1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Ben Sensizliği Yalnızlık Sanmıştım..

Konusu 'Şiir' forumundadır ve ...SAKLI CeNNeT__ tarafından 21 Haziran 2012 başlatılmıştır.

  1. ...SAKLI CeNNeT__

    ...SAKLI CeNNeT__ ♥ Pєяναηє Döηєя Aşk ♥

    Katılım:
    6 Temmuz 2011
    Mesajlar:
    16.250
    Beğenileri:
    81
    Ödül Puanları:
    4.980
    Yer:
    ♥ Bєη Hєp Sєηdєyim ♥
    Banka:
    110 ÇTL





    "ben ninemi yalnızlık sanmıştım bir keresinde.

    o yıllarda söylenceler eşkıya türküleriyle başlardı
    ninemim sesinden keklik ötüşmeleriyle çınlayan
    keklik kokulu ormanlar geçmezdi hiç;
    dağlar geçerdi
    geçerse;
    kanlı,
    fermanlı
    ve dumanlı dağlar geçerdi.
    ..

    ben yalnızlığı sensizlik sanmıştım her keresinde.

    o yıllar henüz elektrik gelmemişti baklan'a
    geceler şeytan kandilleri ve çıralarla aydınlatılan
    birer yalnızlıktı.
    güneş görme yetimizin sınırında batınca,
    dağlar el ele verirdi hemen;
    cinler çoğalırdı yavaş yavaş
    ve cinler nedense
    hep ninemin tanıklığında evlenirlerdi.
    ..

    ben sensizliği yalnızlık sanmıştım her keresinde.

    yüzün gelirdi bir yerlerden bir ülke,
    kokun gelirdi bir bahar
    ve gülüşün gelirdi ve bir düş gibi,
    ille de kendini kendine vurmuşluğun gelirdi de;
    ben hep şarkı sanırdım gökyüzünü
    kim bilir kimin söylediği.
    ..

    ben sensizliği yalnızlık sanmıştım her keresinde.
    (yalnızlık bende bensizlikti oysa;
    ya da bende birçok ben.)
    ..

    ben sensizliği yalnızlık sanmıştım her keresinde.

    sensiz kalmamak için sendim o vakitler
    seni uyuyordum sürekli,
    seni içiyordum çay diye,
    cennet diye seni düşlüyordum
    ..

    ben yalnızlığı sensizlik sanmıştım her keresinde.

    tenler coğrafyası alışkanlıkla geçiliyordu o vakitler.
    sevişmeler tek başına değildi henüz;
    her dudakta bir toplum nefes alıyordu,
    her bakış pencereler kadardı
    ve her dokunuş dokunuşlardan kopmuş
    küçük bir bağıştı;
    adı vardı sevişmenin,
    mühürlenmiş rengi sonra,
    tanrısı,
    hep vardı.
    ..

    ben sizsizliği yalnızlık sanmıştım her keresinde.

    laleleştirilmiş bir lale açmıştı o gün yastığımızda,
    gözleri çırılçıplak bir arzu'ydu güler'ken;
    ve biz bedeni küçülmesin diye
    adını almıyorduk ağzımıza.
    öpe öpe büyütmüştük çünkü onu;
    öpe öpe geçmiş
    ve gelecekten.
    çünkü her zamanki gibi,
    şimdi,
    şimdide değildi.
    ..

    ben sensizliği yalnızlık sanmıştım her keresinde,

    alevin cürmüydü kum düşü;
    bir elma hangi nakışa yakışırsa
    ordaydı yaprağın ölümü
    ve her pusula kendini gösteriyordu önce,
    her bıçak kendine batıyordu
    ve gerçekler öyle yalandı ki o yıllarda,
    böcekler bile herşeye inanıyordu;
    otlar ve taşlar bile,
    her şeye.
    ..

    ben neyi yalnızlık sanmıştım bir keresinde?

    sulardan bana akanı bilmiyordum o vakitler,
    elmalardan, vitrinlerden, bebeklerden
    bana akanı bilmiyordum.
    pencere camı çatlasa
    İçimde bir cam fabrikası yıkılırmış bilmiyordum.
    güzelliklerim güzelliklerinizdendi
    güzelliklerimi bilmiyordum.
    çirkinlikler varmış insanı büyüleyen,
    bilmiyordum...
    ..

    ben yalnızlığı ne sanmıştım bu keresinde? "



    ALINTI..
     

Sayfayı Paylaş