1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Bıldırcın

Konusu 'Hayvanlar' forumundadır ve Suskun tarafından 19 Şubat 2010 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]

    Bıldırcın

    Bıldırcın, sülüngiller (Phasianidae) familyasının Coturnix, Anurophasis, Perdicula, Ophrysia cinsinden küçük yapılı kuş türlerini ortak adı.



    [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]

    Özelikleri
    Bıldırcınlar küçük, tıknaz yapıda karada yaşayan kuşlardır. Tohum yiyicilerdir, bunun yanında böcek ve benzeri küçük avlarla da beslenirler. Yerde yuva yaparlar, uçuşları kısa, ileri doğru hızlacadır. Japon ve bayağı bıldırcın gibi bazı türler göçmendir ve uzun mesafelere uçarlar. Bazı bıldırcınların yetiştiriciliği yapılır. İnsanlar tarafından yumurta üretmek için tutulurlar.


    [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]

    Türler
    * Coturnix
    o Bayağı bıldırcın (Coturnix coturnix)
    o Japon bıldırcını (Coturnix japonica)
    o Ekin bıldırcını (Coturnix pectoralis)
    o New Zellanda bıldırcını (Coturnix novaezelandiae)
    o Yağmur bıldırcını (Coturnix coromandelica)
    o Kızıl bıldırcın (Coturnix delegorguei)
    o Kahverengi bıldırcın (Coturnix ypsilophora)
    o Mavi bıldırcın (Coturnix adansonii)
    o Mavi göğüslü bıldırcın (Coturnix chinensis)
    o Kanarya Adaları bıldırcını (Coturnix gomerae)
    * Anurophasis
    o Kar dağ bıldırcını (Anurophasis monorthonyx)
    * Perdicula
    o Cengel çalı bıldırcını (Perdicula asiatica)
    o Kaya çalı bıldırcını (Perdicula argoondah)
    o Boyalı çalı bıldırcını (Perdicula erythrorhyncha)
    o Manipur çalı bıldırcını (Perdicula manipurensis)
    * Ophrysia
    o Himalaya bıldırcını (Ophrysia superciliosa)

    [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]
     
  2. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Bıldırcın yumurtasının faydaları
    [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]

    Tavuk yumurtasına nazaran 5 kat daha fazla fosfor, 8 kat demir, 9 kat protein içeren bıldırcın yumurtasının süt ve balla karıştırıldığında astım, öksürük ve alerjiye çok iyi geldiği bildirildi.

    Operatör Doktor Aytekin Ertuğrul, 6 ay boyunca yaşadığı öksürük rahatsızlığı için uzmanlara gittiğini, ilaç kullandığını ve iyileşemediğini anlattı. Bir arkadaşının tavsiyesi ile bıldırcın yumurtasını sütle birlikte kullanarak içtiğini anlatan Ertuğrul, bunun çok faydasını gördüğünü söyledi.

    Doktor Aytekin Ertuğrul, Avrupa'da astım, öksürük ve alerji gibi rahatsızlıkların bıldırcın yumurtası yardımı ile tedavi edildiğini öne sürerek, "Gramajca 5 bıldırcın yumurtası, bir tavuk yumurtasına tekabül etmektedir. Bıldırcın yumurtası 5 kat fazla fosfor, 8 kat fazla demir, 6 kat fazla B1, 15 kat fazla B2 vitamini, 9 kat fazla protein ihtiva ediyor.

    Güç ve zindelik vermesi, solunum, alerjik astım sorunları için tabii bir antibiyotik olması, lezzeti, salataların, mezelerin süsü, çocuklar için eğlenceli bir vitamin hapı olması ürünün en bilinen özellikleridir. Tavuk yumurtası ile yapılan her şey ve pişirme biçimi bıldırcın yumurtası ile aynen yapılabilir" dedi.

