1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Bir Erkeğin Kaleminden Evlenilecek Kadın Modeli..

Konusu 'Erkeklerin Dünyası' forumundadır ve Suskun tarafından 11 Ağustos 2011 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Bir Erkeğin Kaleminden Evlenilecek Kadın Modeli..


    Artık günümüzde evlenmek için seçeceğiniz kadını çook ince bir süzgeçten geçirmeniz gerekiyor.

    Seçmek zor iş kardeşim. Mübarekler kavun değil ki koklayıp alasınız.
    Yalancısı var, paragözü var, zengin koca avcısı var, isteriği var, delisi var, hatta edindiğim tecrübelere göre zırdelisi bile var.
    Birde allem kallem edip ille birinin başına kapaklanıp kalmaya çalışanları var.

    Geçenlerde bir arkadaşım anlatıyordu.
    Epey bir zamandır gezip dolaştığı hanım arkadaşı hamile kaldım diyip başlamış bizimkinin başının etini yemeye. Bizimkinin kafasından aşağı kaynar sular inmiş tabi. Kadın iyi hoş ama bizimkinin beyninde tasarladığı evlenilecek kadın şablonuna uygun değil. Aldıralım falan diye birkaç umutsuz girişim yapmış ama nafile. Kadın, olmaz doğuracağım, ille de evlenelim diye tutturmuş.
    Aradan 1 hafta 10 gün falan geçti geçmedi ki, banyo çöp kovasının içinde kullanıp attığı aylık kadın bağını görünce ayıldım dedi...
    Daha o gün kestirip atmış olayı tabi.

    Bir kere evlenilecek kadınla öyle hemencecik evlilik muhabbetine girmeyeceksiniz.
    Hele geçsin aradan biraz zaman. İlk birkaç ay pek birşey anlaşılmaz.. Cicim ayları gibi yani.

    Diyelim ki; boyu boyunuza uygun, eline yüzüne bakılır bir aday buldunuz..
    İş orda bitmiyor ki.. Bir dizi testten geçirmeye başlayın bakalım hatunu.
    Üç beş buluşmadan sonra eğer usul usul evlilik konularına girmeye çalışıyorsa, sizde ufak ufak arayı açmaya başlayın.
    Büyük olasılıkla tek amacı koca bulmak olan birine çatmışsınızdır.

    Malum... Kadın kısmının çenesi boldur, bir başlarlarsa susmazlar.
    Siz konuşmalara bir dikkat edin hele.
    Arada bir yalan yakalıyorsanız, bilin ki attığı yalanlar sizin yakaladığınızdan çok daha fazladır.

    Sohbetleriniz esnasında vargücüyle sizin malvarlığını sorup soruşturuyorsa, hesap cüzdanlarınızı karıştırıyorsa, lükse bayıldığını söyleyip, her fırsatta kolunuzdan tutup sizi lüks yerlere sürüklemeye çalışıyorsa, muhtemelen sınıf atlamaya çalışan zengin koca avcısı türünden birine yakalanmışsınız demektir. İlk fırsatta izinizi kaybettirin.

    Kadın dediğin ortalık toplamayı, evi düzenli tutmayı, yemek yapmayı, 2 dakikada sofra kurmayı bilmeli arkadaş.
    Eli ayağı birbirine dolaşıp duran, ağırkanlı, sünepe, yemek yapmaktan aciz bir kadınla ömür boyu evin dağınık odalarında, lokantalarda sürünmeyi gel de göze al, alabilirsen.

    Kadının mutfağı temiz olmalı.
    Evine gittiğinizde çaktırmadan mutfağına bir göz atın.
    Eğer bulaşıklar üst üste yığılmış yıkanmayı bekliyorsa, tezgah karmakarışıksa, kap, kacak, duvar, ocak yapış yapışsa, hiç tereddüt etmeden, acele bir işinizin çıktığını söyleyip tabana kuvvet kaçın ordan.

    Aslan yatağından belli olur demişler.
    İçinden çıktığı yatağı toplamadan, kapatmadan, üstünü örtmeden öylece bırakıyorsa, yatağı gibi kafası da dağınıktır hatunun büyük ihtimalle.
    Siz de benim gibi dağınıklık sevmeyen biriyseniz, voltanızı almanın tam zamanı.

    Kadın dediğin kendini bilmeli.
    Kolunuza takıp şöyle bir dışarda gezerken, arkadaşlarınızla yakınlarınızla beraberken,
    giyimiyle kuşamıyla davranışlarıyla size gurur vermiyorsa,
    adap usul bilmiyorsa, olur olmaz her yerde yüksek sesle konuşup gülüyorsa,
    dışarı çıktığınızda eyvah ya bir pot kırarsa diye içindenizden geçirmeye başlamışsanız, bilin ki dejenere birine kaptırmışsınız yakayı.

    Bu aralar acaip hasta olduğunuzdan, ya da büroda ki iş çokluğundan 24 saat çalışıyor havalarında, arayı uzatabildiğiniz kadar uzatın.
    Ta ki sizden umudu kesip, başka birine kancasını atana kadar.

