1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Magazin Beni tehditle konuşturamazlar

Konusu 'Sadece Magazin Haberleri' forumundadır ve Papatya tarafından 13 Ağustos 2012 başlatılmıştır.

  1. Papatya
    Meşgul

    Papatya Sözlerimi Geri Alamam.* Süper Moderatör

    Katılım:
    6 Ağustos 2012
    Mesajlar:
    16.306
    Beğenileri:
    5.863
    Ödül Puanları:
    10.980
    Yer:
    Seattle.
    Banka:
    5.549 ÇTL



    [​IMG]


    Son dönemde herkesin dilinde bir “Kaçsam Ege’ye”... Bu hit’in gerçek sahibi ise Aydilge...



    Aşk şarkılarının başarılı yorumcusu, aşkın her halini sevdiğini söylüyor. Hatta acısını bile! Yaratıcılığının sırrı da bu olsa gerek...

    “Kaçsam Ege’ye” adlı şarkın dilden dile dolaşıyor. Neden başka bir yer değil de Ege?
    - Aileler hep “Emekli olunca Ege’ye gideceğim, Bodrum’a yerleşeceğim” der ya... Bir türlü de o hayal gerçekleşmez. Onun bir yansıması... Zaten insanlar nereye giderlerse gitsinler, sıkıntılarını beraberinde götürüyorlar, kaçış yok. Kaçmak, kendinle yüzleşecek cesareti verecekse güzel.

    Sende bu cesaret var mı peki? Ya da yüzleşmek için mutlaka kaçmak mı gerek?
    - Bazen yüzleştikten sonra da kaçabiliyor insan. Kaçmak insana yarıyor; çünkü bazen olaylara dışarıdan bakabilmek lazım. Uzaklaştığın zaman olayın bütününü ve detaylarını görmeye başlıyorsun. O açıdan çok faydalı.

    Kaçmak ciddi cesaret ister. Sen her şeyi ardında bırakıp yeni bir hayat kurabilir misin?
    - Evet. Şarkının klibinde de anlatmak istediğim şey o zaten... “Kadınlar uzaklaşmaz, evcildir” düşüncesi bana uymaz.

    İLK ÇIKTIĞIMDA BANA UZAYLI GİBİ BAKTILAR
    Karakterin hep bu kadar baskın mıdır?
    - Baskın ama insanları ezmek şeklinde değil. Benimkisi insanların üzerimde hakimiyet kurmasını istememek daha çok... Lider karakterli bir ruhum var. Çünkü kendi hayallerime, düşüncelerime sahip çıkıyorum. Kimsenin bana biçtiği hayatı yaşamak istemiyorum.

    Bu karakter yapısı müzik sektöründe ekstra zorluk çekmene yol açmadı mı?
    - Açmaz mı! Acayip zorluklarla karşılaşıyorum. Bazıları o kadar yıpratıcı ve üzücü oluyor ki... Bir de yaptığım müzik farklı. Rock altyapılı doğu vokallerinden asla vazgeçmem. O yüzden popüler kültürün içinde yer bulma şansım zayıf.

    Ne gibi zorluklar yaşadın?
    - Asıl 2006’da, ilk çıktığımda çok zorluk çektim. Alternatif müziği başlatan isimlerden biriydim. Hayko Cepkin, 110 gibi isimlerle çıkış yapmıştım. Hiçbir radyo ve TV döndürmüyordu klibimizi. Uzaylışmışız gibi bakıyorlardı bize. Buna rağmen yaptığımız müzikten vazgeçmedik, devam ettik. O süreçte insanlar popüler müziğe yönelmemi önerdi. “Şarkılara arabesk yaylılar katalım” diyenler çıktı. Daha acılı sözler yazmam istendi. Ben tabii acı çektiğim zaman acı temalı şarkı yazarım ama bunu insanların duygularını sömürmek için yapmam. Bunlar “damar” tabir edilen, insanları kahreden şarkılar değil asla. Hep bir umut var şarkılarımda.

    SERDAR ORTAÇ MİLLETİ
    APTAL YERİNE KOYUYOR

    Popüler kültür işi yapsaydın muhtemelen daha başka bir noktada olacak, daha çok tanınacaktın.
    - Ama o zaman mutsuz olacaktım. Gerçi şimdi de birçok şeye kırılıp üzülüyorum.

    Mesela?
    - Mesela ben Serdar Ortaç kadar kalitesiz müzik yapan birinin dinlenmesine üzülüyorum. Çünkü Serdar Ortaç “Sizi aptal yerine koyuyorum. Aynı şarkının altyapısını, biraz da sözlerini değiştirip size geri veriyorum” diyor. Büyük bir kitle de bunu yutuyor. Kendim için üzülmüyorum. Radyo ve TV’nin bakış açısının değişmesi lazım. Halk bunu istiyor diyorlar ama bu büyük bir yalan. Halka sunduğun seçenekler Serdar Ortaç ve türevleri olursa halk dinliyor. Hadise, Gülşen gibi isimleri de müzik çeşitliliği adı altında sunuyorlar.

    Onlara da mı kötü diyorsun yani?
    - Kötü müzik yapıyorlar demiyorum ama bu bir çeşitlilik değil. İkisi de aynı tarz, aynı ses. Çok seslilik yok.

    AŞIK HALİMİ ÇOK SEVİYORUM
    Kilit şarkında “Ağzımın kilidi eriyor seni görünce” diye bir söz var. Aşık olunca mantığını kullanamayan, kendini frenleyemeyen bir Aydilge mi çıkıyor ortaya?
    - Evet ve o halimi çok seviyorum. Zaten şarkılarımda hep deliliğe övgü var. Aşk öyle sıcak bir şey ki; aşık olduğunda ister istemez her dakika o kişiden bahsediyorsun. Ben aşkın o mantıksız hali çok seviyorum işte. Aşırı kontrollü yaşıyoruz bence. Kontrolsüzlüğü en çok tetikleyen duygulardan biri de aşk.

    Eğlenceli bir aşıksın o zaman...
    - Öyleyimdir. Aşk acısı da tabii çok çektim ama o acıyı da severim.

    “Geri dönmem” şarkında aşka küsmüş birinden söz ediyorsun ama... Bitirdiğin ilişkiye ikinci şansı vermez misin?
    - Hep derler ya sonsuz aşk var mı, yok mu? Bazen aşk, birlikte olduğun kişiyle var olabilmek gibi yansıtılıyor.
    “Sensiz ben hiçim” gibi laflar söyleniyor. Bunlar çok yanlış. Onsuz bir hiçsen zaten hiçsin! Onsuz yaşayamıyorsan zaten yaşamıyorsun. Aşkın bağımlılık haline dönüşmüş şekli bana biraz zararlı geliyor. Şarkıda da bunu belirtmek istedim.

    BENİ TEHDİTLE KONUŞTURAMAZLAR
    Hayranların tarafından siten hack’lenmiş. Amaç da seninle iletişime geçebilmekmiş. Nasıl bir hayranlık bu?
    - “Aydilge bizimle konuşmazsa siteyi geri vermeyeceğiz” diye mail geldi. Sonra menajerim konuştu onlarla. Ben konser sonrası kulise herkesi alırım. Kendimi ulaşılmaz kılan biri de değilim. Enteresan bir durum oldu.

    Sonra onlarla konuştun mu?
    - Hayır. Normal bir şekilde konuşulmak istense konuşurdum. Ama öyle tehdit eder biçimde yaklaşılırsa konuşmam.


    -

     

Sayfayı Paylaş