    Aytekin Ertuğrul, bıldırcın yumurtasının nasıl kullanılacağını da şöyle anlattı: "Bir adet bıldırcın yumurtasını bir bardağın içine kırıyorsunuz. Bir kaşık balla karıştırıyorsunuz. Çalkalıyorsunuz. Bir bardak süte tamamlıyorsunuz. Süt oda sıcaklığında veya buzdolabından çıkarıldıktan 10 dakika sonra içilecek. 15 gün süreyle sabahları aç karnına bu kürü yapıyorsunuz. Öksürük kalmıyor, alerjik şikayet kalmıyor. Siz de iyileşme sevincini yaşıyorsunuz. İdame dozu (tedavisi) olarak ayda 5-10 adet yumurta içmeye devam. En az 3 ay."
     
  3. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Bıldırcın yumurtası protein deposu
    [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]

    Diğer yumurtalardan daha fazla, proteinlerin yapı taşı olan aminoasit içeren bıldırcın yumurtası, özellikle çocukların bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Çocukların bedensel ve zihinsel gelişimine yardımcı olan protein deposu bıldırcın yumurtasının, grip ve bronşit gibi üst solunum yolu enfeksiyonlarına iyi geldiği kaydedildi. Bıldırcın yumurtasının en doğru tüketilme biçiminin ise rafadan yenmesi olduğu vurgulanarak, çiğ tüketilmemesi önerildi.

    Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yılmaz Bahtiyarca, hayvansal proteinlerin, verdikleri yüksek enerjinin yanı sıra çocuklardaki bedensel gelişimin sağlıklı olarak gerçekleşmesine yardımcı olduğunu belirtti. Hayvansal kaynaklı proteinlerin başında kanatlı kümes hayvanlarının yumurtalarının geldiğini ifade eden Bahtiyarca, bu yumurtaların da ait olduğu hayvanın genetik yapıları nedeniyle çeşitlilik gösterdiğini anlattı. Bıldırcın yumurtasının içeriğindeki besleyici maddelerin yoğunluğu nedeniyle yaygın olarak tüketilen tavuk yumurtasından farklı olduğunu belirten Bahtiyarca, şunları kaydetti:

    “Diğer yumurtalardan daha fazla, proteinlerin yapı taşı olan aminoasit içeren bıldırcın yumurtası, özellikle çocukların bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Bağışıklık sisteminin güçlenmesi ise enerjisini daha çok fiziksel büyümeye harcayan çocuklarda, hastalığa neden olan mikropların etkisini azaltmaktadır. Grip, bronşit gibi üst solunum yolu enfeksiyonu geçiren çocukların, bıldırcın yumurtası yedikten sonra hastalıklardan çok daha kısa sürede kurtulduğu gözlenmektedir. Bıldırcın yumurtasının bu hastalıklara iyi gelmesiyle ilgili, bilimsel kitaplara girmiş deneysel bir veri olmamasına karşın, bize, (çocuğuma bıldırcın yumurtası yedirebilir miyim?) diye soran kişilere, bıldırcın yumurtasını tavsiye ediyoruz. Sonuçta, bıldırcın yumurtası, çocukların bedensel ve zihinsel gelişimine yardımcı olan bir protein deposudur.”

    PROTEİN AÇIĞINA KARŞI BILDIRCIN YUMURTASI

    Ülkemizde hayvansal protein tüketiminin gelişmiş ülkelere göre düşük seviyede kaldığını vurgulayan Bahtiyarca, bu açığın kapatılmasında, son yıllarda eskiye oranla daha rahat bulunabilen bıldırcın yumurtasının etkili olabileceğini söyledi.

    Bahtiyarca, bıldırcın yumurtasının çocuklar tarafından en doğru tüketilme biçiminin, rafadan yenmesi olduğunu belirterek, “Çünkü yumurtanın rafadan olması, vücudun proteinleri en kolay ve etkili şekilde almasını sağlar. Bıldırcın yumurtasının sarısı pişirilmeden de çocuklara içirilebilir. Ancak, özel bir protein içeren yumurta akı, vücuttaki B vitaminlerini etkisizleştirme olasılığına karşı, çiğ olarak verilmemelidir” diye konuştu.
     
