Bi Küçük Oğlancık Varmış...

Katılım
7 Hzr 2006
Mesajlar
36,718
Beğeniler
8,973
Takım
GALATASARAY
#1
Bu şiirde belirli bir kalıpta hareket eden, çocuğu hayal dünyasından soyutlayan ve tekdüze bir insan haline getiren öğretmen tipi ile tam tersi geniş düşünen, yorumlayan bireyler yetiştirmeyi hedefleyen öğretmen tipleri kıyaslanmıştır. Hepimiz eğitim aldığımız veya halen almaya devam ettiğimiz eğitim sistemi içinde bu tip öğretmenlerle sürekli karşılaşıyoruz.

Şimdi şiirin sözlerini dikkatle okuyun lütfen...
BİR KÜÇÜK OĞLANCIK VARMIŞ...

Bir küçücük oğlancık bir gün
Okula başlamış
Pek mi pek akıllıymış.
Okulu da pek büyükmüş.
Ama akıllı çocuk sınıfa dışarıdan
Kestirme bir yol bulmuş.
Buna çok sevinmiş.
Artık okul ona kocaman
Görünmüyormuş.

Bir zaman sonra bir sabah,
Öğretmen demiş ki:
"Bugün resim yapacağız".
"Ne güzel" demiş çocuk.
Resim yapmasını çok severmiş.
Her türlüsünü de yaparmış:
Aslanlar, kaplanlar, tavuklar,
İnekler, trenler, gemiler.
Mum boyalarını çıkarmış
Ve çizmeye başlamış.
Ama öğretmen "Durun" demiş.
"Henüz başlamayın"!
Ve herkes hazır olana kadar beklemiş.

"Şimdi" demiş öğretmen,
"Çiçek çizmesini öğreneceğiz".
"İyi" demiş çocuk.
Çiçek çizmeyi çok severmiş.
Ve pek güzellerini yapmaya başlamış
Pembe, mavi, portakal mum boyalarıyla.
Ama öğretmen "Durun" demiş.
"Size nasıl yapılacağını göstereceğim".
Yeşil saplı kırmızı bir çiçek çizmiş.
"İşte" demiş öğretmen.
"Şimdi başlayabilirsiniz".

Küçük çocuk bir öğretmeninin resmine bakmış
Bir de kendininkine.
Kendininkini daha bir sevmiş.
Ama bunu söyleyememiş.
Kağıdını çevirip
Öğretmenininki gibi
Yeşil saplı kırmızı bir çiçek çizmiş.

Bir başka gün
Küçük çocuk dışarıdan
Sınıfa açılan kapıyı
Becerdiğinde tam bir başına açmayı
Şöyle demiş öğretmen:
"Bugün çamurdan bir şey yapacağız".
"Ne iyi" demiş çocuk.
Çamurla oynamayı çok severmiş.
Her şeyi yapabilirmiş onunla:
Yılanlar, kardan adamlar, filler,
Fareler, arabalar, kamyonlar.
Başlamış çamuru
Yoğurup sıkıştırmaya.

Ama öğretmen demiş:
"Durun! Daha başlamayın!"
Ve beklemiş hazır olmasını herkesin.

"Şimdi" demiş öğretmen.
"Bir çanak yapacağız".
"Güzel" demiş çocuk.
Çanak yapmasını çok severmiş.
Ve başlamış yapmaya
Boy boy, şekil şekil çanakları.
Ama öğretmen "Durun" demiş:
"Size nasıl yapılacağını göstereceğim".
Ve de göstermiş herkese
Bir büyük çanağın nasıl yapılacağını.
"İşte" demiş öğretmen
"Artık başlayabilirsiniz".
Küçük çocuk bir öğretmenin çanağına bakmış.
Bir de kendininkine.
Kendininkini daha bir sevmiş
Ama bunu söyleyememiş.
Topağını yuvarlayıp yeniden
Yapmış öğretmeninki gibi
Derin bir çanak.

Ve çok geçmeden
Küçük çocuk öğrenmiş
Beklemeyi, izlemeyi,
Ve herşeyi öğretmen gibi yapmayı.
Ve çok geçmeden
Başlamış kendiliğinden hiçbir şey
Yapmamaya

Ama birdenbire
Küçük çocuk ve ailesi
Taşınıvermişler başka bir eve,
Başka bir şehirde,
Ve çocuk gitmiş başka bir okula.
Bu okul daha da büyükmüş
Öbüründen.
Kestirme yolu da yokmuş dışarıdan
Büyük basamakları çıkmak
Ve uzun koridorlardan geçmek
Gerekirmiş sınıfa kadar.

Ve daha ilk gün
Demiş ki öğretmen:

"Şimdi resim yapacağız".
"Güzel" demiş çocuk.
Ve beklemiş öğretmeninin
Ne yapacağını söylemesini
Ancak öğretmen bir şey söylemeden
Başlamış dolaşmaya.

Küçük çocuğa gelince durmuş.
Sormuş: "Resim yapmak istemiyor musun?"
"İstiyorum" demiş çocuk.
"Ne yapacağız"
"Ne istersen" demiş öğretmen
"İstediğim renk mi?" demiş çocuk.
"İstediğin renk demiş öğretmen.
"Herkes aynı resmi yaparsa
Ve aynı renkleri kullanırsa
Kimin neyi yaptığını ve
Neyin ne olduğunu nasıl anlarım ben?"
"Bilmem", demiş çocuk.
Ve başlamış çizmeye.
Yeşil saplı kırmızı bir çiçeği.
Helen Buckley (Çeviri: Jale Onur)
 

felsefe_mi

...!...
Özel üye
Katılım
14 Ksm 2011
Mesajlar
6,061
Beğeniler
426
#3
Çok güzel özetlenmiş. Ortaokulda yaratıcılığıma gem vuran resim öğretmenimi buradan saygıyla(!) anıyorum :) O zamanlar Almanya'dan müthiş bir pastel boya gelmiş. Eh hevesliyim kullanmaya ve resim dersinin olduğu ilk gün büyük bir hevesle boyalarımı sıraya yaydım ve çizdiğim resmi başladım boyamaya.... Yanıma gelip kulağımı çeken öğretmenin lafı : "Pembe bulut mu olur?" :(... O günden bugüne hala resim dersini sevemedim gitti...
Şimdilerde işler değişti. Dinleyiciden anlatıcıya geçtik... Bizde her yol mübah ;;)
 
Katılım
7 Hzr 2006
Mesajlar
36,718
Beğeniler
8,973
Takım
GALATASARAY
#4
Bunu bir seminerde akademisyen okumuştu bize de. Yaratıcılığı kısıtlamamak adına. Gerçi bizde her şeyi sözdedir, özde pek fark olmaz.
 

Benzer konular

Top