1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Bilge & Öğrencisi

Konusu 'Okunası Yazılar' forumundadır ve İLkİm* tarafından 17 Nisan 2010 başlatılmıştır.

  1. İLkİm*
    Avare

    İLkİm* MaviKuş ~ Özel üye

    Katılım:
    22 Kasım 2009
    Mesajlar:
    3.474
    Beğenileri:
    153
    Ödül Puanları:
    3.480
    Banka:
    136 ÇTL
    Vaktiyle bir bilge hoca, yıllarca yanında yetiştirdiği öğrencisinin seviyesini öğrenmek ister..Onun eline çok parlak ve gizemli görüntüye sahip iri bir nesne verip ; Oğlum der, bunu al önüne gelen esnafa göster, kaç para verdiklerini sor, en sonunda kuyumcuya göster..Hiç kimseye satmadan sadece fiyatlarını ve ne dediklerini öğren, gel bana bildir..Öğrenci elindeki nesne ile çevresindeki esnafı gezmeye başlar..İlk önce bir bakkal dükkanına girer ve ; Şunu kaça alırsınız..? diye sorar..Bakkal parlak bir boncuğa benzettiği nesneyi eline alır evirir, çevirir sonra ; Buna bir tek lira veririm, bizim çocuk oynasın der..İkinci olarak bir manifaturacıya gider..O da parlak bir taşa benzettiği nesneye ancak bir beş lira vermeye razı olur..Üçüncüsünde bir semerciye gider, semerci nesneye şöyle bir bakar, bu der ; Benim semerlere iyi süs olur..Bundan kaş dediğimiz süslerden yaparım, buna bir on lira veririm..En son olarak bir kuyumcuya gider..Kuyumcu öğrencinin elindekini görünce yerinden fırlar ; Bu kadar değerli bir pırlantayı, mücevheri nereden buldun..? diye hayretle bağırır ve hemen ilave eder ; Buna kaç lira istiyorsun..? Öğrenci sorar ; Siz ne veriyorsunuz..? Kuyumcu ; Ne istiyorsan veririm..Öğrenci ; Hayır veremem diye taşı almak için uzanınca kuyumcu yalvarmaya başlar ; Ne olur bunu bana satın..Dükkanımı, evimi, hatta arsalarımı vereyim..Öğrenci emanet olduğunu, satmaya yetkili olmadığını, ancak fiyat öğrenmesini istediklerini anlatıncaya kadar bir hayli dil döker..Mücevheri alıp kuyumcudan çıkan öğrencinin kafası karma karışıktır..Böylesi karışık düşünceler içinde geriye dönmeye başlar ; Bir tarafta elindeki nesneye yüzünü buruşturarak bir lira verip onu oyuncak olarak görenler, diğer tarafta da mücevher diye isimlendirip buna sahip olmak için her şeyini vermeye hazır olan ve hatta yalvaran kişiler..Bilge hocasının yanına dönen öğrenci, büyük bir şaşkınlık içinde başından geçen macerasını anlatır..Bilge sorar ; Bu karşılaştığın durumları izah edebilir misin..? Öğrenci ; Çok şaşkınım efendim, ne diyeceğimi bilemiyorum, kafam karmakarışık diye cevap verir..Bilge hoca çok kısa bir cevap verir ; Bir şeyin kıymetini ancak onun değerini bilen anlar ve onun değeri bilenin yanında kıymetlidir..Her insanın hayatında varlığını ve değerini bilen, hisseden, fark eden kuyumcular mutlaka vardır ; Mesele kuyumcuyu bulmaktadır...*
     

Sayfayı Paylaş