  4. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]
    [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]


    BILDIRCIN YETİŞTİRİCİLİĞİ

    * Giriş
    * Pazar ürünleri
    * Barındırma
    * Bıldırcın Kafesleri
    * Bıldırcın Üretimi
    * Kuluçka kapasitesinin ve damızlık sürü büyüklüğünün hesaplanması
    * Bakım
    * Besleme
    * Sağlık koruma önlemleri
    * Önemli hastalıklar




    Giriş:

    Bıldırcın yetiştiriciliği, gelişmekte olan ülkelerdeki hayvansal protein açığını karşılamak için pratik ve uygulanabilir bir seçenek olarak tavsiye edilmektedir. Çünkü,bıldırcınların vücut yapıları küçüktür, birkaç yüz adet bıldırcının küçük bir alanda muhafaza edilmesi mümkün olup, barınak ve binalarının yapımı ve gerekli malzemelerinin temin edilme maliyetleri ucuz olabilmektedir. Bıldırcının kasaplık olarak yetişme süresinin 6 hafta olması ve bu sürede tükettiği yemin miktarının az olması ekonomik krizlerden etkilenmesi daha az olabilmektedir. Bunlara ilave olarak, bıldırcınlar,köy ve aile şartlarında ticari amaçla üretimlerde, potansiyel seçkin bir yere sahiptir. Bununla beraber, bıldırcınlar, tavuk ve koyunlara benzemez, bunlar evcil içgüdüye sahip değildir ve yerleştirildikleri bir yerde kalmazlar. Bunların özgür kuş olmaları dolayısıyla, kapalı mekanda muhafaza edilmesi daha uygundur. Yumurtası çiğ olarak içildiğinde astım hastalığına iyi geldiği bilinmektedir.Bıldırcın eti, yemek lezzeti bakımından müşteriler arasında artan bir popülerite kazanmakta olup, özellikle yağı ve kolesterolü düşük hayvansal protein kaynaklı gıdaların aranmasında iyi bir alternatif olmaktadır.

    Pazar ürünleri:

    Bıldırcın yetiştiriciliği iki ana ürün üzerine kurulmuştur.Yumurta ve et. Yılda 250-300 yumurta verirler. Yumurtaları 9-12 gr. ağırlığındadır. Bıldırcın yumurtası, küre biçiminde olup, kabuk rengi , koyu kahverengiden maviye veya beyaza kadar ve siyah yada mavi benekli olarak çeşitli değişik karakterlerdedir.Bıldırcın yumurtası tavuk yumurtasına göre fosfor ve demir bakımından daha zengindir. Ayrıca bıldırcın yumurtasının tadı tavuk yumurtasına benzer, Bunlar genellikle, katı haşlama, salamura, kızartma yada omlet şeklinde servis yapılır ve büyüklükleri dolayısı ile çerez yada salata malzemesi olarak kullanılmaktadır. Günümüzde marketlerde bol miktarda satılmaktadır. Bıldırcın 5-6 haftalık olunca kesim çağına gelir. Canlı ağırlığı 120-150 gr.,karkas ağırlığı ise 105-115 gr. arasında gelmektedir. Islah yolu ile bu ağırlıklar daha da artırılabilir. Bıldırcın etinin, koyu renkli, yumuşak ve lezzetli olup, yemek için broiler tavukların kullanıldığı her türlü tarzda hazırlanması mümkündür. Kuşlar paketlenmeden önce, normal olarak göğüs kemikleri alınıp, bacak kemikleri yerinde bırakılır ve satış noktalarına ulaştırılır. Bıldırcın eti mükemmel bir ve Niasin B1, B2, B6 vitaminleri, mineral ve yağ asitleri ile pantotenik asit kaynağı olduğu belirlenmiştir.

    Barındırma:

    Et üretimi amacıyla bıldırcın yetiştirmek isteyenler besiye alacakları yavruları kendileri üretmek zorundadır. Çünkü besi için gereken yavruları üreten özel kuluçka işletmeleri yoktur. Bu nedenle üretici, damızlık yetiştiriciliği, kuluçkalık ve besicilik gibi üretimdeki çeşitli aşamaların zorluklarını göğüslemek durumundadır. Ancak bu zorluklarına karşılık küçük bir kapalı alanda yeterli ve karlı üretim yapılabilmesi gibi bıldırcın yetiştiriciliğinin önemli bir üstünlüğü vardır.