    Kadın kanaatkar olmalı.
    Verdiğinizle yetinmiyor, aldığınızı beğenmiyor, ikram ettiğinize, ısmarladığınıza burun kıvırıp, bunu sevmedim, git bana şunu al, bunu al diye tutturup şımarıyorsa, taş bitti yapı paydos zilini çalmaya başlayın.

    Kadın akıllı olmalı..
    Hayat sadece romantizmden ibaret değil. Bir derdiniz olduğunda dertleşebilmelisiniz.
    Sizi anlayabilecek, size yol gösterebilecek, çözüm üretebilecek kapasitesi olması lazım.

    Siz sıkıntıyla kıvranırken o hala kendi havasındaysa, kafası kırılan tırnağında, değişen modada, yeni açılan tavernadaysa, bırakın sonsuza kadar orda kalsın.
    Tabi sizden uzakta.

    Kadın hesabını bilmeli.
    İyi beslenmeyi pahalı yiyecek tüketmek sanıyorsa,
    birgün kızıl, birgün sarışın olup modaya uyacak diye kuaförlere para saçıyorsa,
    yapmayı yakıştırmayı bilemeyip, daha ucuza da şık olmayı becerebilecek yerde, kredi kartlarının dibine vuruyorsa,
    hele bir de aklını fikrini markalara takmışsa, sizin de tekmeyi vurma zamanınız gelmiştir.

    Evlilikte mantık kadar sevgide çok önemli. Sevgisinden emin olamadığınız kadına, belki sonra alışır, anlaşır, severim diyerek nikah kıymaya kalkmayın.
    İnsan başında neyse sonunda da odur.

    Haaaaa işte zurnanın zırt dediği yere geldik...
    Hadi büyük bir şans eseri yukardaki kriterlere tıpatıp olmasa da, az buçuk uyan bir kadınla karşılaştık diyelim. E! biraz biraz sevip evlenmeyi de düşünmeye başladık.
    Ammaaa; kadının bizi sevdiğini nasıl ve nerden anlayacağız?

    Şimdi iyi kulak verin;

    Gezmeye çıktığınızda bilmem hangi lüks otelin roofu, barı, restoranı yerine, gidilecek yeri seçme özgürlüğünü size bırakıyor, götürdüğünüz alelade bir mekanda bile mutlu olup, hoşnutluk sinyalleri veriyorsa, bilin ki onun için mutluluk sadece sizin yanınızda olmaktır.
    Bu 1. belirtidir

    İnsanın hayatı dümdüz bir yol değildir. Bazen çok dik yokuşlar, engeller engebeler çıkar karşımıza.
    İşte o zorlu yokuşlarda kadın hala yanınızdaysa,
    size güç ve moral vermeye çabalıyorsa,
    sabırla sizi dinleyip teskin ve teselli etmeye çalışıyorsa,
    sizin bütün asabiyetinize, huysuzluklarınıza off aman demeden katlanıyorsa, hayatınız boyunca iyi ve kötü günlerinizde yanınızda olabilecek biriyle berabersiniz demektir.
    Bu da 2. belirtidir.

    Biz erkekler kıskançlık kıskacına alınmayı sevmeyiz, sıkılırız, daralırız, bunalırız.
    Ancak; şunu unutmayalım ki; sevginin en büyük belirtisi kıskançlıktır.
    Çünküü seven kadın kıskanır arkadaş.
    Çevrenizde ki diğer kadınlardan huylanıyor, söylenip, sinirleniyor, hele bir de dedektifliğe özenip, üzerinizde bulduğu kılı tüyü dert ediyorsa, bu da sevildiğinizin en kesin ve de en net 3. belirtisidir.

    (Burada size önerim:
    Bir hatuna aklınız olur diyorsa, onu kıskandırabilecek şeylerden uzak durun.
    Güvenini sağlayın.
    Çünkü bu öyle bir dengedir ki, kantarın topuzunu fazla kaçırırsanız, gözünüzün dışarda olduğuna, onu sevmediğinize, bugün değilse bile, yarın mutlaka ihanet edeceğinize kanaat getirip, sizden uzaklaşırlar. Yani tam da bulmuşken kaybedebilirsiniz.
    Yine edindiğim tecrübelere göre, kadınlar bir çok yanlışımızı görmemezlikten gelmeyi beceriyorlar ama sadık kalıp kalmadığımız konusunda çok keskin sınırları var).

    Eveeettt..... !!!

    Bu kadar vasfa haiz bir kadın var mıdır? Varsa nerededir?
    Hadi şans eseri bulduk tanıştık beğendik evlenmeye uygun bulduk diyelim!
    Acep o bizi beğenir mi bakalım?
    Çünkü bu kadar meziyeti olan kadının, bir erkekte olmasını şart koştuğu kimbilir neler, ne özellikler vardır?
     

Sayfayı Paylaş