1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Bir dargın bir barışık, kalbim sana çok alışık

Konusu 'Aşk' forumundadır ve Suskun tarafından 29 Nisan 2011 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    [​IMG]

    Çoğumuzun başından geçmiş bir ilişki türü vardır. ‘sakız gibi uzamış…’ , ‘onlar yüzyıllardır beraber zaten’ diye bahsedilen….
    Bir dargın bir barışık.. ama mütemadiyen beraber… mütemadiyen kavgalı ilişkiler.
    Kopamadığımız sevgililerimiz… terk edip edip geri döndüğümüz…
    Her defasında ‘artık bu son’ dediğimiz… ama yeniden başladığımız…
    Acaba başkasını hayatımıza sokmaktan korktuğumuzdan mı…?
    Yoksa gerçekten onu seviyorluğumuzdan mı…?
    Neden….. neden kopamıyoruz biz bu ilişkiden bir türlü…?
    ………

    Kadınlar…
    Onun bir başkasına dokunabilme ihtimalini düşündükçe delirirler…
    Erkekler…
    Ona bir başkasının dokunabilme ihtimalini düşündükçe delirirler…
    Kadınlar..
    Kendinden daha güzel biri ile beraber olma ihtimalini düşündükçe delirirler…
    Erkekler…
    Kendinden daha başarılı biri ile beraber olma ihtimalini düşündükçe delirirler…
    Kadınlar…
    Paylaşamaz…
    Erkekler…
    Paylaşamaz…
    Sadece benim… Hep benim… olsun isterler…
    ….

    İlişkiye olan bağlılığımızın değil, ego’larımızın bizi, daha doğrusu beraberliği bu hale getirdiğini düşünüyorum.
    Kadınların emek verdikleri bir şeyden kolay kolay vazgeçememek gibi bir takıntısı vardır.
    Hani çocuklarımız için yıllar sonra söylediğimiz ‘saçımı süpürge ettim ben senin için’ ifadesi var ya…!
    Aynısını birlikteliğimiz içinde söylüyoruz….

    Bir adamı sevmenin, onu yaşamanın verilmiş bir emek, harcanmış bir zaman, tüketilmiş anlar olduğunu düşündüğümüz zaman vazgeçemiyoruz bu beraberlikten.
    İçimizdeki ‘yetiştirme’ güdüsü sayesinde, illaki ona kattıklarımız olduğu fikrine kapıldığımızdan…! Şu anki halinin bizim sayemizde olduğuna inandığımız erkekleri çıkartıp atamıyoruz hayatımızdan bir türlü.

    Uğrunda vazgeçtiğimiz noktalar olduğunda, hayatımız ile ilgili belli değişiklikler yaptığımızda o ilişki için, o artık ‘bizim’ oluyor. Bizim adamımız.. bizim hayatımız…başkasının olamaz…!
    Attığı her adımı, her tepkisini, her keyfini, her üzüntüsünü o kadar iyi tanıyoruz ki, ‘zaten bir başkası ile mutlu olma şansı yok…!’ deyiverebiliyoruz.
    Sanki dünyaya bizim ile beraber gelmiş, daha önce hiç mutlu olamamış, kimse onu anlayamamış gibi..

    Peki erkekler..! Onlar mutlular mı acaba bu durumdan…?
    Ya da onlar neler hissediyorlar bitmeyen / bitemeyen bu beraberlikler ile ilgili..?

    Erkeklerin de uzun zamanlarını geçirdikleri, beraber çokça yaşanmışlıkları olan kadınlara karşı gelişen bir ‘koruma’ istekleri var. Onlar bizden çok daha fazla sahipleniyor aslında. ‘Ya benim ol, Ya toprağın’ diyebilen bir adamın, uzun yıllar süren bir ilişkiden kopabilmesi, o kadının başka biri tarafından sevilmesi fikrini kabul etmesi hiçte kolay değil.

    Sürüp gitsin mi bu beraberlikler zorlaya zorlaya peki…?
    Oturupta düşünülmesin mi üzerinde…?
    Seviyor muyum… Sevilmesinden mi korkuyorum…acaba…?
    “Benim ektiğim tohumların çiçeklerini bir başkası koklamasın…!” diye mi…?

    Papatya Somer​
     
  2. Mavi Gül
    Avare

    Mavi Gül ѕση_¢ıqℓıк Özel üye

    Katılım:
    3 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    4.647
    Beğenileri:
    375
    Ödül Puanları:
    3.730
    Yer:
    Misafir Sevmez
    Banka:
    677 ÇTL
    güzel bir yazı doğruluk payı büyük :)
    bazende sigara gibi alkol gibi bağımlılık yapabiliyor sana zarar versede vazgeçemediklerin arasında yer alıveriyor.
     
  3. MeRciMeK
    Masum

    MeRciMeK V.I.P V.I.P

    Katılım:
    20 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    9.071
    Beğenileri:
    1.871
    Ödül Puanları:
    7.230
    Banka:
    427 ÇTL

    Herşeyin temelinde egoların olması o kadar çirkin ki .. Ama gördüklerimiz ve bazı olaylar insanı bu şekilde düşünmeye mecbur ediyor .. Sevmek gibi muhteşem duygunun altında saşma sapan egolar ..
     
  4. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Dünyada hiç bir karşı cins vazgeçilmez değildir.Vazgeçemediğimizin nedeni aile,kültür ve toplum üçlüsünden oluşan baskılar ve egoarımız.Sahiplenme duygusu insana sahip olmakla metaya sahip olmakla karıştırılıyor.Bunun en güzel örneği manşetlerde boşanmaların arkasından yaşanan cinayetlerle gözler önüne seriliyor.

    Bu şarkı ne güzelanlatmış hoşgörüyü

    Mızrap sende tel sende
    Bir dokun ah olayım
    Sevmiyorsan geceyi
    Emret sabah olayım
    Elde günah yerine
    Sende sevap olayım
    Yıldız iste göklerden
    Hemen gidip alayım
    Bırak böyle kalalım,bir dargın bir barışık
    Nasıl olsa dünyada bütün işler karışık
     
  5. İLkİm*
    Avare

    İLkİm* MaviKuş ~ Özel üye

    Katılım:
    22 Kasım 2009
    Mesajlar:
    3.474
    Beğenileri:
    153
    Ödül Puanları:
    3.480
    Banka:
    136 ÇTL
    çok güzel anlatmış sürekli kavga edip didişip bi dargın bi barışık ilişkilerin neden bitemediğini .. insanların birbirine olan bağımlılığını .. Nekadar yıpratsada ,insan kopamıyor işte bazen .
     

Sayfayı Paylaş