    Bıldırcın işletmesi kurulacak arazide yol, su ve elektrik gibi olanaklar bulunmalı, yoksa bunlar sağlanmalıdır. İşletme sakin bir yerde kurulmalı, Pazar için iyi ulaşım imkanları olmalıdır. Yerleşim alanları içinde bıldırcın işletmesi kurulması doğru değildir. Sinek ve kokuya neden olmasından dolayı çevreden şikayetler olabilir.

    Bıldırcın üretiminde damızlıkların barındırılması, yavruların büyütülmesi ve besi için kümes yada kümeslere gereksinim vardır. Ayrıca yavru üretimi için bir kuluçka birimi olmalıdır. Bu birimler kapasiteye göre ayrı binalar biçiminde yapılabileceği gibi, aynı bina içinde çeşitli amaçlara uygun bölmeler biçiminde de olabilir. Her işletme amaçladığı üretim kapasitesine göre binanın ve bölmelerin büyüklüğünü belirlemelidir.

    Bıldırcın kümeslerinin yönü, yani uzun eksenin doğrultusu, kümesin sıcaklıktan etkilenmesi bakımından önem taşır. Sıcak bölgelerde yaz aylarında güneşin olumsuz etkisinden kaçınmak için uzun eksen Doğu-Batı doğrultusunda olmalıdır. Eğer saçak uzunluğu da yeterli olursa, güneş yaz aylarında dik bir yörünge çizdiği için kümes içi sıcaklığının aşırı yükselmesi önlenmiş olur. Sıcak olan bölgelerde 1.5 m. ye varan saçak uzunlukları önerilmektedir. Soğuk bölgelerde kümesler Kuzey-Güney yönünde yapılabilir. Böylece kümesin daha çok ısınması sağlanabilir. Yüksek yerlerde ve deniz kıyılarında kuvvetli rüzgar zararlı bir etmendir. Bundan dolayı kümeslerin rüzgara açık olarak yapılması doğru olmaz.

    Kümesler açık yada kapalı olarak yapılabilir. Ülkemiz koşullarında açık kümesler(perdeli-pencereli) tercih edilebilir. Kümeslerin yada kümes içinde çeşitli amaçlar için kullanılacak bölmelerin büyüklüğü, öngörülen üretim kapasitesine, barındırma sistemine (kafes veya yer) ve kuşkusuz sermaye durumuna göre değişir. Yerde yetiştirme tercih edilirse yataklı sistem kullanılabilir. Bu durumda yazın yetiştirmede 3-5 cm., kışın 5-8 cm. Yüksekliğinde odun talaşı, çeltik kavuzu veya saman yataklık olarak kullanılmalıdır. Kümes büyüklüğünün belirlenmesinde ölçü olarak metre kare taban alanında barındırılacak hayvan sayısının alınması gerekir. Erişkin bıldırcınlarda optimal kümes ısısı 21-27 0C arasındadır.

    Bıldırcın Kafesleri :

    Kafes sistemi hem et ve yumurta üretiminde hem de büyütme döneminde yaygın olarak kullanılmaktadır. Bir kafes gözünün taban ölçüleri olarak 15 x 15 , 15 x 20 , 15 x 25 cm boyutlarından herhangi biri seçilebilir. Yükseklik ise 15- 17 cm olmalıdır. Bu boyutlardaki bir kafes gözüne 2 – 4 bıldırcın konulabilir.Küçük ölçüde yapılırsa bir erkek bir dişi, büyük ölçüde olanına ise bir erkek 2-3 dişi konması uygundur.

