1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Bir eylem insanı Atatürk

Konusu 'Devrimleri, İlkeleri' forumundadır ve wien06 tarafından 6 Şubat 2008 başlatılmıştır.

  1. wien06

    wien06 V.I.P V.I.P

    Katılım:
    30 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    6.117
    Beğenileri:
    148
    Ödül Puanları:
    4.480
    Meslek:
    Serbest
    Yer:
    Viyana
    Banka:
    292 ÇTL
    Atatürk'ün belki de en önemli vasfı bir eylem insanı olmasıdır. Yani düşündüklerini sadece lafta bırakmaması, onu gerçekleştirmek için derhal harekete geçip ortaya somut birşeyler koymuş olmasıdır. O yüzdendir ki, Avrupalıların "Hasta Adam" diye nitelediği bir milleti ayağa kaldırmıştır. Ortaya koyduğu ve bir araya getirip kaynaştırdığı ilkelerle ülke karanlıklardan aydınlığa taşınmış ve müreffeh Türkiye'nin temelleri atılmıştır. İçindeki coşkun vatan sevgisi ve her zaman yokluk içinde dahi başarıyı hedefleyen "Kuva-i Milliye Ruhu" ülkeye önce askeri sonra da sosyal ve ekonomik alanlarda birçok zaferler kazandırmıştır.

    Atatürk, ülke sorunlarını çözerken daima aklın ve ilmin gereklerine göre hareket etmiştir. Olayları geniş ve detaylı düşünmüş, basit hedefler peşinde değil, gelecek nesilleri bile rahat ve huzur içinde yaşatacak köklü çözümler peşinde olmuştur. Her zaman vatanın ve milletin menfaatlerini gözetmiş, hiçbir zaman kendi rahatı peşinde olmamıştır.

    "Bugüne dek elde ettiğimiz başarı, bize ancak gelişme ve uygarlığa bir yol açmıştır... Bize ve bizden sonra gelenlere düşen görev, bu yol üzerinde tereddütsüz ilerlemektir" diyen Atatürk, kendisinden sonra gelecek yeni nesillere düşünce ve ilkeleri etrafında yürüme görevini vermiştir.

    Bugün vatanın ve milletin hayrı adına yola çıkanlardan yalnızca Atatürk'ün açtığı yolda yürüyenlerin başarıya ulaştıkları bir gerçektir. Ülkemizin meselelerine en gerçekçi yaklaşımlar ve üretilen en sağlıklı çözümler yine Atatürk'ün çizdiği çerçevede şekillenmektedir.

    Öyle ise, Atatürk'ü ve Atatürkçülüğü sadece geçmişte yaşanmış parlak bir olay olarak düşünmek, birtakım süslü sözlerle övmek hem yetersiz hem de çok yanlıştır. Burada önemli olan Türk Milleti'nin her alanda modernleşmesinin reçetesini içeren Atatürkçülüğün pratik hayata geçirilmesidir.

    Dünya artık yeni bir yüzyıla girdi. Hedefimiz ulusça belli: dünya üzerinde en gelişmiş ve çağdaş devletler içinde hak ettiğimiz yeri almak. Türkiye bunu başaracak güce, akla ve kaynağa fazlasıyla sahip. Yapılması gereken tek şey, Atatürk'ün yıllar önce ortaya koyduğu ilke ve düşüncelerle yokluktan ortaya çıkardığı modern Türk Devleti'ni, yine aynı ilke ve düşüncelere çok daha kuvvetle sarılıp büyük bir hızla çağımızın ötesine taşımak. Türkiye bunu Atatürk ile zamanında başarmış ve adeta bir Türk Rönesansı yaşamıştır. Bugün de O'nun ilke ve düşüncelerine sadık kalacak samimi Atatürkçülerle bu başarının çok daha fazlasını gösterebileceğine inancımız tamdır.
     

Sayfayı Paylaş