1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Bir Markadan Daha Ötesi: Kişilik

Konusu 'Kişisel Gelişim' forumundadır ve dderya tarafından 20 Aralık 2013 başlatılmıştır.

  1. dderya
    Ayyaş

    dderya kOkOşŞ Süper Moderatör

    Katılım:
    29 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    11.297
    Beğenileri:
    7.486
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    izmir :)
    Banka:
    219 ÇTL
    Gömlek alacaksan Sarar’dan, pantolon alacaksan Kiğılı’dan, kravat alcaksan Altınyıldız’dan, ceket alacaksan Ramsey’den, kodamansan hepsini birden Beymen’den alacaksın demiş atalarımız. İşin espirisi bir yana, gerçek olan şu ki ne olursak olalım ne giyersek giyelim, kişiliğimizden ve efendiliğimizden bir nebze dahi olsun taviz vermeyelim.
    Ünlü giyim markalarının oluşum sürecine baktığımızda çoğunluk olarak bir terzi dükkanından geldiklerini biliyoruz, sonunda aile şirketine dayanan bu markalaşma serüveni zor şartlar altında günümüze kadar gelmiştir. Ekonomik krizler, sosyal konjonktür, yeni nesil gençlik tercihleri, yaş bunalımı vs. Ünlü giyim markalarının günümüz globalleşmiş dünyasında hatırı sayılır bir yer edindikleri kanaatindeyim. Bilginin sosyal ağlar ve bilişim teknolojileri sayesinde anında, hızlı bir şekilde yayıldığı şu zamanda kaliteli mallar markalaşıyor mu sizce? Eskiden bir terzi dükkanıydı şimdi ise sanal ortamda tasarladığın bir ürünü görücüye çıkar ve bir tıkla sat, her şey çok basitleşti tık, tık.
    Kolaylaşan dünyanın sonucunda kolaylaşan kişilik sorunu ortaya çıkmaktadır, kişiliği oluşturan aile yapısının da basite indirgenemsi sonucunda “oğlum-kızım yapmasın biz yaparız, biz hallederiz ya da hatası varsa vardır önemli değil” demek hem gelecek nesillerin oluşumuna zarar verir hem de o aileye ve kişiliğe. Basitleşen kişilik hayatı toz pembe görür, babası anası hayattan ayrılınca sudan çıkmış balığa döner, bu sonuç ise toplumda kişilik sorunsalına iter ve kaybeden toplum olur, şeytan yavaş yavaş asker kazanır, bunun tek nedeni ailedir.
    Etikete baktığımız anda, “Off! Çok pahalıymış” dediğimizde, alım gücümüzü ve dünya üzerinde ne olduğumuzu anlıyoruz hepimiz, kodaman değiliz işte mühim olan da bu zaten kişiliğimizi başkalarına farklı göstererek ben böyleyim demek kendi ruhunu kandırmaktan öteye gitmez, neyi alabiliyorsan o şeklide bağlanırsın hayata, ki seni seven karşı cinste seni o gömleği ya da o ceketi aldığından değil doğal olduğundan sever. Cebindeki yapay sevgiler sunar sana istediğin ruhu ele geçirme çabası içinde olabilirsin, BMW ve Mercedes’e binebilirsin hatta yatların, katların olabilir, seni bu halde sevenler bil ki, tekerlekli sandalyeye düştüğünde terk eder seni, acı ama gerçek bu.
    Kaliteli giyinmek, kaliteli yaşamak değildir hiçbir zaman. Mutlu olmak kaliteli yaşamanın ürünüdür, kaliteli olmak ise insanın kişiliğinde ve çevresine olan davranışlarında gizlidir. Herkes kaliteli olamaz, herkes mutlu olamaz, biz mutluluğa erişmiş insanları diğerlerinden ayıran fark ne pahalı şeyler giymemiz ne de ucuz şeyler giymemizdir, kaliteli insan ne giyerse yakışır çünkü aile terbiyesi ile şekillenmiş, o eli öpülesi, muazzam kişiliği takım elbisesinin üzerindedir.
     

Sayfayı Paylaş