1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Bir Baba Adam

Konusu 'Okunası Yazılar' forumundadır ve Vapurdumanı tarafından 25 Şubat 2014 başlatılmıştır.

  1. Vapurdumanı

    Vapurdumanı Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    16 Eylül 2012
    Mesajlar:
    251
    Beğenileri:
    225
    Ödül Puanları:
    1.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Banka:
    286 ÇTL
    Çok olmadı henüz yedi sekiz yıl öncesi..Bir kongredeyiz bilinen belli başlı bir üniversitede.. Genişçe bir grup olarak katılmışız. İki bildiriyle de ben yer almışım. Biri oral yolla sunum, diğeri poster şeklinde..
    Üç günlük süreyle ağırlanıyoruz. İlgi alaka bol. Günüz gün boyu kongre merkezinde, akşam şehirde çarşı pazarda. Sabah çay poğaça simit, akşam cağ kebabı ve kadayıf dolma yiyerek..

    Organizatörümüz işin öncüsü hocamız, tam bir baba. Samimi ve sıcak bir insan. Prof unvanlı ve hocaların hocası olarak nam salmış birisi. Daha önce de görmüşlüğüm var kendisini. Kadir savun gibi. Fizik olarak da tarz olarak da tıpa tıp benzeri.
    Organizasyonda aksayan bir husus olmasın diye kendi dahil herkesi seferber ediyor. Kusursuz bir ev sahipliği yapıyor.
    İçecekler sıralanmış. Ne ararsanız var, eksiksiz hemen her şey. Soğuk olsun sıcak olsun..Bir tarafta çay diğer tarafta kahve..Ortaya ne kadar malzeme varsa yığılmış. Böreğinden,çöreğinden, simidinden,katmerinden ketesinden ne varsa. İstediğinizi dilediğiniz kadar yiyebiliyorsunuz.
    Yöreye özgü hemen her şey.
    Oturum sonrası aralarda çayınızı alıyor simitle keteyle bir güzel atıştırıp açlık yatıştırıyorsunuz.
    Memleketin batısından doğusundan oldukça geniş bir kitle teşrif etmiş durumda.
    Epey bir rütbeli var. Rütbeliden kasıt unvanlı yani. Hemen her kariyerden..
    Yine bir çay molasındayız ve hoca iki asistanına sıkı sık tembihte bulunuyor ve biz konuşulanları işitiyoruz.
    Yeni de değiller onlar da kariyer basamaklarını epey tırmanmışlar ama esas duruştalar karşısında.
    Eski tarz hocalardan,ödün vermeyenlerden. Nasıl yetiştirildiyse öyle isteyenlerden.
    Vaktiyle kendisi de el pençeydi, sus pustu mutlaka hocalarının karşısında.
    İyi takip edin diyor hoca. Fırsat vermeyin etrafı kolaçan edin...
    Bakın yarıya indirmişler simidi,neredeyse tamamını bitirecekler diyor.
    Gözlerimle gördüm bir bayan hoca grubu çantalarına indirdiler üçer beşer diyor.
    İzlemiş demekki bir kenardan.
    İnanamazsınız ama gerçek.
    Komik ve eğlenceli bir durum.
    Bu iş eğitime kariyere bakmıyor anlaşılan.
    Her toplum kademesinde yaşanılıyor.
    Sıkı takip edin,göz açtırmayın diyor.
    Biz talimatları dinlerken, hocayı süzüyorduk baştan aşağı, arkadaşımla..
    Klasik hocalardandı,nesli tükenenlerdendi.
    Günümüzde hoca profili değişmişti ama o ısrarcıydı değişip dönüşmemekte.
    Elli yedide başladım asistanlığa demişti.Yıl elli yedi, yani henüz biz hayatta yokken. Kemerine ilişmişti gözümüz.. Deriden ince bir kemer. Sanırım o da elli yedi modeldi. İlk asistanlık yıllarından kalmaydı.
    Yıpranmış görünüyordu. Parası değil fırsatı yoktu anlaşılan hocanın. Ya da umursamıyordu. Zaten işe kendisini kaptıranlar üstü başı o kadar önemsemezlerdi.
    Eğlenceli bir üç gündü bizim için. Zaten sununuz varsa az çok heyecan duyarsınız,biraz gerilirsiniz. O bakımdan bizim için oldukça rahatlatıcı olmuştu.
    Kazançlıydık boşa geçirmemiştik,yeteri kadar çıkarım edinmiştik bu sürede.
    Makam unvan kariyer ne olursa olsun,bir yerde unutuyorduk tüm bunları,gerçek kişiliğimize dönebiliyorduk..İkramlık simidi çantaya indirebiliyorduk..
    Hocanın meseleyi takibi ayrı bir güzellikti. İşi gücü bırakmış olayın peşine düşebilmişti.
    Ya hoca asistan ilişkisi. Çok görmemek gerekirdi. Coğrafyanın sertliği buraya da yansımıştı.

    Kemerse işin tuzu biberiydi. Her şeyi anlatıyordu. Fazla söze gerek yoktu..
     

Sayfayı Paylaş