1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Beyin akımını değiştirmek mümkün-Dr. Tanju Sürmeli

Konusu 'Felsefe / Psikoloji' forumundadır ve Suskun tarafından 4 Kasım 2011 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Beyin akımını değiştirmek mümkün

    Neurobiofeedback Derneği Başkanı Dr. Tanju Sürmeli, insan beynindeki elektrik akımının değiştirilebileceğinin kanıtlandığını söyledi.

    Sistemle ilgili çalışmaların ilk olarak 1958 yılında NASA'da başladığını belirten Dr. Tanju Sürmeli, ''İnsan beyninin elektrik akımı ürettiğini biliyoruz. Beyindeki elektrik akımının değiştirilebileceği kanıtlandı. Bununla ilgili küçük bir alet kullanılıyor. Neurofeedback yani sinir geri bildirimi, diğer manada beyine ürettiği elektrik akımını değiştirmeyi öğretmek. Bu tedavi yöntemini ilk olarak 2001 yılında Amerika'dan döndüğümde Türkiye'de uygulamaya başladım'' dedi.

    Beyindeki elektriksel akım kayıtlarını bir analiz sistemiyle incelediklerini kaydeden Sürmeli, bu yöntemle bir çocukta dikkat eksikliği, hiperaktivite hastalığı, öğrenme güçlüğü, kafasına darbe almışsa beynindeki elektrik akımlarının değişip değişmediğini ayırt ettiklerini, yüzde 95 doğruluk payının olduğunu bildirdi.

    Tedaviyi uygularken saçla derinin arasına küçük sensörler yerleştirdiklerini anlatan Sürmeli, şöyle konuştu:

    ''Diyelim ki dikkat bölgesinde, normalden daha fazla alfa dediğimiz dalgada bir artış olmuş ya da teta dediğimiz dalgada bir artış olmuş. Bunlar yavaş beyin dalgaları. O bölgede olmasını istemiyoruz ama beyin bunu bilmeden fazla miktarda üretiyor. Oraya küçük bir sensör yerleştirip, kendi beyin dalgasını neurofeedback dediğimiz bir aletle bilgisayar ekranına yansıtıp, kendi beyin dalgasını, beyne izletip, çocuğa kendi beyin dalgası oyun şekline dönüştürülüyor. Kendi beyin dalgasını 3 boyutlu bir oyunda izlerken, dikkatini verdiği zaman teta ve alfa dalgaları düşmeye başlıyor, çünkü bunlar dikkati bozuyor. Onun yerine dikkatle ilgili beta dediğimiz dalgalarda bir artış oluyor. Çünkü beyinde birisi yüksekse diğeri az. Sağlıksız dalgayı azaltırsanız sağlıklı dalganın artması gerekiyor. Bundan yararlanarak, çocuk oyuna başlıyor. Dikkatini iyi verirse, oyun devam ediyor, dikkatini veremezse oyun duruyor. Oyunu devam ettirdiği zaman da beyine ödül verilmesi lazım. 'İyi yaptın' diye bir müzik tonu devamlı gelmeye başlıyor. Dikkatini vermediği zaman bu müzik tonu susuyor, oyun da duruyor ve beyine bu şekilde 30 dakikalık bir seans tamamlatılmaya çalışılıyor. Bu ortam 40 seans sürebiliyor. Bazen de 2 ya da 3 katına kadar çıkabiliyor. Günde 2 seanslık bir çalışma yapabiliyoruz. Bize tedavi amaçlı gelenlerden, çocuklardaki dikkat eksikliği ve öğrenme güçlüğünde hemen hemen herkes memnun kalıyor.''

    SİSTEM ZEKA GERİLİĞİNİ GİDERMEDE BAŞARILI

    Dr. Tanju Sürmeli, özellikle zeka geriliği olan çocuklarda, bu uygulama öncesi zekalarını ölçtüklerini, tedaviden sonra zekalarında büyük oranda artış tespit ettiklerini belirtti. ''Zeka geriliği olan çocuklarda bu yöntemi uyguladıktan sonra zekalarını ölçtüğümüzde, zekalarında anlamlı olarak 23 vakadan 19'unda önemli derecede bir artış gördük'' diyen Sürmeli, şöyle konuştu:

    ''Beynimizde dikkat, konsantrasyon ve öğrenmeyle ilgili merkezler bu elektriksel akımlarla işlem yapıyor. Çocuklarda özellikle dikkat eksikliğinde, problem düzeyinde olabilir, hastalık düzeyinde olabilir. Çocuklar bazen düştüklerinde kafalarına darbe alıyor, bu çarpmaların daha önce düşmelerin önemsiz olduğunu öğrenmiştik ama teknolojiyi uygulamaya başladıktan sonra beyindeki elektrik akımında değişiklikler olduğunu, bu değişikliklerin de özellikle dikkat, konsantrasyon, motivasyon, sabırla ilgili merkezlerde olduğunu, çarpmaların buralarda elektriksel akımlarda değişimler yarattığını görüyoruz. Çocukların bunlara bağlı olarak dikkat, konsantrasyon ve öğrenme zorlukları çektiğini görüyoruz. Biz bunları neurofeedback dediğimiz tedavi yöntemine aldığımız zaman önemli derecede yararlandıklarını görüyoruz. Tabii ki tıpta hiçbir şey yüzde yüz değil ama bu grupta yüzde 75, yüzde 80 civarında başarılı sonuçlar alıyoruz.''


    Tedavi sürecinde kesinlikle hastaya elektrik verilmediğini kaydeden Sürmeli, ''Bu yöntemde, beyin koşullandırıldığı için istenilmeyen bölgesini değiştirmeyi bilgisayar ekranına bakarak öğreniyor. Kendi beyin dalgasını bir bar olarak düşündüğünüzde, kendi beyin dalgası diyelim 10 santimlik bir bar halinde, bunu azaltmasını öğreteceğiz. Dikkatini verdiği zaman bu bar azalmaya başlar, çünkü sağlıksız dalgalar azalmaya başlar'' dedi.

    19 YAŞINA KADAR AYAĞINI SÜRÜYEN GENÇ İYİLEŞTİ
    Bir hastasının çocukluk döneminde camdan düştüğü için 19 yaşına kadar ayağını sürükleyerek yürüdüğünü anlatan Sürmeli, ''Üniversite çağında genç bir kişi, üniversiteye yazılmış, fakat motivasyonu çok düşük, okumayı sevmiyor, dikkatini vermekte çok zorlanıyordu. Bu genç şu an ayağını sürümüyor. Yani 9 aylıktan, 19 yaşa kadar ayağını sürüyen, hiçbir fiziki tedavinin de faydası olmamış ya da diğer yöntemlerin hiçbirinin faydası olmamış. Biz beynindeki elektrik akım değişkenliklerini normale getirmeyi öğretince, bu yürümedeki zorluğu çok kısa bir sürede ortadan kalktı. Bununla birlikte konuşmasında, dikkatinde, okumasında, okul başarısında çok güzel başarılar oldu. Şu ana kadar 12 bin hasta bize geldi, 5 binden fazla hastaya bu yöntemi uyguladık'' şeklinde konuştu.

    KISKANÇLIĞA DA İYİ GELİYOR
    Neurofeedback sistemiyle birçok ailenin yıkılmasının da önlendiğini belirten Sürmeli, şunları kaydetti:

    ''Bir bayan veya bir erkek kendisinin çok kıskanç olduğunu söylüyor ya da aşk, 'ben ona da aşığım, buna da aşığım' diyenler var. Karar veremeyenler var. Bunların beyinlerine baktığımızda elektriksel akımlarında normalden sapmalar gördük. Özellikle sol beyinden sağ beyine ya da sağ beyinden sol beyine, elektrik akımı geçişleri, eşit değil, düzensiz, tıkanıklık var. Onun için de beyin tek düze düşünmeye başlıyor, kendini aşık hissediyor ya da mutlaka takip etmesi lazım. 5 dakika da bir arayıp 'ne yapıyorsun' , 'beni aldatıyor musun' diye sorgulaması lazım. Bu hastalarda da beynin ön orta kısmında bir bölgede elektrik akımı bozuklukları var. Bunları biz düzenli hale getirmeyi öğrettiğimiz de o kişiler tamamen farklı birisi haline döndüler. Sağlıksız şekildeki davranışlarını bıraktılar. Aşk konusunda da tedaviden sonra kendisi için neyin doğru olacağına rahat karar veriliyor. Tedaviden sonra neyin doğru neyin yanlış olduğunu kendi beyni ona söylemeye başlıyor. Eğer beyinlerdeki elektrik akımını düzenlersek, bugün birçok yuva boşu boşuna yıkılmamış olur.''

    ADLİ SUÇLAR ÖNLENEBİLİR

    Bu sistemle ağır ceza gerektiren suçların da önlenebileceğini anlatan Tanju Sürmeli, ''Adli suçlar olayında da Amerika ve Kanada da ağır derecede cezai işlerden dolayı mahkumlar cezalarını doldurup hapishaneden çıktıktan sonra tekrar geriye dönme hızlarının yüzde 80 olduğunu görüyorlar. Bu kişilere uyguladığımız yöntemi uyguladıklarında bu oranın yüzde 20'ye düştüğünü görüyorlar. Beyinde özellikle suç işleyenlerin elektrik akımında düzensizlikler var'' diye konuştu.

    Epilepsi (Sara), şizofren, alzheimer, migren, iktidarsızlık gibi hastalıklarda da bu yöntemle başarı sağlandığını dile getiren Sürmeli, tedaviden sonraki gelişmeleri şöyle anlattı:

    ''Şizofren hastaları, gerçekle gerçek olmayanı ayırt edemiyor, görüntüler görüyor, kulağına sesler geliyor, bu hastalıkta puanlamalar var. Bu puanlamalarda yüzde 20 azalttığı görülüyor. Şizofreni hastalarının uykularını düzenleyebiliyoruz, kendi kendilerini konuşmalarının durduğunu görüyoruz. Şüpheciliklerinin azaldığını ya da kaybolduğunu görüyoruz. Kulağına gelen seslerin tamamen kesildiği bir çok hastamız var. Alzheimer hastalığında da elektrik akımı bozuklukları var. Bunları aynı yöntemle düzenleyip başarılı olduğumuz vakalar var. Hastalığı yavaşlatıyoruz. İktidarsızlıkla ilgili, hastalarımızda da beyindeki elektrik akımını düzenlediğimizde bunların da düzeldiğini gördük. Migren hastalarında da beyindeki elektrik akımlarında bozukluklar olduğu ortaya çıktı. Genel de migren tedavisinde yıllarca ilaç kullanan hastaların, çok kısa bir sürede ilaçları kullanmasına gerek kalmadığını görüyoruz. Uyku bozukluklarının da bu sistemle giderildiğini biliyoruz.''
     

Sayfayı Paylaş