1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Ben yaşadıkça

Konusu 'Aşk' forumundadır ve Mavi Gül tarafından 6 Mayıs 2009 başlatılmıştır.

  1. Mavi Gül
    Avare

    Mavi Gül ѕση_¢ıqℓıк Özel üye

    Katılım:
    3 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    4.647
    Beğenileri:
    375
    Ödül Puanları:
    3.730
    Yer:
    Misafir Sevmez
    Banka:
    677 ÇTL
    Bu gün bendeki resimlerini ve mektuplarını yakıyorum.
    Küllerini sana göndereceğim. İşte! Hepsi önümde
    duruyor. Şu resim çekilirken karşında ben vardım,
    hatırladın mı? Üzerini diyerek
    imzalamışsın. Bu seni en çok anlatan resimdi
    biliyorum. Bana en yakın olduğun resimdi... Karşında
    ben vardım, gözlerin gözlerimdeydi... İçin benimle
    doluydu, bakışların gibi. Önce bu resmini yakacağım,
    bu en çok sen olan resmini. Sonra da diğerlerini
    yakacağım. Hepsi birer birer kıvrılıp kül olacak
    sonunda. Ya mektupların? Herbirini çok çok öptüğüm
    mektupların...Satır satır içimde çakılı duran mektupların.
    Onlarda yanacak. Senden madde olan hiçbir şey kalmasın
    istemiyorum bende. İçimde bıraktığın eziklik yeter artık.

    Artık seninle değil, verdiğin acılarla avunacağım. Seni bütün
    arzuların üzerinde, bütün özlemlerin ötesinde
    seveceğim artık. Sensiz bir dünya yaratacağım senden.
    Dünya duracak ama sen durmayacaksın. Zaman bitecek,
    ama sen bitmeyeceksin. Bir gün bütün çiçekleri solacak
    bahçelerin, yıldızlar ışık vermeyecek, güneş
    doğmayacak hiç. Ama sen solmayacaksın, sen
    eksilmeyeceksin. Seni maddenin dışına çıkarıyorum.
    Ölümsüzlüğün kapılarını açıyorum sana... Anlamıyor
    musun?

    Daha düne kadar her yerini ayrı ayrı seviyordum.
    Ellerini tuttuğum zamanlar ürperirdim, başım dönerdi
    gözlerine bakınca. Dudakların her öpüşte yeniden
    dünyaya getirirdi beni. Al işte, hepsini sana
    bırakıyorum. Güzelliğinde senin olsun dişiliğinde..

    Göreceksin, bir gün her yerin şu mektuplar, şu
    resimler gibi kül olup dağılacak.
    Bir tel bile kalmayacak saçlarından. Niceleri gibi sen
    de göçüp gideceksin bir gün... Önce güzeliğin terk
    edecek seni. Ellerin buruşacak, belin bükülecek,
    ak pak olacak saçların. Boş bir çuvala döneceksin.
    Gözlerinde o vahşi pırıltı kalmayacak, bütün ateşi sönecek dudaklarının...

    Ama ben o halinle bile seni terketmeyeceğim. Çünkü
    benim içimde hep bugünkü gibi kalacaksın. Taptaze,
    sımsıcak ve korkunç güzel! Yalnız benim gözlerimde
    bir manası olacak bakışlarının. Ben yok olduğum zaman
    da satırlarımda yaşayacaksın. Hiç ihtiyarlamadan,
    hiç değişmeden, hiç tükenmeden... Adım adınla anılacak,
    adın adımla...

    Mektuplarınla resimlerini yakacak gücü kendimde
    bulamasam, o zaman da kendimi yakardım. Şu herkeste
    seni gören gözlerimi, şu her yerde sana koşan
    ayaklarımı ve şu her zaman sana yazan ellerimi
    yakardım. Tenimden yükselen alevler ta Allaha kadar
    uzanır, ona çaresizliğimi anlatırdı.

    Seni güçsüz, zayıf bir insan tarafından sevilmenin
    hayal kırıklığına uğratmamak için, şimdi benim yerime,
    senden kalanları yakacağım. Ben yaşadıkça, varlığım bütün çaresizliklere meydan okuyacak. Unutma; seni sevdiğim için ölebilirdim, seni sevdiğim için yaşayacağım.
    Biraz sonra mektuplarınla resimlerni tutuşturacak bir
    kibrit çöpü gibi çekiliyorum hayatından. Her şeyiyle
    onu sana bırakıyorum. Hayatın senin olsun. İstersen
    hayatım da.. Ama sen kendinin bile olamayacaksın
    artık. Ben yaşadıkca, adım söylendikçe...


    alıntı
     

Sayfayı Paylaş