    Apartman tipi kafes sisteminde her kafes katının altında gübre birikmesi için eternit ten düz bir yüzey bulunmalıdır. Bu katlarda biriken gübre otomatik olarak yada insan gücü ile temizlenebilir. Kaliforniya tipi kafeslerde ise gübre doğrudan kümes tabanına düşer ve orada birikir. Gübrenin sık sık toplanıp dışarı çıkarılması kümes havasının temizliği açısından iyidir. Hangi tip kafes olursa olsun, kafes taban ızgarasının delik boyutları 1 x1.5 cm olmalıdır. Arka, üst ve yanların ölçüleri ise 2.5 x 4 veya 2 x 5 cm olmalıdır. Kafes tabanının yumurtalık yönüne doğru 15 eğimli olması gerekir. Böylece yumurtanın yuvarlanarak yumurtalık kesimine gelmesi ve kolayca toplanması sağlanır. Yumurtalığa boydan boya bir lastik hortum veya sünger şerit takılması yuvarlanan yumurtanın tele çarparak kırılmasına engel olur. Bıldırcın yumurtalarının kabukları ince ve dayanıksız olduğundan bu önlemin alınmasında büyük yarar vardır. Bıldırcınlar kafeslerde büyük gruplar halinde de barındırılabilir. Grup düzeyinde barındırmada bir gruptaki bıldırcın sayısı 50 den çok olmamalıdır. Aşağıda bu tip barındırma için uygun ölçüler verilmiştir.

    25 bıldırcın için : 60 x 60 x 30 cm

    50 bıldırcın için : 60 x 120 x 30 cm

    Sıçramalar nedeni ile incinme ve yaralanmalara engel olmak için yüksekliğin 30 cm yi geçmemesi gerekir.

    Bıldırcın Üretimi

    Üretim, kuluçka makinalarına yumurta konularak yapılır. Bıldırcınlar çok kısa sürede cinsel olgunluğa erişirler. Dişiler yaklaşık 42 günde yumurtlamaya başlar.Erkek bıldırcınlarda ise sperma üretimi 36 gün gibi daha erken bir yaşta başlamaktadır. Ancak, döllü yumurta bulmak kolay değildir. Her erkek bıldırcına 2-3 dişi verilmelidir. Bu şekilde döllü yumurta oranı artmaktadır. Bıldırcın üretimi için, damızlık bıldırcın alınıp, onların yumurtası ile işe başlanabilir. Ancak söz konusu bıldırcınlar 2-3 haftalıktan daha yaşlı olmamalıdır. Bıldırcınlarda yumurtlamaya başlama yaşı 35-50 gün arasında değişir. Yaklaşık 56-60 günlerde en yüksek düzeye erişir. Doğal aydınlatma durumunda Mart ayında Eylül’e kadar 50-100 kadar yumurta yaparlar ve sonra 1.5 aylık tüy değiştirme dönemine girerler. Modern yetiştirme koşullarında ise yıl boyunca 250-300 yumurta verir. Optimum aydınlatma süreleri 14-18 saattir.

    Kuluçkalık yumurtaların seçiminde temizlik, kabuk sağlamlığı ve ağırlık göz önüne alınması gereken özelliklerdir. Damızlıklardan elde edilen yumurtaların biriktirilme zorunluluğu varsa, uygun koşullarda tutulmalıdır, ortam sıcaklığı 16-18 0C, oransal nem ise %75-80 arasında olması istenir. Makineye konulacak yeterli yumurta üretilmediği durumlarda yumurtalar 10-15 gün kadar biriktirilebilir. Yumurtalar raflarda ya yatay, yada sivri ucu aşağıya gelecek biçimde tutulurlar. Bir haftadan daha uzun süre bekletilen yumurtaların günde bir kez çevrilmesinde yarar vardır.

    Kuluçka makinası ile bıldırcınları üretmek için makinede dört koşulu uygun biçimde yerine getirilmesi gerekir. Bunlar sıcaklık, nem, havalandırma ve çevirmedir.Bıldırcınlarda kuluçka süresi 17-18 gündür. Makinenin kuluçkalık bölmesinde sıcaklık 37,5 0C olmalıdır. Son iki günde sıcaklık 1 0C kadar düşürülebilir. Sıcaklık ve nemden başka makine ile havalandırma ve yumurtaların çevrilmesi de gereklidir. Havalandırma makinenin üst kesiminde bulunan bir yada birkaç havalandırma deliği yada penceresi ile sağlanır. Makinenin içine yerleştirilen bir vantilatör yardımı ile pis havanın çıkması ve temiz havanın girmesi gerçekleştirilir. Kuluçka süresini ilk 14 gününde yumurtalar her 2-4 saatte bir kez yada günde en az 5 kez çevrilmelidir. Otomatik çevirme yapılacaksa saatte bir kez yapılmalıdır.Son iki gününde yumurtalar çıkış bölmesinde tutulurlar.

