1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Bir Kadın Susar, Bir Adam Sağır Olur..

Konusu 'Şiir' forumundadır ve ...SAKLI CeNNeT__ tarafından 15 Nisan 2012 başlatılmıştır.

  1. ...SAKLI CeNNeT__

    ...SAKLI CeNNeT__ ♥ Pєяναηє Döηєя Aşk ♥

    Katılım:
    6 Temmuz 2011
    Mesajlar:
    16.250
    Beğenileri:
    81
    Ödül Puanları:
    4.980
    Yer:
    ♥ Bєη Hєp Sєηdєyim ♥
    Banka:
    110 ÇTL









    Bir Kadın Susar, Bir Adam Sağır Olur...


    Bir kapının eşiğine "karanlık" diye yazılır gece.

    Bir kadının ellerine "ayrılık" diye yakılır kına.

    Ve bir varmış, bir yokmuş gibi gelip geçen krizlerinin ertesine,
    gömleğinin ilk iki düğmesini çözmek yetmez.

    Bir adamın üzerine "Yalnızlık" diye yığılır yara.

    Ölüm belki bir kilittir, İmkana.

    Belki tek kişilik bir bilettir dönüşü olmayan ve adama ait.

    Kadın, imkansızdır ve masalların perisi.

    Adam, yaralı bir hayvandır terkedildiği her vakit.

    Cümleleri her acıya gönüllü gebedir.

    Aşka eşkiya.

    Misilleme iner bir tek heceyle ve söker atar geceyi.

    Çeker vurur yüreğini yollara.

    Der ki gitmeden: “Git!”

    Kalp yorulur, ten aşınır.

    Yaralardan "Yar" kaşınır.

    Ayrılık kalbe kırmızı bir devrimdir.

    Ve her devrim gibi ardında yeni bir alfabe, yine bir lisan bırakır.

    Yar yaradır!

    Kanatır!

    Ayrılık yüzü görmüş her yüz, bakışları ile ele verir kendini.

    Sen'siz harflerle konuşur seni “Ayrılık”

    Ve sessizce tanıtır.

    Hüzün çöker gözlerinin üzerine.

    Keyfe zehir gibi düşer her seda.

    Ve her veda göz yaşartıcı bir bombadır.

    Bir vardır, bir yoktur Aşk.

    Bir varsın, bir yoksundur artık.

    Yalnızlıktan olma hırçınlığının kurgusudur sinema afişlerinden sokağına taşan.

    Her sokakta izleniyormuşçasına yürür, kalabalıklara sapar tanınmaz olursun.

    Sevdanın adının bile söylenmesinin yasak olduğu ülkelerin orta yerinde,

    “Onu” arar durursun.

    Misafir olmak istersin tanımadığın, bilmediğin her hayata.

    Yüzlere yüzler sürer,

    Yüzlerde hep "Onu" bulursun.

    Ve misafir etmek istersin bir hayatı.

    Filmler izler, ağlarsın.

    Ancak böyle avunursun.

    İstikametini şaşırır her arayış.

    İstikametini şaşırır;

    Akli dengeni yitirip,

    "Hoşçakal" diyen bir cümlenin gizli öznelerinde kaybolursun.

    Pusuya düşersin devriyesindeyken sevdanın, bir adamın söz öbeklerinde.

    Sıcaktır yaraların, yalana. "İyileşeceksin.” “Alışacaksın.” derler.

    İyileşemezsin...

    Sarfettiklerin şahittir, külfettir yalnızlığına.

    Işık, perde perde gözbebeklerinde depremdir.

    Ellerin titrer, konuşurken dudakların.

    Hissetmezsin...

    Hayat arsızdır.

    Hayat katıksız,

    Şiarsız.

    “Sız!”

    "Sız ulan yüreğime Ayrılık."

    "Ağlamayacağım." dersin.

    “Seveceksin yine.” derler.

    Artık kimseyi sevemezsin...

    "O'da Seviyordu." diye hıçkırıyorken

    Şimdiki zamanın rivayetinde bırakılır;

    Hayata sağanak halinde parçalı bulutlu,

    Yarı umutsuz yarı umutlu yaşlarla yağarsın.

    Dokunsalar ağlarsın.

    Dili geçmiş bir zamanın kenar mahallelerinde kalakalır,

    Ve Ona hiçbir zaman okumayacağı şiirler yazarsın.

    İşte böyle...

    Bir kadın susar. Bir adam sağır olur.

    Fırtına ertesi sessizliğin muştusudur kalemin kağıda anlattığı.

    Aşk, ellerine dokunmaksa sevgilinin eğer katli vacip bir duygudur.

    İnfaz öncesi hissizliğin korkusudur Adam'ın adıma aksaklığı.

    Korkunun fayda olmadığı eceller bırakılır sağa sola.

    Ve yıkılır iki gönül sarayı.

    Kaybolur sözlerinden adamın

    Gözlerinde şiirler sevip şiirler aldattığı,

    Kadını.

    - Kaybolursun...




    ALINTI..
     

Sayfayı Paylaş