1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz
Notu Gizle
Merhaba Ziyaretçi.

Forumda "YAZ" konulu resim yarışması düzenledik. İlgili konuya BURADAN ulaşabilirsiniz.

Sizi de yarışmaya katılıma davet ediyoruz...

Beni Türk doktorlarına emanet edin diyen Ata'nın mezarda kemikleri sızlamazmı sizce:(

Konusu 'Serbest Kürsü' forumundadır ve PİNKY tarafından 17 Mart 2007 başlatılmıştır.

  1. PİNKY

    PİNKY Üye

    Katılım:
    16 Mart 2007
    Mesajlar:
    63
    Beğenileri:
    2
    Ödül Puanları:
    180
    Banka:
    0 ÇTL
    SSK ve Devlet Hastanelerinin yükünü azaltmak ve halkın özel hastane

    > >>olanaklarından yararlanmasını sağlamak bahanesiyle yaptığı, özel

    > >>hastanelerden hizmet satın almasını sağlayan düzenleme insan hayatını

    > >>tehdit eder boyutlara ulaşmış durumda.

    > >>

    > >>İşte Tüyler Ürperten İtiraflar

    > >>

    > >>SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı'na bağlı hastalar, özel hastanelerde en

    > >>kalitesiz malzemelerle ameliyat ediliyor.

    > >>

    > >>Özellikle kalp ameliyatlarında kalitesiz kataterler, iplikler,

    > >>stentler, balonlar kullanılıyor. Özel hastanelerin hemen hemen hepsi

    > >>katater, idrar sondası gibi tek kullanımlık malzemeleri, aynı kan

    > >>grubundaki birkaç hastada tekrar tekrar kullanıyor. Böylece az ve ucuz

    > >>malzemeyle çok sayıda hasta ameliyat edilerek 'sürümden' kazanılıyor.

    > >>

    > >>Bir paket programından özel hastane %10 civarında kâr elde ediyorsa,

    > >>malzemeleri tekrar

    > >>tekrar kullanarak ya da kalitesiz malzeme kullanarak

    > >>kâr oranını % 35-40'lara çıkarabiliyor.

    > >>

    > >>Ameliyathanelerin durumu içler acısı. İstanbul'daki yaklaşık 26

    > >>kalp-damar cerrahisi merkezinin en az 20'sinin ruhsatı uluslararası

    > >>standartlara uymadıkları için iptal edilmeli.

    > >>

    > >>Devletin sağlığa ayırdığı % 5'lik bütçenin % 80'i ilaca gidiyor. Ancak

    > >>Türkiye'de ilaçla ilgili bir tasarrufa gitmek imkânsız. Çünkü bir anda

    > >>karşınızda ciddi devleri bulursunuz. Ayrıca pek çok hekim yazdığı her

    > >>reçeteden ilaç şirketi tarafından prim aldığı için, bu sistemi yıkmak

    zor.

    > >>Daha uygun fiyatlı muadili olmasına rağmen ilaç şirketinden para alan

    > >>doktor pahalı ilaçları hastaya aldırıyor.

    > >>

    > >>Özel hastanelerde doktorun hastayı kurtarmak için elinden geleni

    > >>yapması, hasta cebinden ek para ödemediği sürece imkânsız.

    > >>

    > >>.....her şeye göz

    > >>yumuluyor. Denetim yapılmıyor; 'göstermelik' yapılan

    > >>denetimlerde ise sadece cihazlara, odalara, tuvaletlere bakılıyor.

    > >>

    > >>"İnsanlar Ölsün ki Daha Çok Kazanalım." Diyen Doktorlar

    > >>

    > >>Artık bütün vatandaşlar özel hastanelerden yararlanabiliyor! Özellikle

    > >>de yıllardır SSK ve Devlet Hastanesi kuyruklarında sürünen vatandaşlar,

    > >>artık en lüks özel hastanelerde ameliyat bile olabiliyorlar! Bu olanak,

    > >>sosyal güvencesi olan vatandaşı mutlu ediyor. Ama hiçbiri, hastanelerde

    > >>kendileri için en kalitesiz malzemelerin kullanıldığını bilmiyor.

