1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Bir Müslüman Tarifi

Konusu 'Genel Dini Konular' forumundadır ve yeşüLL tarafından 17 Haziran 2011 başlatılmıştır.

  1. yeşüLL

    yeşüLL limitsizsiniz...! Özel üye

    Katılım:
    21 Temmuz 2009
    Mesajlar:
    4.343
    Beğenileri:
    47
    Ödül Puanları:
    2.880
    Banka:
    46 ÇTL
    O'(sav)nun dilinden bir Müslüman tarifi… Bunu bulmak, bunu bilmek ve kişiliğimizi o tarif içinde tanımlamak zorundayız. O'(sav)nun devr-i saadetinde yaşasaydık, hiç şüphesiz, O, bizi inşa ederdi. İndirilen vahye ve onun ulvi şahsiyetinde-ısmetten süzülmüş sözlerinde temessül eden akislerine göre, ellerimizi, ayaklarımızı, gözümüzü, kulağımızı, dilimizi, dimağımızı, gönlümüzü yoğurur, İslam potasında yeniden biçimlendirirdi. Her birimizden Hatice'ler, Ebubekir'ler, Ali'ler, Ömer'ler, Osman'lar, Bilal'ler, Sümeyye'ler, Ammar'lar, Mus'ab'lar doğardı.

    [​IMG]

    O, emanetleriyle devam ediyor. Kur'an'la ve Sünnet'le… İnsan, bugün de İslam tarifine göre kişiliğini inşa etme kaygısına düştüğünde, O'nun emanetlerine başvuracak. O'na benzemeye, kişiliğini O'nun taşıdığı mesaj içinde tanımlamaya gayret edecek.Etrafında sanki O'nun çevresinde yaşıyormuş gibi bir iklim oluşturmaya çalışacak. O'nu arayacak devamlı. O'na soracak… O'nsuz bir hayattan korkacak.

    Nasıl olacak bu? O'nun, en ince ayrıntılarına kadar tesbit edilen hayatını ve sözlerini öğrenip, hayat rehberi edinip, yaşanır kılarak… Diğer bir ifadeyle, her eylemimizde, Kur'an'dan veya Rasulullah'ın hayatından doğrulayıcı bir hüküm bulmak gibi…



    Bu yazı için dolaştığımız Hadis mecmualarında bir “Müslüman kişiliği”nin değişik boyutlarını tesbit ettik. Bu, bir bütün değil. Diyelim, elimizin, gözümüzün, kulağımızın ölçüleri… Oysa “tarif, -tarifin tanımı gereği- efradını cami, ağyarını mani olmalı…” Yani daha ihata edici bir Müslüman tarifi için, bütün Kur'an'ı, bütün Hadis külliyatını alıcı ve yaşayıcı gözle taramak gerekiyor. Bunu yapmamak, elimizin ya da gözümüzün müslümanlaşmasıyla yetinip, kulağımızı ya da dilimizi ihmal etmeye razı olmak gibi bir şeydir. Yarım arınma, yarım İslam ya da…

    Ey iman edenler! İslam'a tam anlamıyla, her şeyinizle girin… [Bakara, 208]


    Oysa Allah Teala, ادْخُلُواْ فِي السِّلْمِ كَآفَّةً buyurarak, “Bütün olarak İslam iklimine girmemizi” istiyor.


    Şu aşağıya çıkardığımız ölçüler, sadece “Sahihi Buhari Muhtasarı ve Tecrid-i Sarih Tercümesi”nin birinci cildinden seçerek bir kural disiplini şeklinde ifadelendirdiklerimdir. Oysa sadece bu kitap 12 cilttir. Buhari gibi daha bir çok sahih hadis kitabı vardır ve bunlar, belki birbirini tamamlayan belki daha farklı haberler taşıyan muhtevalarıyla, Allah Rasulü'(sa.)nün hayat ölçülerini bize taşımaktadırlar. “Ebubekir'i yıldız edinmek” demek, tüm bu hayat ölçüleriyle buluşmak ve onları hayat ölçüleri halinde temessül etmek demektir.



