1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Ben Padisah Olmiyacagim

Konusu 'Hayatından Kesitler' forumundadır ve wien06 tarafından 11 Eylül 2008 başlatılmıştır.

  1. wien06

    wien06 V.I.P V.I.P

    Katılım:
    30 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    6.117
    Beğenileri:
    148
    Ödül Puanları:
    4.480
    Meslek:
    Serbest
    Yer:
    Viyana
    Banka:
    292 ÇTL
    Atatürk iyi bir aile çocuğuydu.Babasını bilmezdi, üvey babası Ragıp Bey’i önceleri hiç sevmemişti,fakat her türlü güçlükleri yenerek kendisini yetiştiren anasına büyük bir sevgiyle bağlıydı.Onu çocukluğundan devlet ve milletin en büyüğü olduğu güne kadar daima saymıştır.Her eve gidişinde anasının elini öpmek adetiydi.

    Subay,Komutan,Başkomutan ve Devlet Başkanı o anasının yanında daima eski Mustafacıktı. Mütarekede anası İstanbul’da iken işgal kuvvetleri evini basmışlar ona çok çile çektirmişlerdi.Bu ana sevgili yavrusunun padişahın askeri mahkemesinde idama mahkum edildiğini gazetelerde okuduğu gün ömründen belki yıllar kaybetmişti.ilk fırsatta kendisini Ankara’ya Çankaya’daki evine getirtti,buluştukları zaman Atatürk yine anasının elini öptü. Fakat anası oğlunu bağrına basacağı yerde eline sarıldı.

    Atatürk ne yapıyorsun anne diyerek elini çekmek istedi.Anası Zübeyde Hanım pek ciddileşerek;Ben senin ananım dedi,elimi öpmekle vazifeni yapıyorsun fakat devleti ve milleti kurtardın bende bu millettenim elini öpmeliyim dedi. Bir akşam M.Kemal Çankaya’da bir sünnet düğününe davetliydi.Misafirler arasında bulunan Azerbaycan elçisi İbrahim Abilof Bir aralık ne mutlu o anaya ki M.Kemal’i doğurmuştur görüp elini öpmek isterdim dedi.

    M.Kemal bir arkadaşına anneme gidiniz benden rica ediniz zahmet olmazsa buraya gelmesini istediğimi söyleyiniz dedi.Anası sünnet çocuklarının çadırındaydı.hemen kalktı geldi,içeri girince M.Kemal hemen ayağa kalktı ve onu elçinin yanındaki koltuğa oturtturdu. İşte yeni bir ahbap dedi.deminden beri bana hep senden bahsetti.elçi Zübeyde Hanım’ın ellerine sarılarak birkaç defa öptü elçi ile dereden tepeden konuşmaya koyuldular.bir ara Zübeyde hanım hemen oğluna dönerek seslendi;bak Mustafa, İbrahim Abilof Bey ne diyor. -ne diyor Ana Sen padişah olmalıymışsın. Sana padişahlık yaraşırmış Bu sözleri adeta kaşlarını çatarak söylemişti.bitirdikten sonra sabırsızlıkla oğlunun yüzüne baktı.

    M.Kemal gülümseyerek “Söyledikleri hoşuna gitmedi mi?” diye sordu. Zübeyde hanım ciddiyetle hoşuma gitmedi oğlum sen padişah olmamalısın Atatürk alttan alarak cevap verdi; -Hayır anne İbrahim Abilof doğru söylüyor. Bu sözlerden niçin hoşlanmadın anlayamıyorum. Zübeyde hanım heyecanlanarak ne saltanat ha ne padişahlık ha diye söyleniyordu. M.Kemal; “merak etme anne ben padişah olmayacağım.” dedikten sonra padişah olmayacağım ama her halde baş olacağım. İbrahim Abilof bunu anlatmak istemiştir. Zübeyde hanım ancak o zaman kendine geldi.ben saltanat istemem evladım saltanat istemem diye mırıldandı anası m.kemal zaferden sonra evleneceği sıralarda gelinini görmek kalp hastası oldluğu için dinlenmek üzere gittiği izmirde ölmüştür…

    Falih Rıfkı Atay/ Babamız Atatürk
     

Sayfayı Paylaş