    > >>

    > >>Bunu bilen, özel hastanelerde bu uygulamalara tanık olan ve hatta

    > >>kalitesiz malzemelerle ameliyat yapıp 'vicdan azabı' çeken bazı

    hekimler,

    > >>korkuyor. Hem ameliyat ettikleri hastaların ölmesinden hem de bu gerçeği

    > >>kamuoyuyla paylaşmaktan. Çünkü işlerini kaybedebilirler, bir daha

    > >>asla

    > >>hiçbir yerde iş bulamazlar. Dahası yargılanıp mahkum edilebilirler. Yani

    > >>bir yanda 'Hipokrat yemini'ne uygun çalışmak isteyen doktorlar öte yanda

    > >>daha iyi yaşamak için "Hastalar ölsün ki daha çok kazanalım." diyen

    > >>doktorlar. Daha çok kazanma duygusunun hekim dünyasında ağırlık kazanmış

    > >>olduğunu belirtiyor namuslu olanları. Durumdan çok rahatsızlar. Bu

    > >>nedenle isimlerini vermeden anlatıyorlar. Bunların kısmen bilindiğini

    > >>söylüyorlar ve kamuoyunun bütün yapılanları bilmesini istiyorlar. >

    > >>İsimlerini vermeyen hekimlerin itirafları arasında en korkuncu ise bir

    > >>kere kullanıldıktan sonra kesinlikle çöpe atılması gereken tıbbi

    > >>malzemelerin, 'tasarruf' olsun diye aynı kan grubuna sahip hastalarda

    > >>tekrar tekrar kullanılıyor olması. Peki, SSK, Emekli Sandığı ya da

    > >>Bağ-Kur hastaları neden

    > >>en kaliteli yerde bile en 'kalitesiz' sağlık

    > >>hizmetini alıyorlar?

    > >>

    > >>Cevap çok korkunç ........Adının açıklanmasını istemeyen bir hekim şu

    > >>bilgiyi veriyor: "15 bin YTL'lik bir kalp ameliyatına, hükümet 5-6 bin

    YTL

    > >>ödüyor. Maliyeti yaklaşık 15 bin YTL olan bir kalp ameliyatının 5-6 bin

    > >>YTL'ye mal edebilmesi için 5 milyonluk iplik yerine 1 milyonluk iplik

    > >>kullanılıyor. 2.000 dolarlık ilaç kaplı stent yerine, damarda sağa sola

    > >>kayarak kısa sürede kalp krizine yol açabilen 170 dolarlık stentle hasta

    > >>ameliyat ediliyor. Ödeme gücü olan ise devletin verdiği paket fiyatın

    > >>üzerine 5-10 bin YTL eklenip en kaliteli malzemelerle ameliyat

    ediliyor."

    > >>

    > >>Ama SSK, Emekli Sandığı ya da Bağ-Kur'dan gelen hastaların çoğu bu

    > >>bedeli ödeyemiyor. ........çok düşük fiyatlara yaptığı paket anlaşmalar

    > >>ise özellikle tek kullanımlık malzemelerin artık kullanılmaz

    > >>hale gelene

    > >>kadar tekrar tekrar kullanılmasına yol açıyor. Peki, bunu yapan özel

    > >>hastanelerin oranı ne kadar yüksek? "Bunu hepsi yapıyor, ama biz yüzde

    > >>90'ı diyelim bari." diyor yine adının saklı kalmasını isteyen bir

    cerrah.

    > >>

    > >>Bazı yetkililerden aldığımız bilgilere göre, hastanelerimizdeki tek

    > >>sorun kullanılan malzemelerin kalitesizliği değil. Ameliyathanelerin

    > >>durumu da içler acısı. Bir kalp-damar cerrahının ağzından çıkan şu

    sözler

    > >>insanı şok ediyor: "İstanbul'da kalp-damar cerrahisinin yapıldığı

    > >>yaklaşık 26 merkez var. Ancak bu merkezler ABD'de ya da Avrupa'da

    > >>olsalardı, en az 20'sinin ruhsatı iptal edilirdi. Çünkü hiçbiri

    > >>ameliyathane şartlarına uygun çalışmıyor."

    > >>

    > >>

    > >>Paket programdaki bir hastanın 'kaybedilmesi', hastane açısından daha

    > >>kârlı olduğu için, hastanın yaşayıp yaşamaması

    > >>da çok önemsenmiyor. Bir

    > >>insanın ölmesi "eks olmak" olarak adlandırılıp sıradan bir şeymiş gibi

    > >>karşılanıyor. Devlet ve SSK Hastaneleri'nde çalışan doktorlar, bütün

    > >>bu ölümcül gerçekleri bildikleri halde, daha çok kazanmak için,

    hastaları

    > >>kendilerinin de çalıştıkları özel hastanelere yönlendiriyorlar. Ölen her

    > >>hasta bu doktorlara daha çok kazandırmış oluyor. Çünkü bir hasta erken

    > >>ölürse hastane doktorları; tıbbi malzeme, ilaç, yoğun bakım gibi

    > >>masraflara girmeden ve tedavi süreciyle yorulmadan paket fiyatını cebe

    > >>indirmiş oluyor.

    > >>

    > >>Not : Bu ileti Türkiye'de 2 milyon internet kullanıcısına

    > >>gönderilmiştir ancak yetmez! Sağlık sektöründeki bu inanılmaz sömürüye,

    > >>para hırsıyla insanları ölüme götüren doktorlara dur deyin ! Namuslu

    > >>hekimlerimizin bu itiraflarını herkese ulaştırın !
    :@
     
  2. buhurdan
    Buhranda

    buhurdan Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    12 Ocak 2013
    Mesajlar:
    3.057
    Beğenileri:
    1.177
    Ödül Puanları:
    5.730
    Banka:
    3.103 ÇTL
    kesin bu eskiden yollanmış e postalara benziyor ondandır dediydim yanılmamışım :D
     

Sayfayı Paylaş