1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Bir Adam Girdi Şehre Koşarak - Tarık Tufan

Konusu 'Kitap Özetleri' forumundadır ve _nehir_ tarafından 20 Mart 2014 başlatılmıştır.

  1. _nehir_
    Avare

    _nehir_ Schrödinger'in Kedisi ♕ Özel üye

    Katılım:
    8 Aralık 2012
    Mesajlar:
    3.989
    Beğenileri:
    4.606
    Ödül Puanları:
    8.980
    Banka:
    2.183 ÇTL
    Kısa hikayelerden oluşan bir kitap, satır aralarını sevdim..


    Arka Kapak:



    Camlardan ölesiye sarkan gündelikçi kadınlar, elindeki eczane poşetleriyle çaresiz bekleyen yaşlı adamlar, pazar yerlerinden artık toplayanlar, eskimiş kıyafetleriyle düğün salonlarında şarkı söyleyenler, sefer tasından utanan genç adam ve diğerleri.
    Şehrin ötekileri yani.
    Biraz Raif Efendi, biraz Maria Puder, Sartre, Bachelard, Anna ve biraz Kudüs.
    Karanlık, rutubetli, çok bağırışlı, çok nefessiz, çok sabahsız, çok aşksız, çok çiçeksiz, çok neşesiz, çok kitapsız bir şehirde hayatta kalabilmek için her şey.
    Büyücülerin, haramilerin, borsacıların, reklamcıların, korsanların, işgalcilerin, bankacıların elinden kurtulabilmek için yani.
    Tarık Tufan, “Bir Adam Girdi Şehre Koşarak” kitabında her şey hızla akarken, yavaş gidenleri, yorulanları, rekabete güç yetiremeyenleri ve onların mekanlarını anlatıyor.


    Kitaptan Alıntılar:


    Gidelim buradan.
    Senin masumiyetini, bilgelik zamanlarından kalma sırları, dünyanın bütün sabahlarını yanımıza alıp gidelim.
    Hesap etmeden, haritaya bakmadan gidelim.
    Ölelim diyecektim az kalsın. Ölmeyelim. Hiç ölmeyelim Anna.
    Sarılalım diyecektim az kalsın. İçimden böyle şeyler de geçiyor işte. Sarılalım, dudakların…
    Tamam sustum.


    Sartre’ı bu kadar aceleye sevk eden şey nedir?
    Eğer kalbimizde birikmiş cümleler, aklımızı işgal etmiş fikirler kağıda dökülmezse, bir başkasına aktarılmazsa, içten içe sizi çürütmeye başlar.


    Anlatmaktan ötürü mutsuzluğumuzu arttıracak şeylere çocukça bir kayıtsızlık hali ne kadar gülünç dursa da üzerimizde, bundan vazgeçebilmek çok da kolay değil.


    Sen beni tutarsan hiç düşmem biliyor musun? Sıkı sıkıya sarsan ellerini göğsüme dolayıp, hiç düşmem ben.


    Biliyorum epeydir gelmediğimden şikayet ediyorsun. Sıradaki şarkıyı sen seç ödeşelim.
     
    RUZG4R, YoRuMSuZ ve KıRMıZı bunu beğendi.
Benzer Konular
  1. Mavi Gül
    Mesaj:
    5
    Görüntüleme:
    618
  2. ZeyNoO
    Mesaj:
    0
    Görüntüleme:
    725
  3. _nehir_
    Mesaj:
    1
    Görüntüleme:
    1.210
  4. Düş
    Mesaj:
    0
    Görüntüleme:
    603
  5. Papatya
    Mesaj:
    0
    Görüntüleme:
    764
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş