1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Beyin Algısı

Konusu 'Felsefe / Psikoloji' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 22 Kasım 2011 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    Beyin Algısı
    Beynimizin en büyük hatalarından birisidir kendini anlamaya çalışmak... Sürekli sorular üretir boşluklarda...
    Bu nedenledir ki insanoğlu her zaman kendini anlamaya çalışmakta başarısız olmuştur.
    "Balık denizi göremez!" derler. Doğrudur. Tüm balıklar, birbirlerini uçuyor görür. Beynimizin algıladığı kadarıyla hayatımız. Bir sineği düşünün. Perdesi açık ama penceresi kapalı bir odada, sürekli cama vurup durur. Her ne kadar çarpsa da, bir türlü anlayamaz orada cam olmadığını. Çünkü beyni algılamaz.
    Bir düya var. Üzerinde birçok canlı yaşıyor. Her canlı da kendini, kendi algısıyla görüyor.
    Sizce insan beyni ne derece başarılı olabilir kendisini anlamada.Yeteneklerini,potansiyelini,yapabileceklerini,özelliklerini. Gerçekten beynimiz, yalnızca düşünce gücü ile cisimleri hareket ettirebilir mi? İşitme ve görme özelliklerini kullanmasa da başka beyinlerle irtibat kurabilir mi? Bazı olayları önceden sezebilir mi? Bir rüya kurulduğunuda, onu kontrol edebilir mi? Tüm bunları anlayabilir mi?
    Bugün Telepati,6 His,Biyoenerji gibi terimlerle adlandırdığımız bu olayları ve çok daha fazlasını gerçekleştiren birçok insan var. Gerçekten de beynimizin böyle özellikleri olabilir mi?
    Dahasını sayacak olursak;
    Astral Seyehat (fiziki beden kullanılmadan yapılan seyehat),
    Durugörü (hipnozdaki gibi gözler kapalıyken, görme durumu ama beta dalgaları boyutunda),
    Auro Katmanını Görme(vücudumuzun yaydığı metafiziksel enerjiyi, çıplak gözle görme),
    Biyokinesis (düşünce gücüyle göz rengi değiştirme vb.)
    Audokinez (düşünce gücüyle ses frekanslarını kontrol etme) vs. vs. vs.
    Çok daha fazlası var. Hem de çok fazla. Evet, beynimizin muhteşem özellikleri var. Ancak tüm işlerimizi makinalarla yaptığımız, 5-6 katlı apartmanlarda asansör kullandığımız bir çağda yaşıyoruz. Üstelik hayata dahir tüm negatif düşüncelerimiz de beynimizi giderek köreltiyor.
    Beynimizi anlayamadığımız için, kendimizi anlayamıyoruz. Kendimizi anlayamadığımız için, insanları anlayamıyoruz. İnsanları anlayamadığımız için dünyayı, dünyayı anlayamadığımız için de dünya ötesini anlayamıyoruz/algılayamıyoruz.
    Kısacası, bugün bilimin ve teknolojinin geldiği son nokta,belki de beynimizi biraz olsun tanımaya başlama dönemimizdir. Belki de biraz olsun beynimizi gerçekten kullanmaya başladığımız dönemdir...
     

Sayfayı Paylaş