1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Beyanname üzerinde zarar indirimi

Konusu 'Muhasebe' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 8 Ocak 2013 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    Beyanname üzerinde zarar indirimi

    Gelir Vergisi Kanununun 88’nci maddesi gereği gelir kaynaklarının bir kısmından oluşan zararlar (80’nci maddede yazılı bulunan diğer kazanç ve iratlardan doğan zararlar hariç) diğer kaynaklardan elde edilen kazanç ve iratlardan mahsup olunur.
    Mahsup sonrası indirilemeyen zarar kısmı ertesi yıl kazancından indirilir. Ancak arka arkaya beş yıl indirilemeyen zararlar müteakip yıllarda indirim konusu yapılamaz.
    Tam mükellefiyete tabi mükelleflerin yurt dışında yaptıkları faaliyetlerden hasıl olan zararların mahsup edilebilmesi için, faaliyette bulunulan ülkenin vergi kanunlarına göre beyan edilen matrahlarının, her yıl o ülke mevzuatına göre denetim yetkisi verilmiş kuruluşlarca rapora bağlanmış olması ve bu raporun aslı ile, Türkçe’ye çevrili bir örneğinin Türkiye’deki vergi dairesine verilmiş olması gerekir. Denetim kuruluşlarınca hazırlanan raporun ekinde yer alan bilanço ve kâr-zarar tabloları ile beyan olunan matrahların o ülkedeki yetkili mali kuruluşlar tarafından tasdik edilmesi zorunludur. Yabancı ülkede denetim kuruluşunun olmaması durumunda ise her yıla ait vergi beyannamesinin o ülke yetkili makamlarından alınmış birer örneğinin Türk elçilikleri veya konsolosluklarınca, bunların olmaması halinde Türk menfaatlerini koruyan ülkenin aynı mahiyetteki kuruluşlarınca onaylı aslı ve Türkçe’ye çevrili bir örneğinin ilgili vergi dairesine ibrazı yeterlidir.
    Türkiye’de gelir vergisinden istisna edilmiş bulunan kazançlara ilişkin yurt dışı zararlar ise beyan edilen gelirlerden mahsup edilemez.
    Menkul ve gayrimenkul sermaye iratlarında zarar mahsubu, ancak gider fazlalığından doğmuş bir zarar söz konusu olması halinde mümkündür. Sermayede meydana gelen azalmalar zarar addolunmaz ve indirilemez.
    Zarar mahsubu ile ilgili usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığının yetkili olduğuna ilişkin 88’nci maddede yer alan hüküm gereği maliye idaresi vergiden istisna edilen kazançlar dolayısıyla ortaya çıkan zararın diğer kazanç ve iratlardan mahsup edilmeyeceğini ifade etmektedir. Maddede buna ilişkin olarak yani, istisna kazançlara ait zararın diğer kazanç unsurlarından indirilmeyeceğine ilişkin açık bir hüküm bulunmamakla birlikte, kanunun 86’ncı maddesinde kazanç ve iratların istisna hadleri içinde kalan kısımları için beyanname verilmeyeceği hüküm altına alınmış bulunduğundan beyan edilmeyen istisna kazançlara isabet eden zararın diğer kazanç ve iratlardan indirilmesinin vergi hukukuna uygun olduğunu söylemek de mümkün değildir.
    Diğer taraftan 88’nci maddenin altıncı fıkrasında açık olarak Türkiye’de Gelir Vergisinden istisna edilen kazançlarla ilgili yurt dışı zararların, yurt içindeki kazanç ve iratlardan mahsup edilemeyeceği hüküm altına alınmış bulunmaktadır. Bu hükümden hareketle Türkiye’de elde edilen vergiden istisna kazançlarla ilgili zararın da, diğer kazanç ve iratlardan mahsubunun mümkün olmaması gerekir.
    İstisna olan kazancın beyannameye eklenmek suretiyle beyan edilmesi ve bu suretle istisna kazanca isabet eden zararın diğer kazanç ve iratlardan indirimi de kanuna ve genel olarak hukuka uygun bulunamaz. Zira istisna sınırları içinde kalan kazancın beyanı ihtiyari bir hak olmayıp uygulanması gereken bir zorunluluktur. Dolayısıyla hiçbir şekilde istisna kazanç ve iratlar için beyanname verilemez ve diğer kazançlar için beyanname verilse dahi bu gelirler beyan edilemez.
    Danıştay’ın bu konuda görüşümüzün ve maliye idaresinin görüşünün aksi yönde verilmiş olan bir kararı bulunmakla birlikte, bu kararda sözü edilen kazanca istisna uygulanmasının Maliye Bakanlığının belge verme şartına bağlı olduğu ve Maliye Bakanlığının da mükellefe zamanında istisna belgesi vermemesi dolayısıyla mükellef tarafından beyan edilmek suretiyle, bu kazanç ile ilgili yüklenilen zararın da diğer kazanç unsurlarından mahsup edildiği anlaşılmaktadır.
    Netice itibariyle vergiden istisna edilen bir kazanç unsurunda meydana gelen zararın beyanname ile beyan edilmek suretiyle diğer gelir unsurlarından mahsubu vergi hukukuna uygun bulunmamaktadır.
     

Sayfayı Paylaş