1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Bilinçaltıma İki Çift Lafım Var!

Konusu 'Aşk' forumundadır ve İLkİm* tarafından 18 Nisan 2010 başlatılmıştır.

  1. İLkİm*
    Avare

    İLkİm* MaviKuş ~ Özel üye

    Katılım:
    22 Kasım 2009
    Mesajlar:
    3.474
    Beğenileri:
    153
    Ödül Puanları:
    3.480
    Banka:
    136 ÇTL
    Bilinçaltıma İki Çift Lafım Var!

    Yer: Salon Saat:03.35 Durum: Üçlü koltuğun üstünde uykudan fırlayarak uyanma!

    Rüyalar hakkında ne kadar çok şey okusam, o kadar yetersiz kalıyorum. Bazen rüyalar mı gerçek, yaşadığımız şu an mı rüya diye düşünüyorum.

    Gece yarılarında beni kan ter içinde uykumdan kaldıran bilinçaltımla, bir ara ciddi ciddi konuşacağım. Madem uykumun ortasında kendini deşifre edeceksin, şunu güzel yap değil mi? Yok, illa araya bir kabus sıkıştırıyor!

    Freud'a göre, neredeyse tüm rüyalar cinsellikle ilgili. Psikanalizi konunun uzmanları yapsın ama benim bu gece gördüklerim hiç cinsel değildi. Yoksa koca Kenan İmirzalıoğlu'nu, sevgilim değil de ağabeyim olarak görür müydüm? Üstelik beni sırtımdan bıçakladı. Kan görünce rüya bozulur derler, kan görmedim. Yara sırtımda olduğu için mi acaba? Peki, bozulmayan rüyalar gerçekleşir mi?

    Bilinçaltı! Ne derin bir kuyu! Hala keşfedilmeyi bekleyen insan beyni ve bence hala anlaşılamamıştır insan kalbi! Elbette, aşkın kalpte yaşandığını kabul ediyorsanız?

    Konu aşk olduğunda, akılla kalp arasındaki bağlantının sağlamlığında şüphe ederim. Mantığın bizi terk ettiği anlar, aşkın kapıya dayandığı zamanlardır. Ancak işin tuhaf tarafı, aşık olacağınız kişiyi seçen aslında beyin değil midir? Konu şimdi sarpa saracak çünkü bu ikiliyi birbirinden kesin olarak ayırmak mümkün görünmüyor.

    Birini ilk gördüğümüz an, içimizde başlayan kıpırtı bir çeşit cinsel çekim olmalı. O an, sadece dış görünüşü ve birkaç hareketinden yola çıkarak, kalp şöminesine odun atıyoruz. Tanışma ve anlama aşamasında aşk devreye girebiliyor. İşte bu aşama biraz karışık!

    Birine aşık olma kararını nasıl veriyoruz? Neden o kişiyi seçiyoruz? Muhtemelen, onun diğer insanlardan bizce bir farkı oluyor. Herkesten daha üstün, daha özel bir yanı olduğuna inanıyoruz. Sanırım, aşk böyle başlıyor.

    Aşık olduğumuz kişiyi gördüğümüz o an, onunla yaşayacağımız geleceği de görebilseydik; ortada aşık kalmazdı! Aşkın içinde ızdırap saklı, istekli bir acı köleliği ama dünya üzerinde hiçbir acı bu kadar güzel değildir.

    Konuyu uzatmayayım. Aklın, kalbin, bilinçaltının, üstünün ve insana dair her şeyin sırrı çözülse bile; ben, o yakışıklı adamı rüyamda sevgili yerine ağabey olarak gördüğüm için, hala bilinçaltıma kızgın olacağım….

    Candan Ünal
     

Sayfayı Paylaş