    İsterseniz şöyle azıcık dolaşalım, İmam Buhari'nin resmettiği ve onların hayat halinde yaşadıkları iklim içinde:

    ~Haya sahibi olmak.

    ~Dili ve eliyle başka Müslümanlara zarar vermemek

    ~Allah'ın nehy ettiğini terk etmek

    ~Başkalarını doyurmak

    ~Tanıdığına, tanımadığına selam vermek

    ~Kendisi için arzu ettiğini diğer mü'minler için de istemek

    ~Nefsine karşı dahi olsa insaftan ayrılmamak

    ~Fakirken bile infakta bulunmak

    ~Hz. Peygamber'i(sav) kendi öz canından, babasından, evladından ve dünyadaki her şeyden daha çok sevmek

    ~Sevdiğini Allah için sevmek

    ~Küfürden imana geçtikten sonra yeniden küfre dönmekten ateşe atılacakmışçasına nefret etmek

    ~Ensarı ve muhacirleri, yani Hz. Peygamber'in ashabını sevmek


    ~Hırsızlık yapmamak

    ~Zina etmemek

    ~Evladı öldürmemek (Kürtaj ?!)

    ~Uydurma ve yalanla başkasına bühtanda bulunmamak

    ~Namazı devamlı kılmak

    ~Zekat vermek

    ~Allah yolunda cihad etmek

    ~Haccetmek

    ~Yapılan ikrama teşekkürle karşılık vermek, küfran-ı nimette bulunmamak

    ~Hiç kimseyi anasından babasından veya bir akrabasından dolayı ayıplamamak

    ~Emrinde çalışan varsa, onlara kendi yediğinden yedirmek, kendi giydiğinden giydirmek, güçleri yetmeyecek zahmetli iş yüklememek. Ağır işlerde yardımcı olmak

    ~Bir başka mü'minle savaşmamak

    ~Bir başka Müslümanla savaşmak isteyene mani olmak

    ~Yalan söylememek

    ~Vaadinde durmak

    ~Emanete hıyanet etmemek

    ~Bir tartışma söz konusu olduğunda haktan ayrılmamak

    ~Allah yolunda şehitlik duygusunu aşk gibi taşımak

    ~Dinde orta yolu tutmak- ifrat ve tefritten kaçınmak. Yapabildiğin ibadet azda olsa ona nail ettiği için Allah'a şükretmek

    ~Dinde müsamahakar ve kolay bir yol tutmak

    ~İslam'ı bütün güzelliği ile yaşamak, ona sımsıkı, sağlamca yapışmak

    ~İbadetleri devamlı yapmak. Azsa bile devamlı yapmak

    ~Bir Müslümanın cenaze namazını kılmak ve defnine kadar refakat etmek

    ~Bir Müslümana veya Müslüman gruba sövmekten fasıklığa düşmekten çekinircesine kaçınmak

    ~Helal ve haram sınırlarına riayet etmek ve günah şüphesi taşıyan işlerin sınırlarında dolaşmamak…

    ~Allah'ın sevdiği iki huyu, hilm ve teenniyi şahsiyetinin parçası haline getirmek.

    ~Bir ibadet yapıyorsa , niyetini yalnız Allah'a yöneltmek. Niyetleri temizlemek, şirkten, riyadan arındırmak

    ~Bir sadaka verdiğinde, bunu yalnız Allah rızası için vermek. Sevabını Allah'tan umarak, aile efradına infak edilen, yedirilen, içirilen şey bile sadaka sayılır.

    ~Her Müslümana karşı hayırhah olmak. İçini dışını yanlış duygulardan temizlemek

    ~Emanete riayetsizliği, bir kıyamet habercisi gibi değerlendirip, işleri ehline vermek. Bu iş çok basit bir görevden devlet sorumluluğuna kadar böyledir.

