1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Beyaz kan hücreleri

Konusu 'Genel Sağlık Bilgileri' forumundadır ve arz-ı hal tarafından 24 Mart 2012 başlatılmıştır.

  1. arz-ı hal

    arz-ı hal Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    29 Kasım 2011
    Mesajlar:
    9.017
    Beğenileri:
    539
    Ödül Puanları:
    5.980
    Meslek:
    İşe başlamadan tatile giren hakime
    Yer:
    yüreğinden uzaklar da...
    Banka:
    199 ÇTL
    Yaşam boyunca vücut, binlerce farklı virüsün, bakterinin ve diğer mikropların olduğu kadar omurgasız parazitlerin saldırısına da uğrar. İlk savunma hattı olan deri, deri ve vücudun içyüzlerini örten zarları, bu potansiyel işgalcilerin çoğunu dışarıda tutar. Hastalık oluşturmak için daha derin dokulara ulaşabilen daha az kısmı ise beyaz kan hücrelerinin (BKH) saldırı engeliyle karşılaşır. Lökosit olarak da bilinen BKH’ler kırmızı kemik iliğinde ve lenf dokularında üretilir. Başlıca beş türü vardır: nötrofil, eozinofil, bazofıl, monosit ve lenfositler. BKH’lerinin çoğu vücuttaki enfeksiyon bölgelerine göç denen bir işlemle giderken çok küçük alanlardan “sıkışarak” geçebilir. Bu alanlar, kılcal damarların hücreleri arasındaki bölgelerdir. Nötrofıller, işgal alanına ilk gelenlerdir. Burada bakterileri öldüren enzimleri serbest bırakırlar ve fagosit denilen bir süreçle mikroorganizmalarla yabancı maddeleri yutarlar. Monositler biraz daha sonra ancak çok daha fazla sayıda gelirler, kandan dokuya göç ettik lerinde ise makrofaj (çöpçü hücre) olurlar. Saldıran organizmalar öldürürler ve enfeksiyonla ilgili yıkıntıyı temizlerler. Eozinofiller de yabancı maddeyi tüketir ve yutarlar; bunun dışında bazı parazit kurtları tek hücreli hayvanları öldüren alerjik tepkilerle ilgili enzimleri serbest bırakırlar. Bazofiller ayrıca iltihaplar ve alerjik tepkilerde de etkilidir. Bir kez hastalanan dokuya girdiklerinde, histamin açığa çıkarırlar; böylece vücudun yabancı maddeye direncini arttıran mast hücresine dönüşürler. Uç tür lenfosit vardır; doğal öldürücüler. T hücreleri ve B hücreleri. Doğal öldürücü hücreler çok çeşitli mikroorganizmaya ve belli tümör hücrelerine saldırır. T ve B hücreleri vücudun bağışıklık yanıtına doğrudan katılırlar. T hücreleri virüsler, mantar ve kanser hücreleri ve organ naklinde yabancı doku ile savaşır.
    Yanıt verebilmeleri için T hücreleri yabancı işgalciye karşı duyarlı kılınmalıdır. Farklı T hücreleri, farklı patojenleri veya zararlı maddeleri “tanımayı” öğrenir. Sağlıklı bir vücutta milyonlarca farklı T hücresi dolaşır. Bakterilerle oldukça iyi başa çıkabilen ve zehirleri etkisiz hale getirmekte son derece etkili olan B hücreleriyle benzer işleve sahiptir. T hücrelerinin tersine B hücreleri yabancı maddeye doğrudan saldırmaz. Bunun yerine, işi yapması için antikor üreten plazma hücresine dönüşürler.
    T ve B hücreleri vücutta yıllarca dolaşabilir. Diğer BKH’leri intihar komandaları gibi kendi savaş çabalarının sonucu olarak, özellikle de yuttukları zehirli maddeler tarafından öldürülürler. Ömürleri genellikle birkaç gündür ancak enfeksiyon zamanlarında saat hesabıyla yaşarlar.
    Kanda BKH’lerinin sayısının artması genellikle bir iltihap veya enfeksiyon belirtisidir. Her BKH türü farklı bir göreve sahip olduğu için, her türün kanda hangi yüzdeyle bulunduğu hastalığın tanısı için önemlidir. Örneğin yüksek eozinofıl sayısı alerjik bir tepkinin veya parazit kurt enfeksiyonunun belirtisidir. Normalde BKH’lerinin sayısı her milimetre küp kanda 5.000 ve 10.000 arasındadır; 10.000 üzeri enfeksiyon olduğunu gösterir. Fazla çıkan BKH sayımı lökositoz ve çok düşük sayım ise lökopeni olarak adlandırılır.
     

Sayfayı Paylaş