1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Bilge Kağan, Türk hükümdarı, II. Göktürk Devleti'nin II. kağanı

Konusu 'Genel Türk Tarihi' forumundadır ve Suskun tarafından 25 Kasım 2011 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Bilge Kağan

    Eski Türkçe:
    , Bilge qaγan,
    毗伽可汗,
    Pinyin: píjiā kěhàn,
    Wade-Giles: p'i-chia k'o-han,
    resmî unvan: , Tengriteg Тengride bolmuş Türk Bilge Kagan:Tanrı gibi gökte olmuş Türk Bilge Kağanı ,
    soyadı ve ad: 阿史那 默棘連, āshǐnà mòjílián, a-shih-na mo-chi-lan;

    d. 683 ya da 684 - ö. 25 Kasım 734

    İkinci Doğu Göktürk Kağanlığının kağanlarındandır. Türk tarihinin en önemli figürlerinden biri olarak değerlendirilir.


    683 (ya da 684) yılında doğdu. Babası Doğu Göktürk Kağanlığı'nı yeniden kuran İlteriş Kağan, annesi İlbilge Hatun'dur. 8 yaşında babasını yitiren Bilge Kağan, 24 yıl boyunca Göktürk Devleti kağanlığı yapan amcası Kapağan Kağan'ın elinde büyüdü.

    716 yılında Kapagan Kağan Dokuz Oğuz boylarından Bayirku (Bayïrqu) tarafından öldürüldüğünde yerine geçen oğlu İnel Kağan'ı darbe yoluyla devirerek İkinci Doğu Göktürk Kağanlığı'nın başına geçti. Devletin yönetimini ele alan Bilge Kağan'ın ilk işi iyi bir yönetim oluşturmak oldu. Bunun için, ordunun başına kardeşi Kül Tigin'i, vezirliğe de Tonyukuk'u getirdi. Kardeşi Kül Tigin ile birbirilerine bağlılıkları ve taht kavgasına tutuşmamaları devleti hızla güçlendiren nedenlerin başındadır.

    Bilge Kağan döneminde yazılan Göktürk Yazıtları Türk tarihi açısından eşsiz bir değer taşımaktadır.
    Bilge Kağan'ın en büyük hayali, milletini yerleşik hayata geçirip onları şehirlerde oturtmak idi.[kaynak belirtilmeli] Ama vezir Tonyukuk buna karşı çıkarak: "Türkler, Çinlilerin yüzde biri kadar bile değildirler. Su ve otlak peşindedirler. Avcılık yaparlar. Belli bir yerleri yoktur ve savaşçıdırlar. Kendilerini güçlü görünce, orduları yürütürler. Güçsüz bulunca kaçarlar ve gizlenirler. Çinlilerin sayı üstünlüklerini böylece etkisiz kılarlar. Türkleri surlarla çevrili bir kentte toplarsanız ve bir kez Çin'e yenilirseniz, onların tutsağı olursunuz" dedi.

    Bilge Kağan, bir dönem de Türkler arasında Budizm'i yayma gayretinde bulundu. Tapınaklar yaparak Türkleri Budist yapmak arzusunu taşıdı. Vezir Tonyukuk, bu düşünceye de karşı çıkarak, Budizm'in insandaki hükmetme ve iktidar duygusunu zaafa uğrattığını, kuvvet ve savaşçılık yolunun bu olmadığını, eğer Türk milletinin yaşaması isteniyorsa, bu din ve tapınakların ülkeye sokulmaması gerektiğini söyledi. Bilge Kağan, çok itibar ettiği Veziri Tonyukuk'un tavsiyelerine uyarak, aklından geçen bu planları uygulamadı.

    Bilge Kağan döneminde Göktürk Devleti'nin sınırları Çin'in Şan-Tung ovasından, İç Asya'da Karaşar bölgesine, kuzeyde Bayırku sahasından Ani Irmağı çevresi ve Batı Demir Kapı'ya (Ceyhun Irmağı'nın yakınında Semerkand-Belh yolu üzerinde) kadar ulaştı.

    Önce veziri Tonyukuk'u sonra kardeşi Kül Tigin'i kaybeden Bilge Kağan'ı, Çinlilerle işbirliği yapan[kaynak belirtilmeli] bakanı Buyruk Çor zehirledi. Yatağında hasta yatarken, kendisini zehirleten bakan ve yardımcısını öldürten Bilge Kağan, 25 Kasım 734'de öldü.

    Bilge Kağan'ın cenazesi 22 Haziran 735 tarihinde ("domuz" yılının 5. ayının 27'sinde) büyük bir törenle defnedildi[5].
    Bilge Kağan'ın ölüm ve yoğ töreni ile ilgili tarihi, oğlu Teñri Kağan şu bilgileri yazdırmıştır:


    ”bunça : k(a)zg(a)n(ı)p : k(a)ñ[(ı)m k(a)ğ(a)n [ı]t yıl : on(u)nç (a)y : (a)ltı ot(u)zka : uça : b(a)rdı : l(a)zgin : yıl : biş(i)nç (a)y : yiti ot(u)zka : yoğ (e)rtürt(ü)m :”


    (Bu kadar kazanıp babam, kağan köpek yılı, onunca ay, yirmi altıda uçup gitti. Domuz yılı beşinci ay, yirmi yedide yas töreni yaptırdım”)

    (Bilge Kağan, Güney, 10).​
     

Sayfayı Paylaş