    ~Abdest alırken, abdest uzuvlarını çok iyi yıkamak. Yıkanmayan yerlerin cehennem ateşine maruz kalacağından endişe eder gibi, uzuvları yıkamada titiz davranmak. Bunun için de abdest alırken aceleden sakınmak. Abdesti eksiksiz almak. Peygamberimiz abdest sırasında, iyi yıkanmamış bir ayağı görünce ” Cehennemde yanacak ökçelere yazık” buyurmuştur.

    ~Bir Müslümanın kanını, malını , ırzını tıpkı Mekke'nin haram aylarındaki hürmeti gibi haram bilmek. Onlara saldırmaktan kesinlikle kaçınmak. Onları korumak.

    ~İslamdan öğrendiği bir şeyi bir başka Müslümana ulaştırmak için gayret göstermek. Bir başka Müslümanın , o emre kendisinden daha ihlasla ittiba edeceği ümidini taşımak. Ayrıca , bunu bir tebliğ görevi olarak telakki etmek

    ~Vaaz ve nasihatle, tebliğde hitab edilen insanın durumunu, kapasitesini , yorgunluğu, hastalığını, yaşını gözetmek

    ~Dini kendimize ve başkalarına zorlaştırmamak. Dinde de itidal sahibi olmak.

    ~Ümit verici olmak. Korkutucu olmamak. Tebliğde kolaylığı göstermek, müjdelemek, nefret ettirmemek…

    ~Bir ümmetin parçası olduğu duygusunu hiçbir zaman yitirmemek.

    ~Allah'ın emrini yaşarken ayağını sağlam yere basmak, sabit-kadem olmak. Bu yapıldığı takdirde, İslam'a ve ümmete muhalif olanların onlara zarar veremeyeceğine inanmak.

    ~Allah'ın mal verip de onu hak yolunda tüketmek için çaba sarf eden insana ve kendisine hikmet ihsan edilip de onunla hükmedene ve onu öğreten insana gıbta etmek, özenmek , Allah'tan bu hasleti kendisine vermesini dilemek.

    ~Bilgisi olmayan bir mevzuda İslâm hakkında hüküm vermemek

    ~Dine isnad ederek herhangi bir şey uydurmamak. Özellikle Hazret-i Peygamber (sav)'e ait olmayan bir şeyi O'ndanmış gibi rivayet etmemek. Böyle yapmanın Cehennem'deki yerini hazırlanmak demek olduğunu unutmamak.

    ~Çocuklarına Hz. Peygamber'in isimlerinden birini vererek O'na sevgisini ortaya koymak.

    ~Mekke'de kesinlikle kan dökmemek, niza kavga etmemek, ağacına, çiçeğine, otuna, hatta dikenine bile dokunmamak.

    ~Giyimde İslam'ın temel ölçülerine uymak. Kadınların tesettürde haya, iffet gibi ulvi özellikler yanında ahlaki değerleri de bünyelerinde toplamaları ayrıca giyinik olmakla birlikte dikkat çekici davranış ve hareketlerden kaçınmaları…


    İşte böyle… İsterseniz bunu, Riyazüssalihin'in bize taşıdığı güzel dünya ile tamamlayabilirsiniz, isterseniz başka hadis bahçelerinde soluklanabilirsiniz. Bakın şu ölçülere:


    ~Sevdiğini yalnız Allah için sevmek.

    ~İmandan sonra küfre düşmeyi ateşe atılmak kadar tehlikeli bulmak.

    ~Kendisi için sevdiğini başkası için de sevmek…

    ~Elinden ve dilinden diğer insanların zarar görmemesine itina etmek.

    ~Komşuya kötülük etmeyi, cennetten uzaklaşmak kadar tehlikeli görmek.

    ~Söylediğinde hayır yoksa susmak.

    ~Kötülüklere mani olmak için eliyle, diliyle müdahalede bulunmak, hiç olmazsa kalbiyle direnç göstermek…

    ~Hiç kimseye zulmetmemek, zulme karşı durmak.

