1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Köşe Yazısı Beyin bulandırmaca

Konusu 'Sadece Magazin Haberleri' forumundadır ve arz-ı hal tarafından 29 Aralık 2013 başlatılmıştır.

  1. arz-ı hal

    arz-ı hal Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    29 Kasım 2011
    Mesajlar:
    9.017
    Beğenileri:
    539
    Ödül Puanları:
    5.980
    Meslek:
    İşe başlamadan tatile giren hakime
    Yer:
    yüreğinden uzaklar da...
    Banka:
    199 ÇTL
    ŞİMDİ düşünün... Demokrasi ve cumhuriyetin nimetleri nelerdi önce hatırlayın. Hatırlayın diyorum çünkü yakın tarihimizin en büyük kazanımı tam anlamıyla yaşayamamış olsak da bu ikisiydi.
    Niçin tam anlamıyla yaşayamadık sorusunun cevabını hala bilmiyorsanız. Askeri cuntalara, demokrasi, bağımsızlık, anti-emperyalizm, anti-kapitalizm gibi söylemleri şiar edinenlerin geçmişte yaşadıklarına bakmanız yeterli.
    Onları da bulamadınızsa 17 yaşında yaşı büyütülüp gencecik boynu yağlı urganlara asılan Erdal'dan da utanmıyorsunuz demektir.
    O vakit de adil yargıdan, hukuktan söz etmek mümkün değildi.
    Ama bugün, yargının getirildiği durumdan hayıflananlar o günlerde pek bir memnundu bu katliamlardan... Sorsan yargı tıkır tıkır işliyor; hadsizlere haddini bildiriyordu özenle.
    Önceki gün çıkıp kürsüye, "Yetkim olsa HSYK'yı ben yargılarım!" diyor hazretleri.
    Daha bir kaç zaman önce yargı içindeki yuvalanmaları yazdı diye kaç gazeteci zindanın derinliklerini boyladı bu sistemde, ne çabuk unuttunuz?
    Ama hal böyledir.
    Başlarına gelmeden anlamazlar.
    Tıpkı Gezi Parkı direnişleri sırasında ölen gencecik çocuklardan sonra tek bir polisin yeri bile değişmemişken; sırf bu yolsuzluk hadisesi baş gösterince haritadan yer beğendirilen polisler gibi...
    Nalıncı keseri gibi kendine yontma devri bu devir.
    Hani biz diyorduk ortaçağa yollanıyoruz da; bunlar onu da geçti.
    Bildiğin "yontma çağ" devri.
    Bildiğin düz metafor tekniği.
    Yani daha Türkçesi beyin bulandırmaca...


    Kaan Özbek
     

Sayfayı Paylaş