    Makineye konulan her yüz yumurtadan çıkan yavru sayısı kuluçka randımanını verir.

    Makineye konulan her yüz yumurtadan döllü olanlarının sayısı döllülük oranını verir.Uygulama kolaylığı açısından döllülük denetimi çıkıştan 2-5 gün kadar önce yumurtaların çıkış bölmesine alınması sırasında yapılır.

    Döllü yumurtalardan çıkan civcivlerin yüzdesi çıkış gücünü verir.

    Kuluçka kapasitesinin ve damızlık sürü büyüklüğünün hesaplanması:

    Pazar araştırması sonucunda haftada 1000 adet bıldırcın satabileceği belirlenmiş ise, bu miktarın %10 kadar fazlasını her hafta makineden çıkarmak gerekir. Çünkü büyütme döneminde bıldırcın yavrularının yaklaşık %5-10 unun ölebileceği düşünülmelidir. Böylece müşterilere yapılacak bağlantılar aksatılmadan gerçekleştirilebilir. Her hafta 100 adet yavru çıkarabilmek için %90 döllülük oranı ve %80 çıkış gücü varsayımı ile yaklaşık 1550 adet yumurtaya gereksinim vardır. Öyle ise her gün damızlık sürüden yaklaşık 225 adet yumurta almalıyız. Bunları bir hafta boyunca biriktirerek makineye koyarız. Her hafta konulan 1550 yumurtanın %90 kadarının döllü olduğunu düşünürsek, kuluçka süresinin 15. gününde 1376-1400 adet dolayında döllü yumurtanın makinanın çıkış yerine alınması gerekir. Bu durumda çıkış yeri kapasitesi 1400 yumurtalık olan bir makine gereklidir. Haftada bir kez yumurta konulmasına göre kuluçkalık yerinin kapasitesi ise bunun iki katı kadar olmalıdır.

    Makinaya her hafta konulacak yumurtaları biriktirmek için günde 250 yumurta elde etmek gerekir. Bunun içinde 350-360 kadar dişi damızlık bulundurulmalıdır. Her kafes gözünde bir erkek bir dişi barındırırsak dişi sayısı kadar da erkek gereklidir.

    Burada verilen sayısal değerler döllülük oranı %90 Çıkış gücü %80 ve yumurtlama randımanı %70 gibi ölçütlerin üst sınırları alınarak hesaplanmıştır. Bu üst değerlere erişmek oldukça güçtür

    Bakım :

    Civcivler, çok katlı ana makinelerinde veya yerde büyütülür. Sıcaklık başlangıçta 35-36 0C olmalı, her hafta 3 0C azaltılmalıdır. Asla 22 0C in altına düşürülmemelidir. Tel ızgara tabanlı geniş kafeslerde de büyütme yapılabilir. Hayvanların birbirini gagalamamaları için gaga kesimi yapılmalıdır. Ayrıca gagalamayı önlemek için ışık şiddeti azaltılır. Kuru yonca demetleri asılırsa, hayvanları meşgul eder. 30 x 30 cm. lik bir alana üç haftalık 20 adet genç bıldırcın konabilir. 5. haftadan itibaren bıldırcınların yumurta kafeslerine alınmaları gerekir. Eğer yetiştiricilik yerde yapılacaksa, bıldırcınlar için özel yapılmış yumurta kutuları hazırlanmalıdır. Yumurtlama kutularının içine ot ve saman serilmelidir. Bıldırcınlarda ilk 7 gün 24 saat 2-5 mum luk aydınlatma 8-40 gün doğal gün uzunluğu veya 8 saat 0.5-2 mum luk, 41 günden sonra 16 saat 0.5-2 mum luk aydınlatma yapılır.

    Cinsel olgunluğa gelmiş bıldırcınlarda göğüsün üst kesimi ve boğaz tüyleri erkeklerde kahve rengimsi kırmızı tüyler olasına karşılık, dişilerde siyah benekli gri tüyler bulunur.

