1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Bilgisayar ve Göz Sağlığı

Konusu 'Genel Sağlık Bilgileri' forumundadır ve sherry tarafından 21 Ocak 2008 başlatılmıştır.

  1. sherry

    sherry V.I.P V.I.P

    Katılım:
    20 Aralık 2006
    Mesajlar:
    2.174
    Beğenileri:
    41
    Ödül Puanları:
    1.980
    Banka:
    286 ÇTL
    Bilgisayar karşısında uzun süre hareketsiz ve değişmeyen bir konumda çalışmanın, hem göz, hem vücut sağlığı açısından sakıncalı olduğu belirtildi. Monitörün normal okuma uzaklığından daha ileride, yaklaşık 70 cm'de yer alması gerektiği vurgulanırken, çalışma ortamındaki aydınlatmanın, ekran yüzeyinden yansımayı ve parıltıyı en aza indirecek şekilde olması gerektiği bildirildi. Doç. Dr. Acun Gezer, İHA muhabirine yaptığı açıklamada, bilgisayarla çalışanların, uzun süre monitör karşısında vakit geçirdikten sonra gözlerinde kızarıklık, sulanma veya kuruma hissi, yorgunluk, göz kapaklarında ağırlık veya baş ağrısı, odaklama zorlukları, gelip geçici bulanık görme gibi göz şikayetlerinin yanısıra sırt ağrıları ve kas spazmları gibi problemler yaşayabildiklerini ifade ederek, yapılan araştırmaların, bu şikayetlere bilgisayar kullananların yüzde 75'inde rastlandığını ortaya koyduğunu söyledi.
    ALINMASI GEREKEN TEDBİRLER
    Bu şikayetlerin genellikle bilgisayarla çalışılan konumun değiştirilmesi veya gözlük kullanımı ile giderilebildiğini anlatan Doç. Gezer, "Her ne kadar göz yorgunluğu, bilgisayar kullananlarda sık karşılaşılan bir şikayetse de bu durum, bilgisayar monitörlerinin gözleri bozduğu anlamına gelmez. Bu durumda olan kişilerin herşeyden önce, bu şikayetin nedenlerinin araştırılacağı kapsamlı bir göz muayenesinden geçmesi gerekir" dedi. Bilgisayarla çalışırken, monitörün, normal okuma uzaklığından daha ileride, yaklaşık 70 cm'de yer almasının tercih edilmesi gerektiğini kaydeden Doç. Gezer, "Monitörün üst kenarı, göz hizasından biraz daha aşağıda olmalı, takip edilmesi gereken bir başka yazı varsa, bu da monitöre yakın ve aynı mesafede yerleştirilmelidir. Böylelikle gözlerin ve başın her iki nesneyi birden kontrol etmek için ihtiyaç duyacağı hareketler asgari düzeyde tutulurken, gözlerin nesneleri net görmek için ihtiyaç duyacağı odaklama çabası da en aza inecektir" diye konuştu. Çalışma ortamındaki aydınlatmanın, ekran yüzeyinden yansımayı ve parıltıyı en aza indirecek şekilde olması gerektiğini belirten Doç. Dr. Acun Gezer, "Eğer ortamda yüksek bir aydınlatma gerekli ve vazgeçilmez ise monitörün önüne konacak filtrelerle yansıma ve parlama engellenmelidir" dedi. MONİTÖRLER GÖZE ZARARLI MI?
    Yapılan bilimsel araştırmaların, bilgisayar monitörlerinin göz sağlığına zarar verdiğini göstermediğini söyleyen Doç. Gezer, "Araştırma laboratuvarlarında yapılan ölçümler, normal çalışma şartlarında monitörlerden X-ışınları gibi ionizan ışınların veya ultraviole ışınlarının çok düşük düzeyde yayıldığını göstermiştir. Aslında monitörlerden yayılan ultraviole ışınları, bildiğimiz floresan ampullerden yayılandan çok daha azdır. Monitörlerin yaydığı radyasyon miktarı da, hayat boyu sürekli maruz kalınma halinde dahi katarakt veya benzeri göz hasarlarını oluşturacak dozajın çok altında kalmaktadır" diye konuştu. Bazı kişilerin, uzun süre monitör karşısında çalıştıktan sonra etrafa baktıklarında siyah-beyaz nesneleri hafifçe renkli görmelerine 'McCollough efekti' dendiğini kaydeden Doç. Gezer, "Bu durum, herhangi bir göz hastalığının belirtisi olmadığı gibi gözdeki bir hasarı da göstermez ve tamamen normal fizyolojik bir durumdur" dedi.
     

Sayfayı Paylaş