    ~İnsanlara iyiliği tavsiye edip, kötülükten sakındırmayı sürekli bir misyon olarak kabullenmek.

    ~Dış görünüşten önce kalbleri temizlemek.

    ~İnsanlara güzel muamelede bulunmak.

    ~Bir günah işlediğinde hemen peşinden bir iyilik yapmaya gayret etmek.

    ~Sürekli nefis muhabesebi yapmak, günahların farkında olmak ve tevbe etmek.

    ~Allah'a karşı gelmek anlamına gelen davranışlardan kaçınmak.

    ~İnsanı, mü'min olarak akşama çıkıp kafir olarak sabahlamak gibi korkunç kafa karışıklıkları içine itecek olan fitne zamanları içinden geçilirken küçük bir dünyalık uğruna dinini satmamak.

    ~Sağlık ve boş vaktin kıymetini bilmek.

    ~Tebessümü, güzel sözü sadaka olarak addetmek.

    ~Cömert olmak, cimrilikten de, saçıp savurmaktan da kaçınmak.

    ~Mü'minleri, aynı binayı inşa eden tuğlalar ya da bir vücudun uzuvları gibi değerlendirmek ve hiçbir mü'mine buğz etmemek. Arkasından konuşmamak,. İftira etmemek, gıybetini yapmamak, sui zanda bulunmamak. Kardeşlik hukukuna aykırı hiçbir davranış sergilememek. Acıları hissetmek, paylaşmak ve gidermeye çalışmak.

    ~Tüm insanlara karşı merhametli olmak.

    ~Hayvanlara dahi eziyet etmemek… taşıyamayacağı yük yüklememek, dövmemek…

    ~İnsanların kusurlarını görmemeye, göstermemeye çalışmak.

    ~Toplumun zayıf kesimleriyle ilgilenmek, hatta onlarla ilgilenmeyi Allah'ın bize verdiği rızıkların vesilesi gibi mütalaa etmek.

    ~En güzel yiyeceğin el emeği ile kazanılan yiyecek olduğunu bilmek.

    ~Eşine karşı hayırla, muhabbetle davranmak.

    ~Çocukları emanet olarak telakki etmek.

    ~Mü'minleri sevmeyi, cennet yolunun göstergesi gibi bilmek.

    ~İçinde Kur'an'dan hiçbir ayet bulunmayan kalbi, harap bir ev gibi hissetmek.

    ~Yoksulları sevmek ve onlara yakın durmak…

    ~Acı da olsa hakkı söylemek.

    ~Gönlünde hiçbir kimseye karşı kötülük beslemeden yaşamak.

    ~Ahde vefalı olmak.

    ~Haksız yere insanların mallarını yememek. Faizden kaçınmak ve faizi ayaklar altına alınacak kadar hakir görmek…


    İşte böyle inşa ediliyor mü'minin kişiliği… Katil Ömer'den Hazreti Ömer çıkaran Peygamber terbiyesi disiplin budur. Köle Bilal'i Hazreti Bilal yapan…

    “Efradını cami, ağyarını mani bir müslüman kişiliği” bu Peygamber (sav) tarifinin içinden çıkar…


    Dua edelim, kişiliklerimiz bu tarif içinde yerini bulsun… Dua edelim her cümlede bir uzvumuz dışarda kalmasın…


    alıntı
     
  2. alemdar
    Cesur

    alemdar Öyle bir geçer zaman ki! V.I.P

    Katılım:
    27 Haziran 2010
    Mesajlar:
    2.872
    Beğenileri:
    2.547
    Ödül Puanları:
    6.330
    Cinsiyet:
    Bay
    Yer:
    ATAMIZIN ŞEHRİNDEN
    Banka:
    3.952 ÇTL
    AMİN... Yüreğine sağlık, çok güzel, yararlı bir paylaşım olmuş...
     

Sayfayı Paylaş