa hiç doğururmuydun,
    sıcak koynunda saklarmıydın hiç,
    soğuk gecelerde
    Üstelik bu gün kandil
    Günahlarım katmerlenir mi anne
    Cümle alem el açmış yalvarırken Allah'a
    biliyorum,
    sende mutlaka açmış seccadeni
    benim için, bizler için,
    duadadır ellerin
    Dualarımız kabul olmadı anne
    Çoktur günahlarımız,
    affettiremedik kendimizi,
    affettiremedik anne..
    Kulaklarımda bir türkü ve şairin dizeleri
    Ellerimizin büyük boşluğu..
    Ne boşluklar doluyor beynimde,
    ne de uğultular diniyor
    Dinmiyor, susmuyor anne
    Tek üzüldüğüm şey,
    arkamdan baka kalışın olacak
    Gözyaşlarına dayanamam anne
    dayanamam feryatlarına
    Bilirmisin, şu sevemediğim dünyada
    hissedebildiğim tek şey,
    senin sevgindi anne
    O sımsıcak bağrına basışın,
    her şeyi ama her şeyi karşılıksız verişin,
    gözlerime bakarken gerekirse ölüşün..
    Hala tek hissedebildiğim şey
    Sen,
    sadece sensin anne..
    Sevgiyi bana sen öğrettin
    Sevgi güzel şey oğlum,
    sevgi güzel şey, her zaman sev dedin
    Sevgiden korkulur mu hiç
    İnan, sevgiden bile korkar oldum anne
    Tanıyamaz oldum insanları,
    ayırt edemez oldum yalanları
    Yüreğim çok yaralı anne..
    İnsan seviyorsa neler yapmaz ki,
    gerekirse ölür değil mi anne
    gerekirse ölür
    Eğer dayanamam diyorsan,
    benim yaşamam ölümüm olacak
    Senin için ölürüm anne
    Biliyorum ana yüreği, git diyemezsin
    Sil gözlerini,
    bak buradayım,
    yaşıyorum anne...
     

Sayfayı Paylaş