    Besleme :

    Bıldırcın yavruları çok hızlı gelişir. Bu nedenle başlama yemlerinde %25-28 düzeyinde protein bulunmalıdır. İlk 3 hafta boyunca yavruların başlama yemi ile beslenmeleri gerekir. Bu dönemde enerji gereksinimi ise 2600-3000 Kcal ME/kg dır. Genellikle ilk üç haftalık dönemde yüksek proteinli ve enerjili hindi civciv yemi kullanılması önerilir.

    Sağlık koruma önlemleri :

    Bıldırcınlar hastalıklara karşı diğer kanatlılar kadar duyarlı değildir. Bıldırcınlarda yalancı vebadan dolayı hiçbir ölüm kaydedilmemiştir. Bıldırcınlarda enfeksiyöz hastalıklar metabolik ve diğer diğer (A ve E vitamin eksikliği gibi) hastalıklar görülebilir. Bu nedenle bıldırcın üretiminde de hastalıklara karşı gerekli önlemler alınmalıdır. Aşağıdaki önlemlerin yerine getirilmesinde yarar vardır.

    - Bıldırcınlar diğer kanatlılardan ayrı bir yerde yetiştirilmelidir.

    - Ölü bıldırcınlar fark edilir fark edilmez alınarak yakma yada gömme yolu ile yok edilmelidir.

    - Kümes tabanı kuru tutulmalıdır.

    - Suluklar her gün temizlenmelidir.

    - Hasta bıldırcınlar hemen ayrılmalıdır.

    - Kümes giriş ve çıkış kontrol altına alınmalı ve herkesin gelişi güzel kümese girmesi engellenmelidir.

    - Temiz tozsuz ve küfsüz yataklık kullanılmalıdır.

    - Yemlik suluk vb. gereçler her kullanımdan önce temizlenip uygun bir dezenfektan ile dezenfekte edilmelidir.

    - Her yeni grup hayvanların konulmasından önce de temizlenip dezenfekte edilmelidir.

    Önemli hastalıklar :

    Bıldırcın hastalığı (Ülseratif Enteritis) Bıldırcınlara özgü bakteriyel bir hastalıktır. Bağırsaklarda yanma ve ülserleşme oluşturur. Bıldırcınlar bu hastalığa karşı oldukça duyarlıdır ve yavrular arasında hastalığa yakalanma %15-100 arasında değişmektedir. Damızlıklarda daha az görülür. Etmeni aerobik bir bakteridir. Bulaşma gübre yolu ile olur. Hastalığa yakalananlar gittikçe zayıflar ve kondisyonlarını hızla yitirirler. İshal genel bir belirtidir. Dışkıları genellikle sulu ve beyaz renklidir. Tüylerin kabarıklığı, halsizlik ve gözlerin kapanması diğer belli başlı belirtiler olarak kabul edilir.

    Salmonella pullorum.Bulaşma yumurta yolu ile olur. Kuluçkada kayıplar olabildiği gibi en fazla ölüm ikinci veya üçüncü hafta yaşlarında görülür. Erişkinlerde akut belirtiler görülmese de yumurta veriminde, döllülükte ve çıkış gücünde gerilemeler olur.

    Bıldırcınlarda tavuk kolerası botulizm, göbek iltihabı gibi diğer bakteriyel kanatlı hastalıkları da görülmektedir.

    Viral hastalıklarda başlıca coryza, viral enteritis, mozayık dalak hastalığı ve tavuk çiçeğidir.

    Paraziter enfeksiyon olarak koksidiyoz gelmektedir. Özellikle yerde yetiştirilen bıldırcınlarda bu problem görülmektedir. Hasta bıldırcınlar iştahsız ve tüyleri kabarıktır, ayrıca dışkıları kanlıdır.

    Karabaş (Histomoniasis) hastalığı ise bir protozoa enfeksiyonudur.Bu hastalıkta bıldırcınlar iştahsızdır ve dışkı hardal rengine yakın görünümdedir.


    Kaynak:Tarım Bakanlığı
     

Sayfayı Paylaş